Manisa'nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Salihli'de geniş kapsamlı bir jeotermal kaynak arama projesi gündeme geldi. Türkhan Petrol Madencilik ve Enerji Santrali Tic. Ltd. Şti., Süleymaniye, Poyrazdamları ve Yağbasan mahallelerini kapsayan ruhsat sahasında 13 ayrı sondaj kuyusu açmak için proje hazırladı.
9 Ekim 2026 tarihinde sunulan Proje Tanıtım Dosyası'na göre yatırımın toplam bedeli 93 milyon 269 bin 819 TL olarak hesaplandı. Sondajlarda yaklaşık 2 bin 500 metre derinliğe inilmesi, jeolojik koşullara bağlı olarak bu derinliğin değişebilmesi öngörülüyor.
Dosyada projenin yenilenebilir enerji potansiyelini değerlendirmeyi amaçladığı belirtilirken, tarımsal alanların kullanımı, yeraltı sularının korunması ve Gölmarmara Gölü çevresindeki hassas ekosistemler açısından önemli ayrıntılar bulunuyor.
Gölmarmara'nın 20 metre yakınına sondaj
Projenin en dikkat çekici noktalarından biri, planlanan sondaj alanlarının Gölmarmara Gölü Sulak Alanı'na yakınlığı oldu.
Proje dosyasının eklerinde bulunan 6 Ekim 2026 tarihli yer inceleme raporuna göre, 12 numaralı sondaj alanının yaklaşık 20 metre kuzeyinde Gölmarmara Gölü Sulak Alan Tescil Sınırı bulunuyor.
Aynı raporda, 8 numaralı sondaj alanının da tescilli sulak alan sınırına yaklaşık 120 metre mesafede olduğu belirtildi.
Bu mesafeler, sondaj çalışmalarının sulak alan üzerindeki olası etkilerinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle sondaj sırasında oluşabilecek çamur, akışkan ve kimyasal içerikli atıkların yönetimi, sulak alanın korunması açısından kritik önem taşıyor.
Dosyada söz konusu mesafelerin sulak alan sınırına ait olduğu belirtiliyor. Bu nedenle 20 metrelik mesafenin doğrudan gölün mevcut su kıyısına olan uzaklık olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Sondaj noktalarının tamamı tarım arazisinde
Proje kapsamında belirlenen 13 sondaj noktasının tamamı tapu kayıtlarına göre tarla veya bağ niteliğindeki taşınmazlarda bulunuyor.
Dosyada yer alan parsellere ilişkin bilgiler, 11 sondaj noktasının tarla, iki sondaj noktasının ise bağ vasfındaki arazilerde planlandığını gösteriyor.
Süleymaniye Mahallesi'nde altı, Poyrazdamları Mahallesi'nde üç, Yağbasan Mahallesi'nde dört sondaj noktası bulunuyor.
İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'na göre de projenin uygulanacağı alanlar tarım alanı kapsamında kalıyor.
Şirket, tarım arazilerinde faaliyet gerçekleştirilebilmesi için arazi sahipleriyle anlaşma sağlanacağını ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında gerekli izinlerin alınacağını taahhüt ediyor.
Dosyada izinler alınmadan çalışmalara başlanmayacağı özellikle belirtiliyor.
4 bin 734 hektarlık ruhsat sahası
Proje için belirlenen jeotermal işletme ruhsat sahası toplam 4 bin 734,14 hektar büyüklüğünde.
Ancak bu büyüklük, alanın tamamında sondaj yapılacağı anlamına gelmiyor. Proje, ruhsat sahası içinde 13 ayrı sondaj alanını kapsıyor.
Dosyanın farklı bölümlerinde sondaj alanlarının her biri için 1.500 metrekare ve 1.000 metrekare olmak üzere iki farklı büyüklük verilmesi dikkat çekiyor.
Teknik olmayan özet ve yer inceleme tutanağında her sondaj alanı 1.500 metrekare olarak gösterilirken, arazi kullanımına ilişkin bölümde 1.000 metrekare ifadesi yer alıyor.
Bu farklılık, çalışmalarda kullanılacak toplam yüzey alanının netleştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Her alanın 1.500 metrekare olması halinde 13 sondaj için toplam 19 bin 500 metrekarelik proje alanı söz konusu olacak.
3 bin metreye yaklaşan sondajlar
Jeotermal kaynak arama çalışmalarında yaklaşık 42 metre yüksekliğinde mobil sondaj kuleleri kullanılacak.
Kuyuların hedef derinliği yaklaşık 2 bin 500 metre olarak belirlenirken, teknik koşullara bağlı olarak 500 metrelik değişim öngörülüyor. Dosyanın kuyu tasarım tablolarında 2 bin 900 metreye kadar uzanan sondaj kademelerine de yer veriliyor.
Çalışmaların 08.00 ile 00.00 saatleri arasında, günde 16 saat ve çift vardiya halinde yürütülmesi planlanıyor. Şirketin hesaplamasına göre ayda 25, yılda 300 gün çalışma yapılabilecek.
Proje dosyasında 13 kuyunun sondaj süresine ilişkin 26 aylık bir öngörü de bulunuyor. Ancak ifadenin yazılış biçimi, bu sürenin kuyu başına mı yoksa toplam proje için mi hesaplandığı konusunda açıklık gerektiriyor.
Sondajlarda binlerce metreküplük akışkan
Proje Tanıtım Dosyası'nda su kullanımı ve sondaj çamurlarının yönetimine geniş yer ayrılıyor.
