Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) tarafından hayata geçirilen Genç Dalıcı projesi, deniz tutkunları ve su altı dünyasını keşfetmek isteyenler için yeni bir dönemin kapılarını araladı. Alınan yeni kararla birlikte dalış yapmak için gereken minimum yaş sınırının 12'ye düşürülmesi, özellikle gençlerin ve ailelerin su sporuyla erken yaşta tanışmasına olanak sağladı. İzmir'in büyüleyici koylarıyla ünlü Karaburun ilçesinde düzenlenen etkinliklerde, çocukların ve yetişkinlerin bir arada gerçekleştirdiği ilk deneme dalışları renkli görüntülere sahne oldu. Yaş sınırının esnetilmesi sayesinde artık aileler, çocuklarıyla birlikte aynı tutkuyu paylaşma imkanı yakalıyor.
Ege'nin zengin deniz ekosistemine sahip Karaburun bölgesinde gerçekleştirilen programda, 12 yaşındaki küçük dalgıç adaylarından 65 yaşındaki ilk kez su altıyla buluşan yetişkinlere kadar geniş bir katılımcı profili yer aldı. Uzman eğitmenler gözetiminde yapılan bu faaliyetlerde, farklı jenerasyonların aynı noktada bir araya gelerek benzer bir heyecanı paylaşması dikkat çekti.
Aralarında yarım asırdan fazla yaş farkı olan dalgıçlar aynı coşkuyu paylaştı
Program kapsamında her yaştan insana deniz sevgisini aşılamak amacıyla çalışmalar yürüten sertifikalı 1 yıldız dalış eğitmeni Ece Yanaray, Karaburun'da gerçekleşen buluşmada özel anların yaşandığını aktardı. Aralarında 53 yaş fark bulunan 12 yaşındaki bir genç ile 65 yaşındaki annesini aynı gün deneme dalışına çıkardıklarını belirten Yanaray, suyun altında yaş farkının tamamen ortadan kalktığını ifade etti. Yaş grupları ne olursa olsun insanlardaki keşif arzusunun ve merakın aynı seviyede bulunduğunu vurgulayan tecrübeli eğitmen, bu coşkuya tanıklık etmenin mesleki açıdan büyük bir mutluluk sunduğunu dile getirdi.
Proje çerçevesinde anne, baba ve iki çocuktan oluşan dört kişilik bir ailenin de deneme sürecine katıldığını bildiren Yanaray, mevzuatın sağladığı kolaylıklar sayesinde 14 yaşından itibaren gençlerin 18 metre derinliğe kadar inebildiklerini hatırlattı. Bu durumun aile içi bağları güçlendiren ortak bir sosyal aktivite alanı oluşturduğuna değinen Yanaray, denizle kurulan bu sağlıklı bağın tüm bireyler için dönüştürücü bir etkiye sahip olduğunu kaydetti.
Yıllar sonra gelen duygusal buluşmada annesine kırmızı kurdele taktı
Etkinliğin en duygusal anlarından biri ise Ece Yanaray'ın 65 yaşındaki annesi Nilgün Yanaray ile birlikte gerçekleştirdiği dalış esnasında yaşandı. Yıllardır annesini mavi derinliklerle tanıştırmak istediğini ve sonunda onu ikna ettiğini belirten genç eğitmen, ilkokulda okumayı öğrendiğinde annesinin kendisine taktığı kırmızı kurdeleye atıfta bulundu. Annesinin su altındaki ilk adımlarına tanıklık etmenin tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Yanaray, başarılı dalışın ardından annesine sembolik olarak kırmızı kurdele takarak bu anı ölümsözleştirdi.
İlk defa dalış deneyimi yaşayan Nilgün Yanaray ise kızının teşvikiyle başladığı bu serüvenden büyük bir keyif aldığını belirtti. Gençlik yıllarında bir otelde gördüğü kadın dalgıçtan etkilenerek kurduğu hayalin yıllar sonra kızı sayesinde gerçeğe dönüştüğünü anlatan Yanaray, sağlık durumu elverdiği sürece her yıl daha derin noktalara dalmayı hedeflediğini söyledi.
Sağlık şartları uygun olan herkes için üst yaş sınırı bulunmuyor
Karaburun Dalış Merkezi yetkilisi Hamdullah Aras, geçmiş yıllarda yürürlükte olan yaş kısıtlamaları nedeniyle gençlerin eğitim almak için uzun süre beklemek zorunda kaldıklarını ifade etti. Yeni düzenlemeyle birlikte 12 yaşından gün alan adayların pratik eğitimlere katılabildiğini, 14 yaşına bastıklarında ise birinci seviye dalıcı belgesi almaya hak kazandıklarını açıklayan Aras, yasal engellerin kalkmasıyla sisteme çok sayıda dinamik ve genç sporcunun dahil olduğunu vurguladı.
Dalış sporunda bir alt yaş sınırı belirlenmiş olmasına karşın herhangi bir üst yaş sınırının bulunmadığına dikkat çeken yetkililer, katılım için tek şartın federasyonun belirlediği sağlık kriterlerine uygunluk olduğunu bildirdi. Sualtı sporuna engel teşkil edecek bir rahatsızlığı bulunmayan her bireyin, uzman kadrolar eşliğinde güvenle denizin derinliklerini keşfedebileceği kaydedildi.
Aileler suyun altında unutulmaz anılar biriktiriyor
Genç Dalıcı projesine çocuklarıyla katılan Huriye Ersen, su altındaki yaşamı sadece belgesellerden izlemek yerine doğrudan gözlemlemenin doğaya olan saygılarını artırdığını vurguladı. Aile albümlerine su altında çekilmiş özel bir fotoğraf eklediklerini ifade eden Ersen, bu sporu birlikte yapmanın aile fertleri arasındaki iletişimi ve güven duygusunu belirgin şekilde pekiştirdiğini aktardı. Çocukların suyla bu kadar cesur ve kaygısız bir şekilde buluşmasının gurur verici olduğunu söyleyen Ersen, dalışın her yaş grubu için son derece sakinleştirici ve güvenli bir spor dalı olduğunu dile getirdi.
Yaklaşık iki yıldır Karaburun Dalış Merkezi bünyesinde dalışlarını sürdüren ve bugüne kadar 50'ye yakın dalış gerçekleştiren 16 yaşındaki genç dalgıç Kuzey Karalom ise orfoz, müren ve ahtapot gibi pek çok deniz canlısını kendi doğal ortamlarında gözlemleme şansı yakaladığını belirtti. Gençlerin bu tür kulüpler ve imkanlar vasıtasıyla erken yaşta spora yönlendirilmesinin büyük bir fırsat olduğunu kaydeden Karalom, su altı dünyasının kendisi için vazgeçilmez bir tutkuya dönüştüğünü sözlerine ekledi.




