SEMİ TEKTAŞ/İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılına ilişkin Sayıştay Denetim Raporu yayımlandı. Ekim 2026 tarihli raporda belediyenin mali yapısı, ihale süreçleri, çevre yönetimi, ulaşım yatırımları, kentsel dönüşüm uygulamaları ve belediye şirketlerinin faaliyetleri incelendi. Denetim sonucunda 88 ayrı bulguya yer verilirken, bunların arasında kamu kaynaklarının kullanımı ve mevzuata uygunluk açısından dikkat çeken tespitler öne çıktı.
Raporda, belediyenin mali tablolarının önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine varıldı. Bununla birlikte denetim bulguları arasında çevre, ulaşım, ihale ve sözleşme süreçleri ile belediye varlıklarının yönetimine ilişkin çeşitli eksiklikler sıralandı.

Belediye bütçesinde giderler yüzde 54,73 arttı

Sayıştay raporuna göre İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı bütçe giderleri 77 milyar 844 milyon 704 bin TL olarak gerçekleşti. Bu tutar, 2024 yılına kıyasla yüzde 54,73’lük artışa karşılık geldi. Belediyenin net bütçe gelirleri ise 65 milyar 18 milyon TL seviyesinde kaldı.
Gider kalemleri içinde faiz harcamalarındaki yükseliş dikkat çekti. Faiz giderleri 2024 yılında yaklaşık 2,36 milyar TL iken 2025’te 6 milyar 13 milyon TL’ye çıktı. Böylece faiz giderlerinde bir yılda yüzde 155,19 artış kaydedildi. Başlangıç bütçesinde faiz giderleri için ayrılan 3 milyar 722 milyon TL’lik ödenek de aşıldı.

Mal ve hizmet alım giderleri yüzde 63,46 artarak 27,5 milyar TL’ye, cari transferler ise yaklaşık yüzde 144,37 artışla 15,6 milyar TL’ye ulaştı. Buna karşılık 31,39 milyar TL olarak öngörülen sermaye giderleri 16,29 milyar TL’de kaldı. Sermaye giderlerinin gerçekleşme oranı yüzde 50,89 oldu.

Harmandalı’nda çöp sızıntı suyuyla ilgili tespit

Raporda çevre yönetimine ilişkin öne çıkan bulgulardan biri Harmandalı Katı Atık Depolama Sahası’yla ilgili oldu. Sayıştay denetiminde, sahadaki çöp sızıntı suyunun arıtmadan geçirilmeden kanalizasyon hattına deşarj edildiği tespit edildi.
Denetim raporunda bu uygulama, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde değerlendirildi. Atık yönetimi ve çevresel etkiler bakımından mevzuata uygun işlem yapılması gerektiği vurgulandı.

İzmir Körfezi’nin kirliliğinin önlenmesine yönelik uygulamalar da raporda ayrı bir başlık altında ele alındı. Kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının ayrıştırılmasının tamamlanamaması nedeniyle taşkınların önüne geçilemediği belirtildi. Raporda, Körfez’deki kirlilik artışı, deniz suyundaki oksijen seviyesinin ekolojik dengeyi bozacak ölçüde düşmesi ve balık ölümleri arasındaki ilişkiye de dikkat çekildi.

Buca Metrosu ihalesinde eşit muamele eleştirisi

Sayıştay’ın dikkat çeken bulgularından biri de İzmir Hafif Raylı Sistemi’nin beşinci aşaması olan Üçyol-Buca Hattı yapım ihalesine ilişkin oldu.
Raporda, ihale sürecindeki aşırı düşük teklif sorgulamasının Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) ilgili değerlendirme rehberine uygun yürütülmediği belirtildi. Mali açıdan en avantajlı teklif sahibinin teklifinin reddedilmesinin ardından ikinci en düşük teklif için aynı kapsamda sorgulama yapılmadığı kaydedildi.
Denetimde, bu uygulamanın istekliler arasında eşit muamele ilkesine aykırı olduğu değerlendirmesine yer verildi. Ayrıca ihale sürecindeki bazı işlemlerin şeffaflık, öngörülebilirlik ve güvenilirlik ilkeleriyle uyumlu yürütülmediği ifade edilerek, süreçte görev alan kamu görevlileri hakkında gerekli işlemlerin yapılması gerektiği belirtildi.

