Ege Bölgesi'nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan İzmir'in Ödemiş ilçesinde, sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte dağlık alanlarda büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Kentsel gürültüden uzak, temiz havası ve zengin toprak yapısıyla öne çıkan Bademli Mahallesi sınırları içerisindeki yüksek rakımlı yaylalarda, bölge halkının en temel geçim kaynakları arasında yer alan kestane hasadı aralıksız sürdürülüyor. Yaklaşık bin üreticinin aileleriyle birlikte katıldığı bu zorlu ve meşakkatli süreç, sabahın çok erken saatlerinde başlayıp havanın kararmasına kadar devam ediyor. Coğrafi yapısı ve sahip olduğu mikroklima özellikleri sayesinde yüksek kalitede ürün rekoltesine ulaşan yörede, üreticiler sarp kayalıklar ve dik yamaçlar arasında kurulu asırlık ağaçlardan ürün toplamak için büyük bir özveriyle çalışıyor.
Yöredeki üretimin merkez üssü sayılan Kervan ve Ayçukuru mevkilerinde yer alan kestane bahçelerinde, her yıl olduğu gibi bu sezon da hummalı bir iş bölümü göze çarpıyor. Erkek üreticiler uzun sırıklar vasıtasıyla yüksek dallardaki dikenli kozalakları yere düşürürken, kadınlar ve gençler ise yere dökülen ürünleri titizlikle toplayarak çuvallara dolduruyor. Yüzyıllardır babadan oğula aktarılan geleneksel tarım tekniklerinin korunduğu bu coğrafyada, doğallıktan ve kaliteden ödün verilmeden gerçekleştirilen hasat maratonu, bölge ekonomisine de devasa bir canlılık kazandırıyor.
Dikenli kabuklardan lezzete uzanan geleneksel işleme süreci
Toplanan kestanelerin tüketiciye ulaşmadan önceki hazırlık safhası, en az toplanması kadar büyük bir emek ve sabır gerektiriyor. Yüksek kalitedeki kestane türlerinin zarar görmeden kabuğundan ayrılması için yörede geleneksel yöntemler kullanılmaya devam ediyor. Hasat edilen dikenli kozalaklar, ilk etapta "dökek" adı verilen özel olarak hazırlanmış üstü kapalı veya gölgelik alanlarda bir araya getiriliyor. Toplanan ürünlerin üzeri nemini koruması ve doğal bir fermantasyon sürecine girmesi amacıyla dağlardan toplanan eğrelti otlarıyla dikkatlice örtülüyor. Bu sayede hiçbir kimyasal katkı maddesi veya yapay süreç kullanılmadan, dikenli dış kabuğun kendiliğinden yumuşaması ve çürümesi sağlanıyor.
Yaklaşık 150 yıldır dedelerinden mirası devralan üreticiler, kimyasal müdahalelerden tamamen uzak durarak ürünün doğal aromasını ve şeker dengesini korumayı başarıyor. Yumuşama sürecini tamamlayan kestaneler, daha sonra özel ayıklama makinelerinden geçirilerek dikenli kabuklarından tamamen arındırılıyor. Kabuğu oldukça ince, iç meyvesi ise son derece tatlı ve aromatik olan Ödemiş kestaneleri, bu meşakkatli işlemlerin ardından boyutlarına ve kalitelerine göre sınıflandırılarak pazarlanmaya hazır hale getiriliyor. Yörede Bursa cinsi olarak bilinen ve erken olgunlaşan türler, yüksek şeker oranları ve kolay soyulabilir yapıları sebebiyle özellikle endüstriyel alanda, şekerleme ve kestane tatlısı imalatında pazarın ilk tercihi oluyor.
Yüksek rakımlı coğrafyadan Avrupa ve Orta Doğu pazarına ihracat
Ödemiş'in 1300 metreyi bulan yüksek rakımlı yaylalarında yetiştirilen ürünler, sadece yerel ve ulusal pazarda değil, uluslararası arenada da yoğun bir talep grafiği çiziyor. Bölgede üretimi yapılan Kemer, Sarı aşı, Işıklar ve Betizac gibi 5-6 farklı kestane türü, kendine has lezzet profilleriyle dış pazardaki tüccarların radarına girmiş durumda. Hasadın hemen ardından ürünlerin tazeliğini ve kalitesini kaybetmeden hızlıca piyasaya sürülmesi için büyük bir lojistik operasyon yürütülüyor. Bademli Mahallesi ve çevre yaylalarda yaklaşık 2 bin ailenin doğrudan veya dolaylı olarak geçimini sağladığı bu devasa tarımsal ekosistem, Ege Bölgesi ekonomisinin de stratejik kalesi konumunda bulunuyor.
Toplanan kaliteli ürünler, ambalajlama ve soğuk hava tesislerindeki işlemlerinin ardından başta İtalya ve Almanya olmak üzere pek çok Avrupa ülkesine ihraç ediliyor. Bunun yanı sıra Orta Doğu ülkelerindeki gıda ve tatlı sektörünün de en önemli hammadde tedarik noktalarından biri haline gelen Ödemiş kestaneleri, Türkiye'nin tarımsal ihracat hacmine doğrudan katma değer sunuyor. Kaliteli ürün elde edebilmek adına yıl boyunca sulama, budama ve ağaç bakım işlemlerini aksatmadan yürüten yerel üreticiler, emeklerinin karşılığını dünya pazarlarında almanın gururunu yaşıyor. Toplanan ve titizlikle hazırlanan kestaneler, tırlara yüklenerek uluslararası pazarlara doğru yola çıkarılıyor.