Sondaj işlemlerinde bentonit ve farklı kimyasal katkı maddeleri içeren sondaj sıvıları kullanılacak. Dosyada bir kuyu için sondaj sıvısının hazırlanması ve yenilenmesi kapsamında azami 180 metreküp su ihtiyacından söz ediliyor.
Kuyu tamamlama ve test aşamalarında ise 2 bin 200 metreküpe kadar jeotermal akışkanın kullanılması öngörülüyor.
Şirket, test sırasında yüzeye çıkarılan akışkanın sızdırmaz havuzlarda tutulacağını ve uygun koşullarda yeniden yeraltındaki rezervuara basılacağını belirtiyor.
Dosyada jeotermal akışkanların bulundukları bölgenin jeolojik özelliklerine göre arsenik, bor, cıva ve kurşun gibi kirleticiler içerebileceğine dikkat çekiliyor. Ancak bu ifadeler, proje sahasında söz konusu maddelerin ölçülerek tespit edildiği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle gerçek akışkan bileşiminin, kuyular açıldıktan sonra yapılacak analizlerle belirlenmesi önem taşıyor.
Her sondajda 229 metreküp çamur hesabı
Dosyada yer alan hesaplamalara göre, en yüksek derinlik senaryosunda tek bir sondaj kuyusundan yaklaşık 229,03 metreküp sondaj çamuru ve kazı kaynaklı katı madde çıkabileceği öngörülüyor.
Bu malzemelerin depolanması için her sondaj noktasında 240 metreküplük çamur havuzu planlanırken, ilgili havuz sistemlerinin toplam kapasitesi 495 metreküp olarak belirtiliyor.
Sondaj sıvısının yeniden kullanılması, tehlikeli özellik taşıyan atıkların ise ilgili mevzuata uygun biçimde yönetilmesi taahhüt ediliyor.
Özellikle tarım arazilerindeki sondaj alanlarında havuzların sızdırmazlığı, atık taşıma süreçleri ve olası kazalara müdahale kapasitesi çevresel denetim açısından belirleyici olacak.
En yakın konut 1.290 metre uzakta
Dosyaya göre sondaj alanlarına en yakın yerleşim birimi Poyrazdamları Mahallesi. En yakın yerleşim merkezine kuş uçuşu yaklaşık 1.860 metre, en yakın konuta ise 1.290 metre mesafe bulunduğu ifade ediliyor.
Bununla birlikte bazı sondaj noktalarının çevresindeki tarımsal ve ticari yapılara daha yakın olduğu görülüyor.
İki numaralı sondaj alanının yaklaşık 390 metre güneyinde fabrika binaları, 10 numaralı sondaj alanının yaklaşık 300 metre doğusunda ise bağ veya bahçe evi niteliğinde bir yapı bulunuyor.
Dosyada gürültü hesaplamalarının ilgili sınır değerlerin altında kaldığı savunuluyor. Bununla birlikte hesaplanan değerler, faaliyet başladıktan sonra yapılacak gerçek saha ölçümlerinin yerine geçmiyor.
Bir sondaj noktası TPAO alanında
Yer inceleme raporundaki bir başka dikkat çekici tespit, 13 numaralı sondaj kuyusunun planlandığı alanla ilgili.
Raporda bu noktanın Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait mevcut petrol arama sondaj noktası veya alanının üzerinde bulunduğu belirtiliyor.
Bu durum, aynı sahadaki mevcut altyapının, kuyu güvenliğinin ve kurumlar arasındaki izin süreçlerinin nasıl değerlendirileceği sorusunu gündeme getiriyor.
Jeotermal santral kurulacak mı?
Şirketin sunduğu proje yalnızca jeotermal kaynak arama faaliyetlerini kapsıyor.
Dosyada 13 kuyudan elde edilecek sıcaklık, debi ve sürdürülebilirlik verilerine göre gelecekteki yatırım türünün belirleneceği ifade ediliyor.
Seçenekler arasında jeotermal enerji santrali ve ısıtmalı sera gibi yatırımlar bulunuyor. Ancak mevcut dosya kapsamında bir elektrik üretim santralinin kurulmasına kesin karar verilmiş değil.
Şirket, arama sonrasında yeni bir yatırım gündeme gelmesi halinde bunun için ayrıca ÇED süreci yürütüleceğini bildiriyor.
Gözler çevresel izin sürecinde
Proje Tanıtım Dosyası'nın 9 Ekim 2026'da sunulduğu, saha incelemesinin ise 6 Ekim'de gerçekleştirildiği anlaşılıyor. İnceleme tutanağında o tarih itibarıyla proje kapsamında herhangi bir faaliyete başlanmadığı belirtiliyor.
Dosya, şirketin planlarını, çevresel etki değerlendirmelerini ve almayı taahhüt ettiği önlemleri ortaya koyuyor. Ancak yalnızca bu dosyanın hazırlanmış olması, proje için nihai çevresel uygunluk kararının verildiğini göstermiyor.
Gölmarmara Sulak Alanı'na 20 metreye kadar yaklaşan sondaj alanları, tarla ve bağ parsellerindeki çalışmalar, su ve sondaj çamuru yönetimi ile mevcut petrol arama alanıyla çakışan nokta, izin ve denetim sürecinde açıklığa kavuşturulması gereken başlıca konular olarak öne çıkıyor.
Salihli'de 93 milyon lirayı aşan yatırımın geleceğini, jeotermal kaynağın ekonomik potansiyeli kadar tarım arazilerinin, yeraltı sularının ve Gölmarmara çevresindeki doğal yaşamın nasıl korunacağı da belirleyecek.