Kentsel dönüşüm işlerinin kooperatiflere devri mevzuata aykırı bulundu

Raporda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm uygulamaları da kapsamlı biçimde ele alındı. Uzundere’nin üçüncü ve dördüncü etapları, Örnekköy’ün üçüncü ve dördüncü etapları ile Aktepe-Emrez Kentsel Dönüşüm Alanı’ndaki yapım işlerinin protokollerle İZBETON AŞ’ye verildiği, şirketin ise bu işleri bazı kooperatiflere devrettiği belirtildi.
Sayıştay, söz konusu işlerin Kamu İhale Kanunu kapsamındaki idareler dışındaki kooperatiflere protokolle devredilmesini ilgili mevzuata aykırı buldu. Raporda ayrıca, Örnekköy’deki üçüncü ve dördüncü etaplarda işlerin öngörülen takvimin gerisinde kaldığına dikkat çekildi.
Süre uzatımları dâhil 2024 ortasında teslim edilmesi gereken Örnekköy 3’üncü Etap’ta fiziki gerçekleşme yüzde 19,24, 4’üncü Etap’ta ise yüzde 32,09 olarak kaydedildi. Denetimde, belediye ve şirket yönetiminin süreçte gerekli denetim ve kontrol yetkisini kullanmadığı değerlendirmesine de yer verildi.

Ödemiş’teki katı atık tesisi sözleşmesi de raporda

Sayıştay, Ödemiş Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisleri’nin yapımı ve işletilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmesini de inceledi. Raporda, sözleşmede öngörülen usule uyulmadan 2019 yılında ek protokol imzalandığı ve bu düzenlemeyle işletmeci firmaya mali avantaj sağlandığı tespitine yer verildi.
Denetimde, sözleşme hükümlerinin sürdürülebilirliği de sorgulandı. Bulguda, sözleşme ve ek protokol süreçlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Taşınmazlar, ulaşım ve şirket yönetimleri de denetlendi
Raporda bunların yanı sıra belediyenin taşınmaz yönetimi, imar uygulamaları, toplu taşıma hizmetleri, sosyal yardımlar ve şirket faaliyetlerine ilişkin çok sayıda bulgu sıralandı.
Belediye mülkiyetindeki zeytin ağaçlarından tarımsal ürün elde edilmemesi, bazı taşınmazların işgal altında bulunmasına rağmen gerekli hukuki sürecin başlatılmaması, doğal sit alanları ve büyük ova sınırları içindeki imara aykırı yapılarla ilgili önlemlerin yetersizliği de denetim başlıkları arasında yer aldı.
Raporda ayrıca bazı sosyal yardımlarda protokole aykırı uygulamalar bulunduğu, hak sahiplerine yapılan ödemelerde kontrol eksiklikleri yaşandığı ve belediyenin sorumluluğundaki bazı ulaşım hizmetlerinde mevzuata aykırılıklar tespit edildiği belirtildi.
Sayıştay’ın 2025 yılı denetimi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablolarına ilişkin olumlu değerlendirmeyle birlikte, belediyenin farklı hizmet alanlarında giderilmesi gereken çok sayıda idari ve mevzuata ilişkin eksikliği de ortaya koydu.

Çiğli’deki çamur tesisi 2022’de kapatılmış

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (İZSU) 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu, kurumun çevre yönetimi, altyapı yatırımları ve idari işleyişine ilişkin dikkat çeken tespitleri ortaya koydu. Ekim 2026 tarihli raporda 22 ayrı bulguya yer verilirken, özellikle Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde biriken çamurlar ve uzun süredir çalıştırılmayan çamur kurutma ve çürütme tesisi öne çıktı.
Raporda, mali tabloların önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği değerlendirilirken, kurumun çeşitli faaliyetlerinde mevzuata uyum ve denetim mekanizmaları açısından eksiklikler bulunduğu belirtildi.

