Ülkeyi bir baştan ötekine saran şiddet sarmalının bir örneği daha yaşandı. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 19 yaşındaki Ömer Ket, elindeki pompalı tüfekle okulunu basıp 3’ü ağır 16 öğrenciyi yaraladı. Üstelik olaydan sonra bu gencin daha önce okulun sosyal medya platformunda bu eylemi yapacağını açıkladığı, ayrıca birçok yasaklanan dijital platformda da tehdit dolu paylaşımlar yaptığı belirlendi.

Geçen 2 Mart’ta da İstanbul Ümraniye’de okul basan bir başka öğrenci öğretmenini öldürmüştü. Bir başka olayda 17 yaşındaki öğrenci Fatma Nur Çelik adlı öğretmenini öldürdü.

Çanakkale’de 15-16 yaşlarındaki kız öğrenci grubu ise akran zorbalığına soyunarak bir kız arkadaşlarını darp etti. Saymaya kalkarsak yüzlercesini sıralayabiliriz. Öldüren, yaralayan, vuran, akran şiddet, uygulayan. Aramadığın kadar.

****

Tam bu satırları yazarken sosyal medyadan öğrendim ki; Kahramanmaraş’ta 13-14 yaşlarında bir öğrenci elinde 5 adet silah ve bol miktarda şarjör ile okul basmış. Daha sonra öğrendik ki, öğretmen ve öğrenci 10 kişiyi öldürdükten sonra intihar etmiş.

Yapılan araştırmalar neticesinde her 3 öğrenciden birinin akran zorbalığına uğradığı ortaya çıktı.

Şimdi dönelim bir bakalım bu ve bu gibi olayların medyadaki, siyasetteki veya bürokrasideki yansımalarına.

Okullarda güvenlik eksik diyor birisi. Başkası demiş ki; Güvenlik olsaydı bu olaylar olmazdı. Diğeri bir başka tarafından ele alıyor. Diyor ki; Bu çocuk bu silahı okula nasıl soktu. Bir diğerinin derdi ise bambaşka. Bu yaştaki çocuk silahı nereden buluyor. İnternetten silah satışları hemen durdurulmalı diye haykırıyor.

****

Siyasetteki yansımalar da ayrı bir alem. Sn. Fatih Erbakan “Evlatlarımızın can güvenliği sağlanmalıdır. Güvenlik tedbirleri artırılmalıdır’’ demiş. Sayın Murat Bakan da aynı çizgide: “Güvenlik eksiği var, okullardaki bu güvenlik eksiği derhal giderilmelidir“ demiş.

Görüldüğü üzere hemen herkes ‘nasıl’ın peşinde. Nasıl olmuş, nereden bulmuş, okula nasıl sokmuş, güvenlik nasıl olmalıymış. ‘Neden’ diyen bir Allah’ın kulu yok. Oysa sorulması ve cevaplanması gereken en öncelikli, en önemli soru bu. BU ÇOCUKLAR NEDEN BUNU YAPIYOR. Başka ülkelerde de olan ama çok nadirattan karşılaşılan bu gibi vakalar bizde neden günlük olaylar arasına girdi.

Bu çocuklar Neden böyle davranıyor? Onları suça iten güdü ne? Neden Minguzzi sokakta akranları tarafından bıçaklanıyor? Atlas neden öldü? Bu aileleri şikayetlerinden vazgeçmeleri için tehdit edenler kimler?

Bu çocukların aile içi eğitimindeki boşluklar, denetimsizlik, kontrolsüz aile dışı ilişkileri, örnek olması gereken büyüklerinin örnek alınamayacak davranışları, durdurulamayan trafik terörü, cezasızlık algısı vb. vb. Bir yerde yanılıyoruz ama nerede.

****

Bir çocuklarımızı yetiştirirken nerde yanılıyoruz. Bu suçları işleyenlerin aileleri nerede yanıldı. Otopark kavgasında bıçak çeken, yol verme kavgasına diğer araca saldıran babasını, yan baktın diye yanlarından geçeni vuran abisini gören, bıçaklı kavgaya karışıp karakola giden magandanın öteki kapıdan salınıp mahalleye döndüğünü izleyen, TV dizilerinde sürekli paye verilen çete liderlerini, vurup kıran, silahla racon kesenleri yücelten senaryoları izleyen, onları rol model olarak alan çocuk düzgün davranabilir mi.

Tekrar yazıyorum. NASIL sorusunun, silahı nereden bulduğunun, okula nasıl soktuğunun cevabı kriminal araştırmayla bulunur. Önemli olan ‘NEDEN’. ‘Bu çocuklar NEDEN böyle davranmaya başladılar?’ sorusunun cevabını bulmaktır. Bu cevap sosyolojik, sosyo psikolojik, sosyo kültürel ve sosyo ekonomik araştırmalardan elde edilecek verilerde saklıdır. Bu araştırmalar hızla yapılıp, objektif biçimde değerlendirilip, gereği yapılmalıdır.