Sanayide üretim kadar, sektörün sorunlarının doğru platformlarda dile getirilmesi ve karar mekanizmalarında güçlü bir temsil sağlanması da önem taşıyor. İzmir’de makine sektörünün içinde yaklaşık 15 yıldır aktif görev yapan Dilek Onur, şimdi üretim sahasında kazandığı deneyimi Ege Bölgesi Sanayi Odası çatısı altına taşımaya hazırlanıyor.
General Makina’nın ikinci kuşak yöneticilerinden Onur, EBSO 42. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayi Meslek Komitesi seçimlerinde Turkuaz Liste’den Meclis üyeliğine aday oldu. Ekonomi eğitimini sanayinin sahadaki gerçekleriyle birleştiren Onur’un kariyeri; üretim, ihracat, istihdam, yatırım ve aile şirketinde ikinci kuşak yönetimin sorumluluklarını aynı noktada buluşturuyor.
Onur’un adaylığının öne çıkan bir başka yönünü ise makine sanayisi gibi erkek çalışan ve yöneticilerin ağırlıkta olduğu bir sektörde kadın sanayicilerin temsilinin güçlenmesi oluşturuyor. Uzun yıllardır doğrudan üretim süreçlerinin içerisinde yer alan Onur, sanayide kazandığı deneyimi bundan sonraki dönemde sektörün ortak meselelerinin ele alındığı mesleki temsil platformuna taşımayı amaçlıyor.
Üretimin içinde geçen 15 yıl
Aydın’da doğan ve ekonomi eğitimi alan Dilek Onur için sanayiyle kurulan bağ yalnızca aile şirketinde üstlenilen yöneticilik göreviyle sınırlı değil. Yaklaşık 15 yıldır General Makina’nın yönetim süreçlerinde aktif olarak görev yapan Onur, şirketin üretimden satışa, ihracattan yeni pazarlara açılmasına kadar farklı alanlarında sorumluluk üstlendi.
Ekonomi eğitiminin kazandırdığı analitik yaklaşımı üretim sahasında edindiği tecrübeyle bir araya getiren Onur, zaman içerisinde sanayinin masa başında öğrenilemeyecek yönlerini de doğrudan deneyimledi. Üretim planlaması, pazar koşulları, yatırım kararları, ihracat bağlantıları ve şirketin büyüme stratejileri bu dönemde çalışma alanının önemli parçalarını oluşturdu.
Onur’un yöneticilik serüveni aynı zamanda Türkiye’deki pek çok aile şirketinin karşı karşıya olduğu kuşak değişiminin bir örneğini oluşturuyor. Kurucu kuşağın oluşturduğu üretim kültürünün korunması, şirketin değişen dünya koşullarına uyum sağlaması ve yeni pazarlara açılması, ikinci kuşak yöneticilerin üstlendiği temel sorumluluklar arasında bulunuyor.
Dilek Onur da bu süreçte bir yandan şirketin geçmişten gelen üretim tecrübesini sürdürürken diğer yandan uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak çalışmalarda görev aldı.
İzmir'den çıkan makineler dünyaya ulaşıyor
General Makina’nın üretim yolculuğu İzmir’den başlayarak bugün farklı kıtalara uzanıyor. Kırma-eleme tesisleri, konkasör sistemleri ve beton santralleri üreten şirket, yaklaşık 50 yıllık üretim ve ihracat geçmişine sahip.
Firmanın ulaştığı ölçek, ikinci kuşak yönetimin üstlendiği sorumluluğun boyutunu da ortaya koyuyor. Bugün 63’ten fazla ülkede faaliyet gösteren General Makina, bugüne kadar 1.150’nin üzerinde projeye imza attı. Yaklaşık 250 kişilik istihdam sağlayan şirketin son 15 yıllık döneminde Dilek Onur da yönetici olarak aktif sorumluluk üstlendi.
Makine sanayisinin yalnızca üretim bandından ibaret olmadığını gösteren bu süreç, satış sonrasından lojistiğe, dış ticaretten teknik hizmetlere kadar geniş bir çalışma alanını kapsıyor. Özellikle farklı ülkelere gerçekleştirilen ihracat, her pazarın kendine özgü koşullarının yakından takip edilmesini zorunlu hale getiriyor.
Bu nedenle Onur’un yöneticilik deneyiminin önemli bir bölümünü de uluslararası pazarlar ve ihracat oluşturuyor.
