Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yeni haftayla birlikte yoğun bir yasama trafiği başlıyor. Gözler, aylar önce komisyondan geçen ve kapsamı oldukça geniş olan torba yasa teklifine çevrilmiş durumda. Özellikle kat mülkiyeti kanunu, site aidatları, çevre düzenlemeleri ve deprem sonrası destekler gibi milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren başlıklar bu haftanın ana gündemini oluşturuyor.

Ocak ayında komisyon süreci tamamlanan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Genel Kurul’da görüşülmeye başlanacak. Teklif, farklı alanlara yayılan çok sayıda düzenlemeyi tek çatı altında toplaması nedeniyle dikkat çekiyor.

Aidat tartışmalarına fren

Son dönemde özellikle büyük şehirlerde sık sık gündeme gelen site aidatları konusuna yönelik düzenleme, teklifin en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Yeni düzenlemeye göre, site yönetim şirketleri artık doğrudan Bakanlık denetimine tabi olacak.

En dikkat çekici değişikliklerden biri ise aidat artış yetkisine ilişkin. Buna göre yöneticilerin tek başına aidat artırma yetkisi ortadan kaldırılıyor. Aidat artışları, yalnızca kat malikleri kurulunun kararıyla yapılabilecek. Böylece keyfi zamların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Ayrıca sitelerin ve apartmanların yıllık bütçesi niteliğindeki işletme projeleri de artık kat malikleri genel kurulunun onayına sunulacak. Bu değişiklikle mali kararların daha şeffaf hale getirilmesi amaçlanıyor.

Yönetim sorumluluğunda yeni dönem

Kat mülkiyeti kanunu kapsamında yapılacak değişiklikler, apartman ve site yönetimlerinin işleyişini doğrudan etkileyecek. Yeni düzenlemeye göre yöneticiler, ana taşınmazın bakım, onarım ve genel yönetim süreçlerinden daha sistematik biçimde sorumlu olacak.

Temizlik, güvenlik, asansör bakımı, ısıtma ve soğutma sistemlerinin işletilmesi gibi hizmetlerin belirli bir plan çerçevesinde yürütülmesi zorunlu hale getirilecek. Eğer yönetim planında bir zaman çizelgesi yer almıyorsa, bu planın her yılın ilk ayında oluşturulması gerekecek.

Bununla birlikte yöneticiler, kat malikleri işletme projesini onaylayana kadar gerekli avansların toplanmasını da üstlenecek. Bu durum, özellikle mali kriz yaşayan sitelerde yönetim boşluklarının önüne geçmeyi hedefliyor.

Plansızlığa geçici çözüm geliyor

Yeni düzenleme, yönetim planı bulunmayan veya henüz onaylanmamış sitelere de bir zorunluluk getiriyor. Buna göre kat malikleri kurulunca kabul edilmiş bir işletme projesi yoksa, yöneticiler en geç üç ay içinde geçici bir bütçe hazırlamak zorunda olacak.

Bu geçici proje, nihai bütçe onaylanana kadar yürürlükte kalacak. Böylece özellikle yeni kurulan sitelerde yaşanan mali belirsizliklerin azaltılması hedefleniyor.

Kooperatiflerde tapu devrine sınırlama

Teklifte yer alan bir diğer önemli başlık ise kooperatifler kanunu değişikliği. Buna göre, etap etap inşaat yapan yapı kooperatifleri, tüm projelerini tamamlamadan üyelerine tahsis ettikleri konut ve iş yerlerinin tapu devrini gerçekleştiremeyecek.

MHP teşkilatlarında deprem sürüyor: İki il yönetimi daha görevden alındı
MHP teşkilatlarında deprem sürüyor: İki il yönetimi daha görevden alındı
İçeriği Görüntüle

Bu düzenleme ile yarım kalan projeler nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Özellikle geçmişte sıkça yaşanan “tapu verildi ama proje bitmedi” sorununa karşı daha sıkı bir kontrol mekanizması getiriliyor.

Çevre denetiminde yeni model

Torba yasa teklifinde çevre kanunu kapsamında da önemli değişiklikler yer alıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte “çevre danışmanlık firması” tanımı güncellenirken, sisteme “yetkilendirilmiş kişi” kavramı dahil ediliyor.

Bu kapsamda çevre yönetimi hizmeti verecek kişilerin, ilgili mühendislik veya fen fakültelerinden mezun olması ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi gerekecek. Böylece çevre denetimlerinin daha uzman kişiler tarafından yürütülmesi sağlanacak.

Ayrıca çevreye zarar verme riski bulunan işletmelerin çevre yönetimi hizmeti alma zorunluluğu getiriliyor. Çevre danışmanlık firmaları ise tespit ettikleri ihlalleri Bakanlığa bildirmekle yükümlü olacak. Bu düzenleme ile çevre ihlallerine karşı daha sıkı bir denetim mekanizması kurulması hedefleniyor.

Yapı sektörüne ağır yaptırımlar

Teklifte yer alan düzenlemeler, enerji kimlik belgesi ve yapı denetimi alanında da önemli yaptırımlar içeriyor. Ruhsatsız veya izinsiz yapılarda kullanılmak üzere hazır beton arz eden kişi veya kuruluşlara 500 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Bunun yanı sıra sahte belgelerle alınan müteahhitlik sınıflandırma belgeleri de geçersiz sayılacak. Bu belgelerle başlatılan projelerin ruhsatlarının iptal edilmesi ve ilgili belge numarasının 5 yıl süreyle kullanım dışı bırakılması planlanıyor.

Bu adımların, yapı sektöründe disiplinin artırılması ve güvenliğin sağlanması açısından önemli bir eşik oluşturması bekleniyor.

Yangın güvenliği yeniden şekilleniyor

Teklif kapsamında yangın güvenliği alanında da yeni bir düzenleme yapılması planlanıyor. Buna göre yangın güvenlik uzmanlarının görev alanları, denetim süreçleri ve ücretlendirme esasları Bakanlık tarafından belirlenecek.

Bu düzenleme ile özellikle büyük konut projeleri ve sitelerde yangın güvenliği standartlarının yükseltilmesi hedefleniyor.

Yerel yönetimlere yeni kısıtlama

Teklifte yer alan dikkat çekici başlıklardan biri de özelleştirme kanunu kapsamında yapılan değişiklik. Buna göre belediyeler ve bağlı kuruluşlarının yeni şirket veya kooperatif kurabilmesi Cumhurbaşkanı iznine bağlanıyor.

Aynı şekilde mevcut şirketlere ortak olunması veya sermaye aktarımı gibi işlemler de bu izne tabi olacak. Bu düzenleme ile yerel yönetimlerin ekonomik faaliyetlerinin merkezi kontrol altında tutulması amaçlanıyor.

Deprem desteklerine koruma kalkanı

Torba yasa teklifinde sosyal açıdan en dikkat çeken düzenlemelerden biri ise deprem destekleri ile ilgili. 6 Şubat depremlerinden etkilenen vatandaşlara verilen hibe ve kredilerin haczedilememesi öngörülüyor.

Bu desteklere ihtiyati tedbir veya haciz uygulanamayacak olması, depremzedelerin mali olarak korunmasını sağlayacak. Aynı zamanda ağır hasarlı yapıların yeniden inşasının hızlandırılması ve yaşamın normale dönmesi için hukuki süreçlerin önünün açılması hedefleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