İzmir'in tarımsal sanayisiyle öne çıkan ilçesi Torbalı'da, bahar aylarında büyük bir titizlikle toprağa düşen fideler meyvelerini verdi. Nisan ayında gerçekleştirilen ekimin ardından temmuz ayı itibarıyla hız kazanan hasat süreci, Torbalı Ovası'nı adeta devasa bir kırmızı altın sergisine dönüştürdü. Tarlada olgunlaşan ürünler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte toplanarak traktör ve kamyonlar vasıtasıyla kurutma sahalarına naklediliyor. Özel olarak hazırlanan beyaz örtülerin üzerine serilen taze ürünler, coğrafyanın sunduğu nem oranı, rüzgar ve güneş açısının mükemmel uyumu sayesinde benzersiz bir lezzet kazanıyor.

Açık sergi alanlarında yürütülen bu devasa operasyon, sadece tarımsal bir hasat dönemi değil, aynı zamanda kentin ekonomik çarklarını döndüren stratejik bir üretim maratonu niteliği taşıyor. Bir hafta boyunca kavurucu sıcakta bekletilen ürünler; müşteri taleplerine göre tuzlu ya da kükürtlü işlemlerden geçirilerek ihracata hazır hale getiriliyor.

Yüzlerce kilometre öteden gelen emektarların zamanla yarışı

Bu zorlu ve bir o kadar da görsel şölen sunan sürecin arkasında, evlerinden yüzlerce kilometre uzakta ter döken mevsimlik tarım işçilerinin büyük emeği yatıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden gelerek ova kenarlarına kurdukları çadırlarda yaşam mücadelesi veren aileler, günün ilk ışıklarıyla birlikte sergi alanlarındaki yerlerini alıyor. Kavurucu Ege güneşinin altında saatlerce dizüstü çökerek çalışan emektarlar, el çabukluklarına bağlı olarak günde ortalama 100 ila 150 kasa ürünü ikiye bölerek sergi bezlerine nizami şekilde diziyor.

Kasa başına ücret alan tarım işçileri, sıcağın getirdiği tüm zorluklara rağmen aile bütçelerine katkı sunabilmek adına adeta zamanla yarışıyor. Çocukluğundan bu yana gurbet mesaisine çıkan çalışanlar, sıcak havanın etkisini artırdığı öğle saatlerinde dahi ritimlerini bozmadan kesim işlemine devam ediyor. Bölgeye gelen ailelerin çadır kentlerdeki yaşamı ve tarladaki temposu, Torbalı Ovası genelinde toplumsal bir dayanışma ve üretim ekosistemi meydana getiriyor.

Üreticinin yüzünü güldüren rekolte ve yüksek kalite beklentisi

Sezonun başlamasıyla birlikte sahaya inen bölge üreticileri, bu yılki rekolte miktarlarından ve ürünün kalitesinden son derece memnun. Hasat döneminin ilk günlerini değerlendiren yöre çiftçilerinden Kemal Saygıner, tarlalardaki verimin hem rekolte hem de ürün kalitesi açısından beklentileri fazlasıyla karşıladığını ifade etti. Sürecin bir hafta önce başladığını ve hava şartlarının kurutma işlemi için son derece elverişli seyrettiğini belirten Saygıner, tarladan toplanan ürünlerin tazeliğini kaybetmeden işlenme sahasına ulaştırılmasının nihai kaliteyi doğrudan etkilediğini vurguladı.

Kuru domatesin başkenti Torbalı’dan dünyaya ihracat yolculuğu
Kuru domatesin başkenti Torbalı’dan dünyaya ihracat yolculuğu
İçeriği Görüntüle

Güneşte doğal yöntemlerle kurutulan ürünlerin lezzet ve aroma açısından endüstriyel fırınlama yöntemlerine kıyasla açık ara önde olduğunu hatırlatan üreticiler, doğru zamanda yapılan doğru müdahalelerin ürün değerini katladığını dile getiriyor. Çiftçinin alın terinin karşılığını alabilmesi adına domates rekoltesi seviyelerinin yüksek seyretmesi, Ege tarımının sürdürülebilirliği açısından da kritik bir kalkan oluşturuyor.

Sanayiye dönüşen tarım ürünü beş kıtada sofraları süslüyor

Kuruluşundan bu yana ilçenin kalkınma hamlelerinde kilit rol oynayan kurutulmuş domates sektörü, tescillenen coğrafi işaretiyle uluslararası piyasalardaki marka değerini her geçen gün pekiştiriyor. Sezon değerlendirmesinde bulunan Torbalı Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun, ilçede yaklaşık 50 bin dönüm arazide ekim yapıldığını ve bu devasa üretimin yaklaşık dörtte birinin doğrudan kurutmalık sektöre ayrıldığını belirtti. Geçmişte ürünlerin yalnızca salça fabrikalarına düşük katma değerle satıldığını anımsatan Olgun, kurutma tesislerinin ve açık alan sergilerinin yaygınlaşmasıyla çiftçinin emeğinin gerçek karşılığını bulmaya başladığını aktardı.

Torbalı'nın iklimsel avantajları sayesinde elde edilen yüksek standartlı kuru ürünler, tarladan kalktıktan sonra modern fabrikalarda işlenerek Amerika Birleşik Devletleri'nden İtalya'ya, Almanya'dan İngiltere'ye kadar 100'e yakın ülkeye ihraç ediliyor. Dünya devlerinin pizza, makarna ve sos tercihlerinde ilk sıraya yerleşen bölge ürünü, doğrudan yaş satılmak yerine kurutularak işlendiğinde katma değerini yaklaşık 10 kat artırıyor. Yaklaşık bir ay sürmesi beklenen bu dev kurutma maratonu, bölgeye kazandırdığı milyonlarca dolarlık döviz girdisiyle Türkiye'nin tarımsal ihracat rekorlarına doğrudan katkı sunmaya devam ediyor.

Kaynak: AA