CHP’de son dönemde yaşanan görev değişiklikleri ve parti içi tartışmalar yeni bir istifa dalgasını beraberinde getirdi. Diyarbakır’da, 30 Haziran’da CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla görevden alınan il yönetimi ile Bağlar, Çermik, Çüngüş ve Çınar ilçe başkanlarının da aralarında bulunduğu 685 kişi CHP’den ayrıldı.
İstifalara ilişkin açıklama, CHP Bağlar İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında yapıldı. İstifa edenler adına konuşan CHP İl Yöneticisi Recep Yavuz, parti yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu.
“Örgütün iradesi yok sayıldı”
Türkiye’nin önemli bir dönemeçten geçtiğini belirten Yavuz, gelinen noktada ilkesel bir ayrışmanın kaçınılmaz hale geldiğini savundu.
CHP’nin Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan, milletin ortak değeri olduğunu ifade eden Yavuz, “Ancak bugün parti yönetimi, örgütün sesine kulaklarını tamamen tıkamış, halkın ve tabanın iradesini yok sayan bir anlayışı egemen kılmıştır” dedi.
Genel Merkez’in yerelden koptuğunu öne süren Yavuz, özellikle bölgenin sorunlarına yönelik politikaların yetersiz kaldığını savundu.
“Kimse örgütün emeğini koltuk hesabına kullanamaz”
Yavuz, CHP yönetiminin örgütlerin emeğini görmezden geldiğini iddia ederek, “Örgütlerin alın terini hiçe sayan, yerel dinamikleri yok sayan ve halkın değişim talebini bastırmaya çalışan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Kimse örgütün emeğini kendi koltuk sevdasına payanda yapamaz” diye konuştu.
İstifa sayılarına ilişkin yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savunan Yavuz, Diyarbakır’daki 685 kişilik ayrılığın bunun göstergesi olduğunu söyledi.
“Birer paket kına gönderiyoruz”
Açıklamasının sonunda CHP Genel Merkezi’ne sert sözlerle yüklenen Recep Yavuz, şu ifadeleri kullandı:
“Yıllardır gece gündüz, yağmur çamur demeden sahada çalışan parti emekçileri birer birer istifa ediyor. Örgütü yok sayarak partiyi adım adım dağıttınız. Bu nedenle kına yakma meraklısı Genel Başkan’a ve MYK üyelerine birer paket kına gönderiyoruz. Otursunlar, eserlerine bakıp kına yaksınlar.”
Yavuz, kendilerinin yaşanan sürecin ne destekçisi ne de seyircisi olacaklarını belirterek, “Yerel iradenin ve demokratik katılımın yok sayıldığı bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.





