9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları FİFA kokartlı önceki dönem hakemlerinden Hasan Ceylan ve yine önceki dönem 1.Lig hakemlerinden Metin Aydınoğlu oldu. İki deneyimli isim, yaşananların yalnızca bugünün meselesi olmadığını, yıllarca biriken sorunların artık patlama noktasına geldiğini ve bugünkü sonuçları ortaya çıktığını dile getirdi. İki deneyimli isim, hakem atamalarında kulüplerin etkisinin sistemi çıkmaza sürüklediğini de savundu. Ceylan’a göre Türk hakemliği Avrupa’da da ağır bir sınavla karşı karşıya. Önümüzdeki yıllar kolay geçmeyecek. Aydınoğlu ise hakemliğin sindire sindire öğrenilmesinden yana görüş bildirdi.
KULÜPLER- MHK PAZARLIĞI KRİZİ BÜYÜTTÜ
Hakem Hasan Ceylan söze şöyle başladı: ‘’Türk futbolundaki kriz bir günde ortaya çıkmadı. Yaşananları “ilmek ilmek örülen” bir sürecin sonucu olarak değerlendiriyorum. Topu da haddinden fazla şişirseniz an gelir patlar. Bugün yaşananları sadece MHK başkanı tutuklanmasıyla başlayan basit bir olay olarak göremeyiz. Çünkü hakemlik sisteminde sorunlar yıllar öncesine dayanmaktadır. Bizler şu anda buz dağının suyun üzerindeki kısmını izliyoruz. Bu krizin bir ayağı da kulüplere aittir. Kulüplerin bazı hakemleri istememesi ile başlayan süreç aslında tehlikeli bir kapının da açılmasına neden olmuştur. ’Bizim dönemimizde hiçbir kulüp bana Metin’i verin, Hasan’ı veri talebinde bulunamazdı ben tanık olmadım şahsen. Ama günümüzde her şey dejenere olmuş vaziyette. İşi oraya getirdiler. MHK uzun bir süre denetimi ve yönetimi elinden kaçırdı. Yani ne oldu, istenmeyen hakemleri göndermediler, istedikleri hakemleri de göndermeye başladılar. Bu sistem çarpıklığına neden oldu. Kontrol kaybedildi, düzelmesi içinde akıllı bir plan bulunamadı.’’
AYDINOĞLU: TEKNOLOJİ HAKEM YETİŞTİRMEZ
Metin Aydınoğlu mevcut teknolojinin hakem yetiştirmede tek unsur olmadığını söyledi. Aydınoğlu, ‘’ Yalnızca teknoloji kullanılarak hakem yetiştirilemez. Genç hakemlerin sahada deneyimli isimler tarafından izlenmesi ve yönlendirilmesi şarttır. Özellikle çok genç hakemlerin yeterli olgunlaşma sürecinden geçmeden Süper Lig gibi büyük bir vitrine çıkarılmasını da doğru bulmam. Hakemlik “sindire sindire” öğrenilmesi gerekir. Hakemlikte bir de olgunlaşma süreci bulunmaktadır. Ham bir hakemin büyük maçların baskısı altında hata yapması kaçınılmazdır. Bu beraberinde hakemin özgüveninin yitirilmesine de yol açar’’ dedi.