Balkanlar'dan Afrika'ya geniş ihracat ağı
General Makina’nın ihracat haritası, İzmir’de üretilen makinelerin ulaştığı coğrafyanın büyüklüğünü ortaya koyuyor. Şirket Balkanlar’dan Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir pazarda faaliyet gösteriyor.
Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek, Libya, Cezayir, Kırgızistan, Etiyopya, Romanya, Karadağ, Malta, Hırvatistan, Fas, Fildişi Sahili, Kamerun, Suudi Arabistan, Filistin, Gürcistan, Rusya ve Bulgaristan şirketin ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında bulunuyor.
Bu geniş coğrafya aynı zamanda Türk makine sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet mücadelesini de beraberinde getiriyor. Üreticiler yalnızca fiyat konusunda değil; teknoloji, kalite, teslimat süresi, satış sonrası hizmet ve güvenilirlik gibi çok sayıda başlıkta küresel firmalarla rekabet ediyor.
Dilek Onur da yöneticilik döneminde şirketin mevcut ihracat pazarlarının geliştirilmesinin yanı sıra yeni pazarlara ulaşılması yönündeki çalışmalarda görev aldı. Türk makine sanayisinin uluslararası görünürlüğünün artırılması, Onur’un şirket yönetimindeki çalışma alanlarından biri haline geldi.
İkinci kuşağın omuzlarında yeni dönem
Türkiye sanayisinde aile şirketlerinin sürdürülebilirliği açısından ikinci kuşağa geçiş kritik başlıklardan biri olarak görülüyor. Şirketi kuran kuşağın oluşturduğu üretim anlayışının yeni dönemin ekonomik ve teknolojik şartlarıyla buluşturulması gerekiyor.
Dilek Onur’un yaklaşık 15 yıllık yöneticilik geçmişi de bu dönüşümün içerisinde şekillendi.
Bir tarafta yarım asırlık üretim geçmişine sahip bir şirketin değerlerini koruma sorumluluğu, diğer tarafta hızla değişen küresel pazarların beklentileri bulunuyor. İhracat yapılan ülke sayısının artması, teknolojinin üretimde daha fazla yer alması ve uluslararası rekabet koşullarının sertleşmesi, ikinci kuşak yöneticilerin görev alanını genişletiyor.
Onur açısından bu süreç, aile şirketinde görev almaktan çok daha kapsamlı bir sanayicilik deneyimine dönüştü. Üretim sahasının günlük sorunlarından ihracat bağlantılarına, istihdamdan yatırımlara kadar farklı alanlarda kazanılan tecrübe, şimdi yeni bir alana taşınmaya hazırlanıyor.
Şimdi sırada EBSO Meclisi var
Dilek Onur, sanayide geçirdiği yaklaşık 15 yılın ardından Ege Bölgesi Sanayi Odası seçimlerinde meslek grubunun karşısına çıkıyor.
Onur, 42. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayi Meslek Komitesi seçimlerinde Turkuaz Liste ile Meclis üyeliğine aday olarak üretim sahasındaki tecrübesini sektörün temsil mekanizmasına taşımayı hedefliyor.
Adaylık süreci yalnızca kişisel kariyer açısından değil, makine sektörünün sorunlarının EBSO çatısı altında temsil edilmesi bakımından da yeni bir dönem anlamına geliyor. Çünkü makine üreticilerinin gündeminde ihracattan finansmana, nitelikli iş gücünden enerji maliyetlerine, yatırımlardan uluslararası rekabete kadar çok sayıda başlık bulunuyor.
Uzun yıllardır sektörün içinde bulunan Onur, üretici firmaların günlük işleyiş sırasında karşı karşıya kaldığı konuları yakından bilen bir isim olarak bu birikimini Meclis çalışmalarına taşımak istiyor.
Makine sektöründe kadın imzası
Onur’un adaylığını farklılaştıran başlıklardan biri de kadın sanayicilerin temsili.
Sanayinin birçok kolunda olduğu gibi makine sektöründe de kadınların üretim, yönetim ve karar mekanizmalarındaki görünürlüğünün artırılması önem taşıyor. Dilek Onur’un üretimin doğrudan içerisinde geçen yaklaşık 15 yıllık kariyerinin ardından EBSO Meclisi’ne aday olması, kadın yöneticilerin sektördeki varlığı açısından dikkat çeken bir adım olarak öne çıkıyor.
