TÜRKİYE'NİN KİLİT TAŞLARI
TÜRKİYE'NİN KİLİT TAŞLARI
İçeriği Görüntüle

Çeşme'nin Musalla Mahallesi Kızkapan Mevkii'nde, tapunun 439 ada 8 numaralı parselinde faaliyet gösteren şaraphane, yıllık 4 bin 455 litre olan şarap üretim kapasitesini 34 bin 625 litreye yükseltmek amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne Proje Tanıtım Dosyası (PTD) sundu.
24 Temmuz 2026 tarihli dosyaya göre kapasite artışı, herhangi bir inşaat çalışması yapılmadan, mevcut 400 metrekarelik kapalı alana 14 paslanmaz çelik fermantasyon tankı ile 15 meşe fıçı ilave edilmesi suretiyle gerçekleştirilecek. Proje bedeli, makine-ekipman ve nakliye-montaj giderleri dahil 5 milyon 860 bin 500 lira olarak beyan edildi. Tesiste halen 2 olan personel sayısının 3'e çıkarılması öngörülüyor.

Ekran Görüntüsü 20260812 124137

SU KONUSUNDA DOSYA KENDİ KENDİSİYLE ÇELİŞİYOR

Dosyanın en dikkat çekici yönü, su teminine ilişkin iki ayrı bölümde birbiriyle örtüşmeyen ifadelerin yer alması.
PTD'nin "Doğal Kaynakların Kullanımı" başlıklı bölümünde, tesiste kullanma suyunun İZSU şebekesinden karşılandığı, kapasite artışı sonrasında da aynı yöntemin sürdürüleceği belirtiliyor. Bu beyanı destekler nitelikte, dosya ekleri arasında İZSU ile yapılmış bir Su ve Atıksu Sözleşmesi de bulunuyor.
Ancak aynı dosyanın eklerinde yer alan Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı'nın "Su Kaynakları ve Su Kalitesi" bölümünde şu ifade geçiyor:
"Kullanma suyu ihtiyacı parsel alanında yer alan izinli yeraltı su kuyusundan karşılanmaktadır. Kapasite artışı sonrasında da yeraltı suyu kullanılmaya devam edilecektir."
Yani dosyanın bir bölümünde suyun İZSU şebekesinden, diğer bölümünde ise parseldeki yeraltı kuyusundan temin edildiği yazıyor. Çeşme Yarımadası'nın son yıllarda aşırı yeraltı suyu çekilmesi ve deniz suyu intrüzyonu nedeniyle ciddi tuzlanma baskısı altında olduğu dikkate alındığında, bu çelişkinin giderilmesi büyük önem taşıyor.
Öte yandan dosyanın ekler listesinde, kuyunun "izinli" olduğuna dair herhangi bir DSİ izin belgesi yer almıyor. Kuyunun hangi amaçla ve hangi koşullarda açıldığına ilişkin bir bilgiye de dosyada rastlanmıyor.

Ekran Görüntüsü 20260812 124006

SİT ALANINDA İMAR BARIŞI BELGESİYLE FAALİYET

Kapasite artışının planlandığı parsel, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında hem "Tarım Alanı" hem de "Doğal Sit Alanı" kullanımında kalıyor. Dosyada sit alanının alt kategorisi "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak belirtiliyor.
Dosyadaki bilgilere göre faaliyet sahibi parselde kiracı konumunda. Mevcut 400 metrekarelik kapalı alanın klasik anlamda bir yapı ruhsatı bulunmuyor; yapının yasal dayanağını 2018'deki İmar Barışı düzenlemesi kapsamında alınan Yapı Kayıt Belgesi oluşturuyor.
PTD'de, "Proje kapsamında mevcut yapı kullanılacak, ilave inşaat çalışması olmayacak" ifadesi defalarca tekrarlanıyor. Yani kapasite artışı, yeni bir bina dikerek değil, mevcut kapalı alanın içine 41 yeni tank ve fıçı yerleştirilerek sağlanacak.
Bununla birlikte 400 metrekarelik bir alana mevcut 8 üniteye ek olarak 29 yeni tank ve fıçının sığdırılacak olması, alandaki fiziksel yoğunlaşmayı önemli ölçüde artıracak. Dosyada bu yoğunlaşmanın yangın güvenliği, havalandırma ve işçi sağlığı açısından nasıl yönetileceğine ilişkin detaylı bir değerlendirme yer almıyor.

