Selin Atar / Kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli başlıklardan biri olan kadın sığınma evlerinin mevcut durumu tartışılmaya devam ediyor.

Şiddetten uzaklaşmak isteyen kadınlar için güvenli liman olması gereken sığınma evleri, mevcut koşullarıyla sorunlarla karşılaşılan yerlere dönüştüğü belirtiliyor. Osmanoğulları, kadın sığınma evlerinin “konuk evi” olarak tanımlanmasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Bunlar aslında sığınaklar. Konuk evi gibi yumuşatılan bir ortam değil. Kadınların hayatta kalmak için başvurduğu yerler” dedi.

Tulin Osmanogullari 1 (1)

Çaresizlik eve döndürüyor

Türkiye’de hem merkezi yönetimin hem de yerel yönetimlerin kadın sığınma evleri konusunda yetersiz kaldığını savunan Osmanoğulları, nüfusu 100 binin üzerindeki ilçelerde sığınma evi bulunması gerektiğini hatırlattı.

Sığınma evlerinin kapasitesinin ihtiyacı karşılamadığını söyleyen Osmanoğulları, “Bu kadar yoğun şiddetin olduğu bir toplumda çok az sayıda sığınma evi var” ifadelerini kullandı.

Dehşet! Kalabalığın üzerine ateş açtı
Dehşet! Kalabalığın üzerine ateş açtı
İçeriği Görüntüle

Mevcut koşullar nedeniyle bazı kadınların yeniden şiddet gördükleri evlere dönmek zorunda kaldığını belirten Osmanoğulları, “Şiddet gören kadınlar sığınma evlerine gittiklerinde kabul edilseler bile çok kalabalık ve sağlıksız koşullar nedeniyle tekrar şiddet gördükleri evlere geri dönüyorlar” diye konuştu.

“Farklı ihtiyaçlara farklı destekler gerekiyor”

Sığınma evlerinde kalan kadınların farklı ihtiyaç ve travmalara sahip olduğunu belirten Osmanoğulları, mevcut sistemde bu farklılıkların gözetilmediğini, farklı durumdaki kadınların aynı ortamlarda kalmak zorunda bırakılarak yeni sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Uyuşturucu bağımlılığı tedavisi gören şiddet mağduru bir kadın ile çocuklu bir mağdurun aynı ortamda kalabildiğini belirten Osmanoğulları, bunun çocuklar ve kadınlar üzerinde yeni travmalara yol açabileceğini ifade etti.

Personel sorununa da dikkat çeken Osmanoğulları, sığınma evlerinde çalışan kişilerin kadınlarla empati kurabilecek, travma konusunda bilgili ve nitelikli kişiler olması gerektiğine dikkat çekti.

“Kadınlara suçlu muamelesi yapılıyor”

Sığınma evlerinden çıkan kadınlarla iletişim halinde olduklarını anlatan Osmanoğulları, kadınların en büyük şikayetlerinden birinin gördükleri muamele olduğunu söyledi.

Kadınların sığınma evine girdikleri andan itibaren kendilerine suçlu gibi davranıldığını anlattıklarını belirten Osmanoğulları, “Kadınlar bize ‘Biz suçlu değiliz’ diyorlar. Hastaneye gidiş gelişlerinden günlük yaşamlarına kadar birçok noktada kendilerini suçlu gibi hissettiklerini söylüyorlar” dedi.

“Kadınlara iş ve barınma desteği sağlanmalı”

Kadınların sığınma evlerinden ayrıldıktan sonra ekonomik bağımsızlık kazanmasının hayati önem taşıdığını belirten Osmanoğulları, meslek edindirme ve istihdam desteğinin artırılması gerektiğini söyledi.

Kadınların şiddet döngüsünden çıkabilmesi için ekonomik bağımsızlığın önemine dikkat çeken Osmanoğulları, yalnızca sığınma evlerinin değil, kadınların sonrasında kuracağı yaşamın da desteklenmesi gerektiğini söyledi. Kadınlara meslek edindirme, istihdam ve belirli süreli barınma desteği sağlanmasının yasal olarak da öngörüldüğünü belirten Osmanoğulları, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sığınma evlerinde kalan bazı kadınların meslek kurslarına katıldıktan sonra belediyede istihdam edilmesini olumlu bir örnek olarak gösterdi.

“6284 uygulanırsa kadınlar korunabilir”

6284 sayılı kanunun etkin uygulanması halinde kadınların korunabileceğini belirten Osmanoğulları, hayati tehlikesi bulunan kadınlara sadece sığınma evi seçeneğinin yanı sıra başka şehirlere gönderilmeleri, barınma ve istihdam desteği sağlanması gerektiğini söyleyerek, bu düzenlemelerin kanunda yer aldığını ancak uygulamada eksiklikler bulunduğunu söyledi. Sığınma evlerinin amacının kadınlara geçici değil, kalıcı bir güvenli yaşam alanı sağlamak olması gerektiğini vurgulayan Osmanoğulları, ekonomik desteklerin ve istihdam politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Osmanoğulları, “Kadınlar çocuklarıyla birlikte gidebilecekleri yer olmadığı için şiddet gördükleri evlerin içinde kalıyorlar. Bu nedenle kadın cinayetleri artıyor” ifadelerini kullandı.

İzmir genelinde bakanlığa ve yerel yönetimlere bağlı toplam 6 adet kadın sığınma evi bulunmaktadır.

Kaynak: HABER MERKEZİ