İzmir’de 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın hayatını kaybettiği ilaçlama faciasına ilişkin davada önemli bir aşamaya gelindi. İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu.

Savcı, temizlik ve ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlamaya yardımcı olan Eyüp G. hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istedi.

İlaçlama sonrası 1 yaşındaki Toprak hayatını kaybetmişti

Olay, 11 Kasım 2024’te Konak’ın Kahramanlar Mahallesi’nde meydana geldi. Dört katlı apartmanın en üst katındaki dairede yapılan ilaçlamanın ardından binada yaşayan çok sayıda kişi rahatsızlandı.

İhbar üzerine bölgeye AFAD’ın kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer uzman ekipleri ile itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Altay Toprak Kınalı, annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı ile apartmanda yaşayan Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs hastaneye kaldırıldı. Kalbi beş kez duran ve yeniden çalıştırılan Altay Toprak, üç gün sonra yaşamını yitirdi.

Tarım ilacı kullanıldığı tespit edildi

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, apartmanda kullanılan maddelerin yerleşim alanlarında kullanılmaması gereken tarım ilaçları olduğu belirlendi. AFAD ekiplerinin incelemelerinde ilaçlamada Kingphos ve Grainphos adlı maddelerin kullanıldığı tespit edildi.

Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlarda ise Altay Toprak Kınalı’nın kimyasal fosfin gazına maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.

Önce tahliye, ardından yeniden tutuklama

Soruşturmanın ilk aşamasında Bülent Öz ve Eyüp G. tutuklandı. İki sanık daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Adli Tıp raporlarının ardından savcılık iki isim hakkında yeniden gözaltı talimatı verdi. Yeniden gözaltına alınan Bülent Öz ve Eyüp G. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. İlk duruşmada Eyüp G. adli kontrol şartıyla tahliye edilirken Bülent Öz’ün tutukluluk hali devam etti.

Erdoğan-Tugay görüşmesinde dikkat çeken detay
Erdoğan-Tugay görüşmesinde dikkat çeken detay
İçeriği Görüntüle

Hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında ilk olarak “kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca apartmanda zehirlenen 5 kişi nedeniyle “silahla kasten yaralama” suçundan da 20’şer yıla kadar hapis talep edildi.

Davanın geldiği son aşamada ise savcının esas hakkındaki mütalaasında suç vasfını “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” olarak değerlendirdiği ve 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep ettiği görüldü.

Tanık ve sanığın ifadeleri çelişti

Son duruşmada apartmanda ilaçlama yaptıran kişilerin yakınları tanık olarak dinlendi. Tanık M.E., ilaçlamayı yapan kişilerin kendilerine “3 gün eve girmeyin” dediğini, apartmandaki diğer kişilerin de bilgilendirilmesini istediklerini söyledi.

Tutuklu sanık Bülent Öz ise tanığın bu anlatımını kabul etmedi. Öz, ilaçlama başlamadan önce apartmanda kimsenin bulunmayacağının kendilerine söylendiğini savundu. Diğer tanık S.G. de ilaçlamayı yapanların kendilerinden apartmandaki kişileri bilgilendirmelerini istediğini ifade etti.

“Annelik ve babalık haklarımızı kim verecek?”

Duruşmada söz alan Altay Toprak bebeğin babası Recep Kınalı, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Kınalı, “Bizim annelik ve babalık haklarımızı kim verecek?” diyerek yaşadıkları acıyı dile getirdi.

Duruşma 18 Kasım’a ertelendi

Savcının esas hakkındaki mütalaasını açıklamasının ardından taraf avukatları savunma hazırlamak için süre talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi kabul ederek sanıkların mevcut durumlarının devamına karar verdi.

Dava 18 Kasım 2026 tarihine ertelendi.

Kaynak: DHA