Çiğli’deki çamur tesisi 2022’de tamamen kapatıldı

Sayıştay denetiminde, Çiğli Atıksu Arıtma Bölgesi’nde kurulan Çamur Kurutma ve Çürütme Tesisi’nin kapasitesi ölçüsünde etkin çalıştırılamadığı ve atıl durumda kaldığı tespit edildi.
Rapora göre 1 Nisan 2014’te faaliyete başlayan tesis, Temmuz 2020’ye kadar çalıştı. Sonrasında yaşanan arızalar nedeniyle kademeli olarak devre dışı bırakılan tesis, 2022 yılında tamamen kapatıldı.
Raporda yer verilen 2021 yılı İzmir Çevre Durum Raporu verilerine göre tesiste bir günde oluşan çamur miktarı 169,59 ton olarak kaydedildi. Tesisin etkin çalıştırılamaması nedeniyle depolanan çamur miktarının arttığı belirtildi.
Sayıştay’ın bir diğer tespiti ise İzmir genelindeki arıtma tesislerinden çıkan çamurların yönetimiyle ilgili oldu. Raporda, arıtma çamurlarının yaklaşık 20 yıldır Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin Körfez kıyısındaki arazisinde depolandığı ve biriken çamurların kentte koku sorununa yol açtığı ifade edildi. Depolanan çamurların rehabilite edilmemesi, kurumun çevre yönetimine ilişkin önemli eksikliklerinden biri olarak sıralandı.

Menemen’in festival harcamaları Sayıştay radarında
Menemen’in festival harcamaları Sayıştay radarında
İçeriği Görüntüle

Körfez’de 2,1 milyar TL’lik dip tarama ihalesi

Sayıştay raporunda İzmir Körfezi’ndeki deniz dibi tarama işi de ayrı bir başlık altında incelendi. Peynircioğlu Deresi’nin denizle birleştiği noktada ve Körfez’in kuzey aksında karasallaşan alanlarda yapılması planlanan 1 milyon 800 bin metreküplük dip tarama işi için sözleşme bedelinin 2 milyar 147 milyon 940 bin TL olduğu belirtildi.

Denetimde, hizmet alımının İZSU’nun doğrudan görev ve faaliyet alanına girmediği, yaklaşık maliyet hesabının yeterince ayrıntılı hazırlanmadığı ve işin piyasa rayiçlerinin üzerinde bir bedelle sözleşmeye bağlandığı tespit edildi.

Ödemiş ve Kiraz’da su kayıp kaçak oranları yüksek

Raporda Küçük Menderes Nehir Havzası’nın korunmasına ilişkin eksiklikler de sıralandı. Küresel ısınma, kuraklık ve yanlış sulama yöntemleri nedeniyle kuruma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan havzada, su kayıplarının azaltılması konusunda yeterli önlemlerin alınmadığı belirtildi.
2025 yılı sonu verilerine göre su kayıp kaçak oranı Ödemiş’te yüzde 31,50, Kiraz’da ise yüzde 31,02 olarak gerçekleşti. Raporda, bu oranların mevzuatta belirtilen sınırların üzerinde olduğuna dikkat çekildi.
Denetimde ayrıca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İZSU arasında sondaj kuyuları ve bu kuyulardan yapılan su kullanımları konusunda koordinasyon eksikliği bulunduğu kaydedildi. DSİ tarafından izin verilen kuyuların sahipleri, koordinatları, kullanım amaçları ve fiilî su tüketimleri hakkındaki bilgilerin İZSU tarafından yeterince bilinmediği, bu nedenle etkin denetim yapılamadığı belirtildi.

1.231 işletmenin atık su ruhsatı bulunmuyor

İZSU’nun endüstriyel atık su üreten işletmelere yönelik denetimleri de Sayıştay’ın inceleme konuları arasında yer aldı.

Raporda, bağlantı kalite kontrol ruhsatı düzenlenmesi gereken toplam 2 bin 264 işletmeden 2025 yılında 296’sine ruhsat

Kaynak: SEMİ TEKTAŞ