‘HATA OLABİLİR, KASIT AFFEDİLMEZ’
Ceylan, hakeminde insan olduğunu hatırlatarak, ‘’ İnsanın olduğu yerde hata olur. Hata telafi edilebilir. Ama işin içine kasıt, kurnazlık girerse iş amacından sapar. Kasıtlı hareket ve yönetim affedilmez. Ben şahsen bir sürü hatalarla karşılaştım, büyük olasılıkla ben de hata yaptım yöneticilik ve hakemlik dönemimde ama bunların hiçbirisi kasıtlı değildi. İnsan olmanın getirdiği hatalardı, görüş farklarıydı, anlayış farklarıydı ama bir düşmanlıkla, bir kızgınlıkla, bir kasıtla yapılmış hatalara dönemimde rastlamadım. Bende bilinçli olarak yapmadım. Yani aslında bizim dönemimiz daha ahlakiydi. Hakemler hata yapmamak adına özel çaba harcardı. Olanlarda kasıt olmadığı inancı yüksek olduğu için üzerende durulmazdı’’diye konuştu
AYDINOĞLU: GÖZLEMCİYİ ODADAN KOVDUM
Hakem Aydınoğlu yıllar önce bir maçta gözlemci ile yaşadığı diyaloğu da şöyle dile getirdi. ‘’Hakem her zaman dikkatli olmalı. Bize hakemliği öğreten hocalarımız bu konuda hep biz uyarırdı. Farklı insanlarla farklı farklı düşüncelerle karşılaşabilirsiniz, dikkatli olun. Üçüncü ligde yöneteceğim bir maç öncesi adını vermiyeyim bir gözlemci odaya girdi. Ellerini oğuşturup "Hoş geldiniz arkadaşlar" dedi. Genelde gözlemciler öyle bir şey yapmaz. Metincim dedi, bu maçın çok önemi var biliyor musun? Hocam her maç önemlidir dedim, maçın küçüğü büyüğü yoktur bizi böyle yetiştirdiler dedim. Sonra baktım konuyu başka bir yerlere getirmeye çalıştı."Sen anladın onu" dedi. Neyi anladım dedim? "İşte ev sahibi takımın, mutlaka buradan 3 puan çıkarması lazım." Hemen kendimi topladım, soyunma odasından gözlemci arkadaşı kovdum. Raporunu tuttum, sonrasında MHK başkanına şikayet ettim. Sonuçta maçı ev sahibi takım kaybetti. Hakkıyla maç yönetmiş, kendimle gururlanmıştım.’’
‘TFF BAŞKANI, HER ANLAMDA YETERSİZ’
Hakem Ceylan son günlerde yaşanan skandalların tek sorumlusunun TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu olduğunu söyledi. Balık baştan kokar diyen Ceylan sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Şimdi bakın size özel bir örnekle bir şey anlatayım. Mehmet Akif Üstündağ, Voleybol Federasyonu başkanımız. Yüksek eğitimli Üstündağ’ın voleybolda öyle bir geçmişi var ki, hem voleybol oynamış, hem hocalık yapmış, yöneticilik yapmış. Futbolun patronu İbrahim Hacıosmanoğlu ise halı sahada bile futbol oynamamış, ilkokul mezunu doğal olarak vizyonu yok, kalite yok bakıyorsunuz futbol federasyonu başkanlığını üstlenmiş. Diksiyonu sokak ağzı diksiyonu. Şimdi biz bu özelliklere sahip başkanının yönettiği kurumdan nasıl başarı bekleriz. Yaşanan başarısızlıkları teknik adam ve futbolculara yüklemek haksızlık olmaz mı?’’

‘VAR’ TEKNOLOJİSİ YARARLI AMA!
‘’Günümüzde bizi daha çok kaosa sürükleyen VAR teknolojisi değil, kendi düşünce sistemimiz’’ diyen Ceylan daha sonra, ‘’Çünkü bakın hakemlikte yüzde yüz tarif edebileceğiniz fauller yoktur. Siz bir faulü tarif edersiniz ama o faulün yüzlerce çeşit varyasyonu vardır, değişik şekli vardır. Penaltıda düşme diye bir kelime yok zaten. İki, futbolcu havada beraber topa çıkıyorlar, birisi diğerinin formasından tutuyor kafaya vurmasını engelliyor. İlla düşme yerlerde debelenmesi gerekmiyor. Anlayış da çok farklı oluyor. VAR çok yardım ediyor kabul etmek lazım. VAR bir olayın ceza alanı dışında mı içinde mi olduğunu güzel tespit ediyor. Ben VAR'ın yüzde yüz yararlı olduğunu düşünüyorum ama futbolda hiçbir zaman yüzde yüz doğru karar verilemez. Seyircimiz, futbolcumuz, oyuncumuz yüzde yüz doğru karar verilemeyeceğini bilmek zorunda. Nasıl bir kaleci yüzde yüz her topu kurtaramıyorsa, nasıl bir futbolcunun yüzde yüz her çektiği şut kaleyi tutmuyorsa, hakemin de böyle bir yanlış yapma lüksü olması gerekir’’ yorumunu yaptı.