Onur’un kariyer çizgisi, kadınların sanayide yalnızca belirli yönetim alanlarında değil, üretimden ihracata ve şirketin stratejik kararlarına kadar uzanan geniş bir alanda sorumluluk üstlenebileceğini gösteren örneklerden birini oluşturuyor.
Özellikle ağır makine ve tesis üretimi gibi geleneksel olarak erkek çalışanların daha görünür olduğu bir sektörde ikinci kuşak kadın yönetici olarak sorumluluk üstlenmesi, adaylığının öne çıkan yönlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Üretimden temsil masasına uzanan yol
EBSO Meclis üyeliği adaylığıyla birlikte Dilek Onur’un sanayicilik yolculuğunda yeni bir sayfa açılıyor. Şirket yönetiminde edinilen deneyimin meslek örgütüne taşınması, aynı sektörde faaliyet gösteren firmaların ortak sorunlarının daha geniş bir zeminde ele alınmasına da imkan sağlıyor.
Onur’un bugüne kadarki çalışma hayatında öne çıkan üretim, ihracat, yatırım, istihdam ve uluslararasılaşma başlıkları, makine sektörünün de temel gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin üretim kapasitesinin artırılması kadar üretilen makinelerin dünya pazarlarına ulaştırılması da sektörün büyümesinde belirleyici rol oynuyor. İhracat yapan sanayi kuruluşlarının farklı pazarlarda karşılaştığı rekabet şartları, finansman ihtiyacı ve yatırım gereksinimleri ise sektör temsilcilerinin meslek örgütlerinde ele aldığı konuların başında geliyor.
Dilek Onur da yıllar içerisinde edindiği saha deneyimini bu temsil mekanizmasına taşıyarak sektörün taleplerinin dile getirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Aydın'dan İzmir sanayisine uzanan hikâye
Dilek Onur’un hikâyesinin başlangıç noktası Aydın. Eğitim hayatının ardından aile şirketinde başlayan çalışma yaşamı ise onu İzmir sanayisinin üretim sahasına taşıdı.
Aradan geçen yaklaşık 15 yılda Onur, General Makina’nın ikinci kuşak yöneticisi olarak şirketin büyüme ve ihracat yolculuğunun içerisinde yer aldı. İzmir’de üretilen makinelerin dünyanın farklı ülkelerinde çalışmaya başlamasıyla birlikte onun yöneticilik deneyimi de uluslararası bir boyut kazandı.
Evli ve iki çocuk annesi olan Onur, iş yaşamıyla aile hayatını birlikte sürdürürken sanayideki yöneticilik sorumluluğunu da devam ettirdi.
Bugün geldiği noktada Aydın’dan başlayan, İzmir’de üretim sahasında devam eden ve dünyanın farklı pazarlarına uzanan bu yolculuğun önünde yeni bir durak bulunuyor: EBSO Meclisi.
Turkuaz Liste ile destek istiyor
Dilek Onur, Turkuaz Liste ile girdiği seçim sürecinde 42. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayi Meslek Komitesi üyelerinin desteğini bekliyor.
Yaklaşık 15 yıldır üretimin ve şirket yönetiminin içerisinde bulunan Onur, bu süre boyunca kazandığı deneyimin yalnızca kendi şirketinin gelişimi için değil, sektörün ortak meselelerinin çözümüne katkı sağlamak amacıyla da değerlendirilmesini hedefliyor.
General Makina’nın yarım asırlık sanayi geçmişinin son 15 yılında ikinci kuşak yönetici olarak sorumluluk üstlenen Dilek Onur için EBSO adaylığı, üretim sahasından mesleki temsil alanına uzanan yeni bir aşama niteliğinde.
63’ten fazla ülkeye ulaşan ihracat tecrübesi, 1.150’yi aşan projeyle oluşan saha birikimi ve yaklaşık 250 kişilik istihdam sağlayan bir sanayi kuruluşunun yönetiminde edinilen deneyim, Onur’un adaylık sürecinin temelini oluşturuyor.
Makine sektöründeki kadın sanayicilerin görünürlüğünün artması bakımından da dikkat çeken adaylıkla Dilek Onur, Turkuaz Liste çatısı altında 42. Grup üyelerinin desteğini alarak EBSO Meclisi’nde görev üstlenmeyi ve yıllardır üretim sahasında edindiği birikimi sektörün temsil masasına taşımayı hedefliyor.