Ekran Görüntüsü 20260812 124130

ESKİ İŞLETMECİ GİTTİ, ÇED GÖRÜŞÜ GEÇERSİZ KALDI

Tesisin işletme geçmişinde de dikkat çekici bir devir süreci bulunuyor. Şaraphane, 15 Şubat 2022'de 4 bin 950 litre/yıl kapasite üzerinden ÇED Kapsam Dışı görüşü almıştı. Ancak 16 Ocak 2023'te şube kapanışı yapılarak işletme hakkı, noter onaylı devir sözleşmesiyle mevcut anonim şirkete geçti.
İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 20 Ocak 2026 tarihli yazısında, şube kapanışı nedeniyle eski görüşün geçerliliğini yitirdiği açıkça belirtiliyor. Aynı yazıda, devir sonrası 4 bin 455 litre/yıl kapasitenin 5 bin litre eşiğinin altında kaldığı teyit edilerek yeni bir Kapsam Dışı görüşü verildi.
Planlanan kapasite artışıyla birlikte üretim 34 bin 625 litreye (34,625 m³) çıkacağından, tesis ÇED Yönetmeliği Ek-II Listesi 26(g) maddesi kapsamına girecek ve çevresel etki değerlendirmesine tabi tutulacak.

Ekran Görüntüsü 20260812 124203

ATIKSU VE POSA BERTARAFI

Kapasite artışı sonrasında tesiste günlük 0,25 metreküp endüstriyel nitelikli atıksu oluşacağı hesaplanıyor. Bu atıksuyun, mevcut sızdırmasız betonarme fosseptikte biriktirilerek "İZSU denetimli vidanjör" ile taşınacağı taahhüt ediliyor. Evsel nitelikli 0,63 metreküp/gün atıksu ise İZSU kanalizasyon şebekesine verilecek.
Ancak dosyada vidanjörün taşıma sıklığı, atıksuyun hangi arıtma tesisine götürüleceği ve denetim periyotlarına ilişkin somut bir prosedür tanımlanmıyor.
Üretim sürecinde yıllık 50 bin 206 kilogram üzüm işlenecek. Bunun yaklaşık 2 bin 510 kilogramı sap, 17 bin 572 kilogramı ise cibre (posa) olmak üzere toplamda yaklaşık 20 ton bitkisel atık oluşacak. Firma, bu atıkların bölgedeki besi çiftliklerine hayvan yemi olarak gönderileceğini beyan ediyor. Dosyada, "Üzüm sapı ve posanın yem olarak kullanılabilmesi için gerekli izinler alınacaktır" taahhüdü yer alıyor. Yani izin henüz alınmış değil, alınacağı belirtiliyor. Yem olarak kullanılamaması halinde ise atıkların lisanslı bertaraf tesislerine gönderileceği ifade ediliyor.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

PTD'nin sunulmasıyla birlikte İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, dosyayı inceleyerek "ÇED Gereklidir" ya da "ÇED Gerekli Değildir" kararı verecek. Kapasite artışının ÇED Yönetmeliği Ek-II kapsamında olması nedeniyle İl Müdürlüğü'nün kararı belirleyici olacak.
Dosyada yer alan bilgilere göre proje sahası inceleme çalışması 4 Mart 2026'da PROÇED Çevre Danışmanlık firması tarafından gerçekleştirildi. Yer görme bildirimi ise 24 Şubat 2026'da İl Müdürlüğü'ne sunuldu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün, su kaynağı beyanı kendi içinde çelişen, kuyu iznine dair belge içermeyen ve Yapı Kayıt Belgesi ile ayakta duran bu projeye ilişkin nasıl bir karar vereceği, bölgedeki çevre gündeminin üst sıralarında yer almaya devam ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