MHK BAŞKANI, ÇOKTAN TUTUKLANMALIYDI
Ceylan MHK skandalı içinde sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Şimdi Merkez Hakem Kurulu başkanının tutuklanması geç kalmış bir karardır. Daha da geç kalınmış ve yanlış yapılmış bir karar onun oraya MHK başkanı olarak getirilmesidir. Doğan Babacan MHK başkanıydı hatırlayın hiç kimse onun hakkında bir şey söyleyemezdi. Sonrasında Hilmi Ok, Ahmet Güvener, Ertuğrul Dilek hepsi onurlu kaliteli sorumluluklarının hakkını veren MHK başkanlarıydı. Peki bu adam kimdi? Birkaç kulüp başkanının zar zor itmesiyle görev verilen sorumsuz biriydi. O oraya bir misyonla geldi kendi kafasındaki ve bazı kulüp başkanlarının kafasındaki, onların takımlarına iyi davranmadığını zannettikleri hakemleri ortadan kaldırmak için geldi. Kadrosunu kurdu, burada hedef futbol maçlarını adilane yönetmek ve burada hedef takımlara adil karar dağıtmak değildi. Size soruyorum niye basketbol, voleybol hakemliğinde olaylar olmuyor çünkü yöneticileri doğru.’’
FİFA VE UEFA BİZİ YAKINDAN İZLİYOR
Ceylan’ın son sözleri şöyle: ‘’Üzüntüm şudur, FIFA ve UEFA bizi ciddiyetle izliyor. Şu anda bir şey söylemiyorlar. Bizim bilmediklerimizi biliyorlar. Bir gün bir takımlarımızdan birine veya milli takımımıza siz 3 ay bize gelmeyin bizden uzak durun demelerinden korkuyorum. Artık Türk hakemleri Avrupa'da da çok zor görev alacaklar. Çünkü Türkiye'de hakemlikte böyle bir kaos varken ben bu kaosun içindeki hakemleri nasıl Avrupa maçlarına atayayım? Atar mısın, siz de olsanız atamazsınız. Kendi kendimize sicilimizi zaten sıfırladık. Avrupa'da, ekonomide kötülendiği gibi orada da kötülendi. Ha, Türkiye'de şu anda hangi şey iyi gidiyor? Hala gidenler var, basketbol iyi gidiyor, voleybol iyi gidiyor. Futbolsa onların gölgesinde.’’

AYDINOĞLU: ‘VAR’ SORUNUNA ÇÖZÜM BULDUM !...
Metin Aydınoğlu günümüzde ‘VAR’ da yaşanan sorunları çözmenin mantıklı bir yolunu bulduğunu belirtip sohbeti şöyle noktaladı: ‘’Bence kurtuluşun tek çaresi önceki dönem tecrübeli hakem hocalarımızı göreve getirmek. Örneğin kim bunlar? Serdar Çakman, Mustafa Çulcu, Serdar Tatlı, Hasan Ceylan VAR odasında görev alsalar inanın deneyimleri ile çok sorunu çözerler. Hareket yok, kondisyon gerektirmiyor. Bilgilerini teknoloji ile birleştirecekler. Ömürlerini mesleklerine adamışlar, bırakın onlar değerlendirsin. Onları yaş kısıtlaması dışında tutun. Bir daha böyle tecrübe bulamayacaksınız ki.’’
MİNİ YORUM
Zafer ERTEM
ESKİYE RAĞBET OLSA DEMEYİN !
Türk futbolunda hakemlik sistemini sarsan gelişmeler gündemin ilk sırasındaki yerini korurken, FIFA kokartlı önceki dönem hakemlerinden Ceylan ve Aydınoğlu ile yaptığım youtube röportajı geçmiş ile bugünü bir nebze karşılaştırdı. Gördüm ki değişen ile değişmeyen çok şey var. Teknoloji tavan yapmış ama etik anlamda her uygulama yerlerde sürünüyor, değerini bulmuyor. Yaşananları da göz önüne alırsak MHK denen müessesenin A’dan Z’ye yenilenmesi şart görünüyor. Aydınoğlu’nun röportaj sonundaki ‘eski dönem tecrübeli hakemlerini ‘Var’ a oturtun deneyimlerinden faydalanın’ önerisi ilk etapta saçma gelebilir ama niye olmasın ki. Çulcu, Tatlı, Ceylan, Çakman’a en az 5 isim daha eklenebilir. Ve bu ‘eskiler’ sanki yenilere kök söktürür kararlarıyla söylemesi Metin Aydınoğlu’ndan.




