İzmir'de Konak Belediyesi bünyesinde görev yapan kamu memurları, yaşadıkları hak kayıplarına karşı seslerini duyurmak amacıyla belediye hizmet binası önünde toplandı. Ağustos ayından bu yana hesaplara yatırılmayan sosyal denge tazminatı ve Ocak ayından itibaren biriken geriye dönük alacakların tahsili amacıyla yarım gün iş bırakan memurlar, hakları teslim edilinceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube tarafından organize edilen eylemde, yerel yönetim idaresine imzalanan sözleşmenin şartlarına uyulması çağrısında bulunuldu. Açıklama öncesinde Manisa Soma'da yaşanan maden kazasında yaşamını yitiren işçiler anılarak başsağlığı dilekleri iletildi ve emek mücadelesinin ortak olduğu vurgulandı.
Hak arayışında eylemler kararlılıkla devam ediyor
Eylül ayının ortasından bu yana kademeli olarak eylemlerini artıran belediye personeli, yaşadıkları ekonomik mağduriyetin artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını ifade etti. Sürecin başından itibaren idare ile diyalog kapılarını açık tuttuklarını belirten çalışanlar; 17 Eylül, 21 Eylül, 24 Eylül ve 28 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdikleri protesto adımlarının ardından bugün yarım gün iş bırakma eylemi icra ederek kararlılıklarını gösterdi. Belediye yönetimiyle yapılan görüşmelerde öne sürülen erteleme kararlarını iyiniyetle karşıladıklarını belirten sendika temsilcileri, son olarak "Kasım ayını bekleyin" şeklinde sunulan dayatmanın kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Sözleşmeden doğan kazanılmış haklar ertelenemez
Konak Belediyesi yönetimine alanlardan seslenen kamu görevlileri, talep edilen meblağların bir ayrıcalık veya lütuf olmadığını, resmiyet kazanan Sosyal Denge Sözleşmesi metninden doğan yasal bir hak olduğunu hatırlattı. Her gün mesai saatlerinde işlerinin başında olarak yurttaşların taleplerini karşılayan ve belediye hizmetlerini eksiksiz yürüten belediye memurları, sorumluluklarını yerine getirmelerine rağmen emeklerinin karşılığını alamamaktan şikayet etti. Sözleşme imzalanırken hukuki geçerliliği olan metinlerin ödeme zamanı geldiğinde göz ardı edilmesini eleştiren çalışanlar, idarenin imzaladığı protokole sadık kalması gerektiğini vurguladı.
Hayat pahalılığı karşısında çalışanların sabrı tükendi
Ülke genelinde hissedilen ekonomik zorluklar, yüksek enflasyon rakamları, artan kira giderleri ve temel yaşam malzemelerine gelen zamlar karşısında sabit gelirli kamu çalışanlarının geçim sıkıntısının derinleştiğine dikkat çekildi. Ek bir bütçesi veya yan geliri bulunmayan memurların, mutfak masrafları ve çocukların eğitim giderleri altında ezildiği ifade edilerek yönetimin sabır çağrılarına tepki gösterildi. Gerçekleştirilen basın açıklaması sırasında, sosyal demokrat belediyecilik anlayışının hak arayan emekçiye engeller çıkarmak ya da görev yeri değişikliği tehditlerinde bulunmak olamayacağı, aksine çalışanın yanında durarak acil çözümler üretmek olduğu kaydedildi.
Her ayın 15'inde eksiksiz ödeme talebi
Sendika yönetim kurulu tarafından okunan bildiride, sosyal denge ödemelerinin bütçede kalan artık bir para olarak görülmemesi gerektiği, bu ödemenin doğrudan iş barışını ve aile bütçesini koruyan yasal bir güvence olduğu belirtildi. Kamu hizmetlerinin kalitesini artırmanın yolunun çalışanların ekonomik olarak desteklenmesinden geçtiğini savunan Tüm Bel-Sen üyeleri, her ayın 15'inde tüm mali hakların eksiksiz ve zamanında hesaplara yatırılmasını ana talep olarak sundu. Örgütlü mücadelenin gücüne vurgu yapan memurlar, toplu sözleşme şartlarına sadakat gösterilene kadar alanlarda olmaya devam edeceklerini duyurdu.




