YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) 2026 yılı ziyaretçi verileri üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Ösen, fuarın ziyaretçi sayısındaki değişimin yalnızca rakamsal bir düşüş olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, İEF’in niteliğinin ve kentteki konumunun yeniden tartışılması gerektiğini ifade etti.
İEF’in 2024 yılında 756 bin 635, 2025 yılında ise 776 bin 843 ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Ösen, 2026 yılında ziyaretçi sayısının 560 bin 295 olarak açıklandığını belirtti. Fuar sürelerindeki farklılıkların toplam ziyaretçi sayısının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini söyleyen Ösen, günlük ortalama ziyaretçi rakamlarının da önemli bir gösterge olduğunu vurguladı.
Ösen, 2024 yılında günlük ortalama ziyaretçi sayısının 68 bin 785, 2025 yılında 64 bin 737 olduğunu, 2026 yılında ise bu rakamın 62 bin 255 seviyesine gerilediğini ifade etti.
“Samimiyetle sorgulamak gerekiyor”
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 95 yıllık bir marka olduğunu belirten Ösen, fuarın geldiği noktanın kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ösen, “İzmir’in 95 yıllık markasının geldiği noktayı samimiyetle sorgulamak gerekiyor. Bugün siyasi atmosferin değiştiği, İzmir’deki geleneksel politik ağırlığın tartışıldığı dönemde İEF’in bu değişimden bağımsız olduğunu düşünmemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Fuarın performansının yalnızca ziyaretçi sayısıyla ölçülmemesi gerektiğini belirten Ösen, ziyaretçi profili, uluslararası katılım ve kent ekonomisine sağlanan katkının da değerlendirme kriterleri arasında yer alması gerektiğini dile getirdi.
Konaklama hareketliliği ile fuar ilişkisi incelenmeli
Ösen, İEF dönemlerinde İzmir’deki konaklama hareketliliğine ilişkin verilerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Konaklama tesislerindeki tahmini doluluk oranlarının 2024 yılında yüzde 73-78, 2025 yılında yüzde 74-80, 2026 yılında ise yüzde 75-82 aralığında değerlendirildiğini belirten Ösen, fuar ziyaretçilerindeki düşüş ile kentteki konaklama hareketliliği arasındaki ilişkinin incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Ösen, “Konaklama hareketliliği devam ederken fuar ziyaretçi sayısı geriliyorsa, İEF’in bu ziyaretçileri çekme kapasitesini ve kentteki turizm hareketliliğiyle kurduğu bağı yeniden sorgulamak gerekiyor” dedi.
Fuarın geleceği açısından yalnızca “kaç kişi geldi?” sorusunun yeterli olmadığını vurgulayan Ösen, “Kim geldi, nereden geldi, İzmir’de ne kadar kaldı ve kent ekonomisine ne kattı?” sorularının da yanıtlanması gerektiğini belirtti.
“İEF’in uluslararası ve ticari kimliği tartışılmalı”
Ösen, İEF’in uluslararası ve ticari kimliğinin de yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Fuarın ticari niteliğinin geri plana düşmesinin, organizasyonun geleceği açısından önemli bir tartışma konusu olduğunu söyleyen Ösen, asayiş sorunlarının görüntülere yansımasının ve fuarın niteliği üzerinden tartışılır hale gelmesinin değişimin diğer göstergeleri olduğunu belirtti.
Ösen, “İEF, İzmir dışından ve özellikle yurt dışından insanları İzmir’e gelmeye ne kadar teşvik ediyor?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini söyledi.
“Sadece İzmirlinin fuarı mı?”
İEF’in hâlâ İzmir için önemli bir çekim merkezi olduğunu ifade eden Ösen, ancak fuarın gelecekteki kimliğinin açık biçimde tanımlanması gerektiğini kaydetti.
Ösen, fuarın giderek ağırlıklı olarak İzmirlinin ziyaret ettiği bir organizasyona dönüşmesi halinde bunun bir kimlik tartışmasını beraberinde getireceğini belirterek şöyle konuştu:
“İEF elbette İzmirlinin fuarı olabilir. Hatta belki de yeniden güçlü bir kent buluşmasına dönüşebilir. Fakat o zaman bunu açıkça tanımlamak gerekir: İEF uluslararası bir ticaret fuarı mı, kentin büyük bir kültür-sanat buluşması mı, yoksa her ikisini bir araya getiren yeni nesil bir festival mi?”
Fuarın geleceği için yeni yol haritası önerisi
Ösen, İEF’in geleceği için önceliğin fuarın kimliğinin netleştirilmesi olması gerektiğini söyledi. İzmirlinin fuarla kurduğu aidiyet bağının korunması gerektiğini belirten Ösen, aynı zamanda yatırımcılarla İzmirli şirketleri buluşturacak özel programların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Ticari bağlantıların fuar sonrasında da takip edilmesi gerektiğini dile getiren Ösen, İEF’in yalnızca Kültürpark sınırlarında kalan bir organizasyon olmaması gerektiğini söyledi.
Ösen, kentin farklı noktalarında eş zamanlı etkinlikler ve sektörel buluşmalar düzenlenerek fuarın İzmir’in tamamına yayılan bir organizasyona dönüştürülebileceğini belirtti.
Fuarın kent ekonomisine katkısının da kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini ifade eden Ösen, “İEF’in gerçekten ne ürettiğinin, İzmir’e ne kattığının ve hangi alanlarda geliştirilmesi gerektiğinin takip edilmesi gerekiyor” dedi.




