15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde yaptığı dijital paylaşımlar üzerine hakkında adli tahkikat başlatılan ünlü dağcı ve arama kurtarma uzmanı, kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alınmasının ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Yaklaşık iki haftadır cezaevinde bulunan Mahruki hakkındaki adli soruşturma safhasında önemli bir gelişme kaydedildi. Soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianame hazırlıklarını tamamlayarak dosyayı ilgili ağır ceza mahkemesine sundu. Hazırlanan hukuki metinde sanığın eylemlerinin ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı savunuldu.
Sosyal medya üzerinden halkı kin ve düşmanlığa tahrik iddiası
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen iddianamede, sanık Nasuh Mahruki’nin gerçekleştirdiği dijital yayın organı paylaşımının içeriği detaylı bir şekilde masaya yatırıldı. Savcılık makamı, maktu paylaşımın Türk Ceza Kanunu kapsamında yer alan "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçunu oluşturduğu kanaatine vardı. Bu doğrultuda sanık hakkında temel ceza maddeleri uyarınca 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüldü.
Ancak soruşturmayı yürüten savcı, suçun işleniş biçimine dikkat çekerek cezada artırım talep etti. Söz konusu eylemin kamuya açık ve geniş kitlelere ulaşım imkanı sağlayan sosyal medya mecrası üzerinden gerçekleştirilmiş olması sebebiyle, TCK’nin 218. maddesinde yer alan nitelikli hal hükümlerinin uygulanması istendi. Böylelikle iddianame kapsamında Nasuh Mahruki hakkında istenen toplam hapis cezası istemi 4 yıl 6 aya kadar yükselmiş oldu.
Takipçi sayısı ve görüntülenme oranları kamu infiali gerekçesi sayıldı
İddianamenin detaylarında, sanığın sosyal medya platformlarındaki etki gücüne ve paylaşımlarının ulaşım ağına geniş bir parantez açıldı. Mahruki'nin X hesabında yaklaşık 571 bin takipçisinin bulunduğunu tespit eden adli makamlar, söz konusu paylaşımın kısa sürede 76 binden fazla görüntülenme sayısına ulaştığı bilgisini dosyaya ekledi.
Savcılık, 15 Temmuz gecesine ilişkin ifadelerde darbe girişiminin "kontrollü" olarak nitelendirilmesinin toplumun temel değerlerini ve toplumsal barışı zedeleyecek nitelikte olduğunu iddia etti. Yüksek takipçi kitlesine sahip profillerden yapılan bu tür beyanların kamu düzeni açısından infial yaratma potansiyeli taşıdığı öne sürülerek, eylemin basit bir eleştiri boyutunu geride bıraktığı savunuldu.
Suç işleme kastım yok diyerek kendini savundu
Soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan Nasuh Mahruki ise üzerindeki suçlamaları kabul etmeyerek hukuki savunmasını sundu. Sosyal medya hesabının doğrudan kendisine ait olduğunu ve bahsedilen paylaşımı bizzat kendisinin kaleme aldığını doğrulayan Mahruki, ifadelerinin yanlış anlaşıldığını dile getirdi.
Verdiği savcılık ifadesinde herhangi bir suç işleme kastı ile hareket etmediğini vurgulayan AKUT kurucusu, metinde kullandığı cümlelerin sadece tarihsel ve siyasal olaylara yönelik bir analojiden, yani benzetmeden ibaret olduğunu dile getirdi. Amacının toplumu kışkırtmak değil, bireysel düşünce ve kanaatlerini ifade etmek olduğunu kaydeden sanık, tahliye ve beraat talebinde bulundu. Hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından önümüzdeki günlerde sanığın yargılanmasına başlanması bekleniyor.




