Ege Bölgesi'nin en verimli ovalarına ev sahipliği yapan İzmir'in Torbalı ilçesinde, kentin gurur kaynakları arasında yer alan Arslanlar biberi için beklenen toplama dönemi resmen başladı. Yaklaşık 500 dönümlük alanda sürdürülen yetiştiricilik faaliyetleri, bölgedeki yüzlerce tarım işçisine ve yerel üreticiye önemli bir istihdam kapısı aralıyor. Nisan ayının ortasında titizlikle toprağa ekilen fideler, haziran ayı itibarıyla ilk ürünlerini vermeye başlarken, tarlalardaki bu yoğun çalışma temposunun hava şartlarına bağlı olarak aralık ayının son günlerine kadar aralıksız devam etmesi planlanıyor. Yaz sıcaklarının hissedildiği bölgede, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlalara giren tarım işçileri, günün en verimli saatlerinde topladıkları tonlarca ürünü kasalara yükleyerek Ege Bölgesi'nin dört bir yanındaki hallere ve pazarlara sevk edilmek üzere hazır hale getiriyor.
Rumeli'den getirilen 130 yıllık ata tohumunun mirası
Torbalı’nın ilk, İzmir genelinin ise 35’inci tescilli değeri olan bu özel türün tarihi geçmişi oldukça köklü bir hikayeye dayanıyor. Bölgedeki üretimin tarihsel gelişimine dikkat çeken Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, Arslanlar Mahallesi'ne özgü bu ürünün toprakla buluşma serüveninin yaklaşık 130 yıl öncesine dayandığını vurguladı. Mübadele döneminde Rumeli’den göç eden köylülerin yanlarında getirdiği ve halk arasında Yörük biberi olarak bilinen tohumların zamanla köyün mikroklilmasına uyum sağladığını belirten Olgun, bu ürünün zaman içerisinde mahalleyle özdeşleşerek Arslanlar adını aldığını kaydetti. Ürünün resmi olarak coğrafi işaret tescili almasının ardından çiftçilerin dikim iştahının arttığını ifade eden Olgun, tescil sonrası üretim alanlarında gözle görülür bir genişleme yaşandığını dile getirdi. Biberin günümüzde sadece ev içi sofralık tüketimle sınırlı kalmadığını belirten yetkililer; Ege mutfağının vazgeçilmezi olan pide, lahmacun ve kebap restoranlarında da ana garnitür olarak yoğun talep gördüğünü aktardı.
Mideyi yakmayan doğal acılık Urfa isotuna rakip oluyor
Ürünün karakteristik özelliklerini değerlendiren Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, Arslanlar bölgesinin kendine has toprak yapısı ve nem oranının başka hiçbir ovada yakalanamadığını vurguladı. Torbalı sınırları içerisindeki Subaşı, Çaybaşı veya Pancar gibi farklı ovalarda aynı verim ve tadın elde edilemediğini hatırlatan Olgun, rakip acı biber türlerine de dostane bir göndermede bulundu. Türkiye'de acı denildiğinde akla ilk gelen Urfa isotu ile kendi ürünlerini kıyaslayan Olgun, Arslanlar biberinin acısının dudak ve ağız içinde hissedildiğini, mide kramplarına veya sindirim rahatsızlıklarına yol açmadığını ifade etti. Bu kendine özgü aromatik yapının Avrupa'daki gastronomi ve gıda sektörünün de dikkatini çektiğini belirten Olgun, İtalyan sanayicilerin bu biberi işleyerek özel soslara dönüştürmek amacıyla bölgeyle temas kurmak istediğini söyledi. Bu yılki rekolte beklentilerinin yağışların etkisiyle geçen seneye kıyasla çok daha verimli seyrettiği kaydedildi.
Üreticiler ürünün kalitesinden ve pazar fiyatlarından memnun
Yıllardır kendi toprağında ata tohumlarıyla üretim yapan 68 yaşındaki üretici Fuat Aslanlar, babadan kalma yöntemlerle tohum alma geleneğini sürdürdüklerini dile getirdi. Tarlasında 6 dönümlük bir alanda ekim yaptığını belirten kıdemli üretici, ürünün tarla çıkış fiyatının kilogram başına 50 lira, semt pazarlarındaki satış fiyatının ise 80 lira bandında seyrettiğini ve bu rakamların üreticiyi tatmin ettiğini ifade etti. Bölgedeki bir diğer genç üretici olan 28 yaşındaki Oktay Sert ise yaklaşık 25 dekara yakın alanda üretim gerçekleştirdiklerini söyledi. Hem acılık oranı hem de kurutulmaya elverişli yapısı nedeniyle tüccarın ve tüketicinin Arslanlar türünü öncelikli olarak tercih ettiğini vurgulayan Sert, bölgedeki yeraltı su kaynaklarının bu yıl dolup taşması sayesinde sezonda 3 ton civarında yüksek bir rekolte yakalamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

