Türkiye genelinde yankı uyandıran finansal ve örgütsel soruşturmalara bir yenisi daha eklendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen ve kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ile bağlantılı çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik adli süreçte çok kritik bir viraj geride bırakıldı. Güvenlik birimleri ve adli makamların uzun süredir titizlikle yürüttüğü teknik, mali ve fiziki takipler sonucunda örgütün yurt içi ve yurt dışındaki muazzam finansal ağı deşifre edildi. Elde edilen somut deliller doğrultusunda hareket eden emniyet güçleri, örgüt hiyerarşisinde aktif rol oynadığı ve gayriyasal para trafiğini yönettiği değerlendirilen 29 şüpheliyi yakalamak üzere şafak vakti operasyon başlattı.
Soruşturma makamlarınca yapılan resmi açıklamada, yapının usulsüz finansal operasyonlarını gizlemek amacıyla kurumsal görünümlü yapılar oluşturduğu ve bu yolla kayıt dışı ekonomiyi beslediği kaydedildi. Eş zamanlı olarak düzenlenen baskınlarda şüphelilerin ikametgahlarında ve işletmelerinde geniş çaplı aramalar gerçekleştirilirken, suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasında kullanıldığı saptanan 23 şirketin yönetimine kayyum atanması kararlaştırıldı.
Lojistik şirketleriyle yardım kolilerinde nakit para sevkiyatı yapıldı
Soruşturma dosyasında yer alan mali analizler ve dijital incelemeler, örgütün suç gelirlerini aklamak adına başvurduğu sıra dışı yöntemleri gözler önüne serdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri tarafından paylaşılan detaylara göre, şebekenin yurt içinden topladığı ve yasa dışı yollarla elde ettiği yüksek miktardaki nakit varlıkları yurt dışına transfer etmek için lojistik firmalarını birer paravan olarak kullandığı belirlendi. Yurt dışına gönderilen insani yardım ve lojistik kargolarının içerisine gizlenen yüksek miktardaki nakit paraların, sınır ötesindeki yapı organlarına aktarıldığı saptandı.
Bunun yanı sıra finansal izleri kaybettirmek amacıyla uluslararası çevrim içi ödeme sistemlerinin de aktif olarak kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Şebekenin, "güvenilir kuryeler" olarak adlandırılan şahıslar vasıtasıyla nakit akışını sağladığı ve bu illegal kayıt dışı para transferleri işlemlerini yasal bir zemine oturtmak amacıyla danışmanlık adı altında paravan şirketler üzerinden faturalandırma yaptığı tespit edildi. Yapılan incelemelerde ayrıca örgütün ihtiyaç duyduğu taşınır ve taşınmaz mülkleri piyasa rayiçlerinin çok altında bedellerle devralarak gayrimenkul üzerinden de suç gelirlerinin aklanması faaliyetinde bulunduğu belgelendi.
Seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel faaliyetler belgelendi
Devam eden adli süreçte ortaya çıkarılan en dikkat çekici hususlardan biri de örgütün Türkiye'nin siyasi ve demokratik süreçlerine yönelik müdahale girişimleri oldu. Soruşturma birimlerinin el koyduğu dijital materyaller, gizli tanık ve tanık beyanları ile mali suçları araştırma birimlerinin raporları, yapının seçim dönemlerinde aktif rol oynadığını gösterdi. Dosyaya giren bulgulara göre şüphelilerin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde gerçekleştirilen genel ve yerel seçim süreçleri üzerinde algı oluşturmak, seçmen iradesini yönlendirmek ve finansal imkanları bu doğrultuda seferber etmek amacıyla organizasyonel faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Başsavcılık yetkilileri, seçimlere yönelik bu müdahale iddialarının ve finansal ayaklarının son derece kapsamlı olduğunu belirterek, dosyadaki incelemelerin çok yönlü olarak sürdürüldüğünü vurguladı. Örgütün siyasi süreçlerdeki etki alanını artırmak adına bürokraside ve sivil alanda yürüttüğü algı ve danışmanlık faaliyetlerinin de mercek altına alındığı bildirildi.
Örgütle bağlantılı şirketlere el konularak soruşturma derinleştirildi
Operasyonun ilk dalgasında belirlenen hedeflere yönelik gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital veri, gizli haberleşme dokümanı ve finansal kayda el konuldu. Hakkında gözaltı kararı verilen 29 şüphelinin emniyetteki sorgu işlemleri devam ederken, şebekenin finansman merkezi olarak kullandığı 23 şirkete atanan kayyum heyetleri görevlerine başladı. Şirketlerin geçmişe dönük tüm ticari hareketleri, fatura dökümleri ve banka hesapları bağımsız denetçiler ve mali uzmanlar tarafından incelemeye alındı.
Emniyet ve adliye kaynakları, soruşturmanın yalnızca mevcut şüphililerle sınırlı kalmayabileceğini, ele geçirilen yeni dijital materyallerin analiz edilmesiyle birlikte operasyonun genişleyebileceğini ifade etti. Yargı makamlarının suç örgütünün belini kırmaya yönelik yürüttüğü bu kararlı mücadelenin, yapının tüm finansal kılcal damarları kurutulana kadar devam edeceği vurgulandı.




