Türkiye genelinde sanayi, ticaret ve hizmet alanında faaliyet gösteren işletmelerin performansını ortaya koyan kapsamlı araştırma verileri paylaşıldı. Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması (NACE Rev. 2.1) esas alınarak hazırlanan geçici verilere göre, Türkiye ekonomisindeki dinamizmin ana sütunları netleşti. 2025 yılı itibarıyla ülkede faal olarak çalışma yürüten aktif girişim sayısı 4 milyon 16 bin 59 seviyesine ulaştı. Bu işletmelerin ülke ekonomisine kazandırdığı toplam ciro tutarı 124 trilyon 816 milyar TL olarak kayıtlara geçerken, üretim değeri 71 trilyon 351 milyar TL, faktör maliyetiyle katma değer ise 22 trilyon 201 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Çalışma hayatında sağlanan toplam istihdam sayısı ise 20 milyon 122 bin 817 kişi olarak hesaplandı.
Ekonomik faaliyet kollarının genel dağılımı incelendiğinde, Türkiye'deki işletme yapısının ve istihdam kapasitesinin merkezinde hizmet sektörünün yer aldığı açıkça görüldü. Faal durumdaki tüm işletmelerin %48,4'lük bölümü hizmet alanında kümelenirken, ticaret sektörü %31,6'lık payla ikinci, sanayi sektörü ise %12,4'lük oranla üçüncü sırada konumlandı. Çalışan sayıları açısından bakıldığında da hizmet sektörü, toplam istihdamın %41,2'sini tek başına sağlayarak iş gücü piyasasının en büyük emici gücü oldu. Sanayi sektörünün istihdamdaki payı %26,1 seviyesinde kalırken, sektörlerin ciro üretme kapasitesindeki sıralama ise oldukça farklı bir tablo ortaya koydu.
Girişim sayısı ve çalışan kapasitesinde hizmet alanının gerisinde kalan ticaret sektörü, iş yapma hacmi ve elde edilen gelir noktasında rakiplerini geride bıraktı. İç ve dış piyasalardaki alışveriş trafiğini yöneten ticaret sektörü, toplam ciro içerisinde %46,8'lik devasa bir pay alarak listenin ilk sırasına yerleşti. Üretimin odağındaki sanayi sektörü cirodan %28,5 pay alırken, işletme sayısı bakımından en geniş ağa sahip olan hizmet sektörünün ciro payı ise %17,8'de kaldı. Öte yandan, reel üretimin gücünü gösteren toplam üretim değerinde ise imalat sanayisi 27 trilyon 886 milyar TL ile açık ara liderliğini ilan etti. İmalatı 9 trilyon 134 milyar TL ile ticaret, 7 trilyon 976 milyar TL ile inşaat, 6 trilyon 801 milyar TL ile ulaştırma-depolama ve 4 trilyon 422 milyar TL ile enerji-iklimlendirme kısımları takip etti.
İşletmelerin çalışan sayılarına göre gruplandırıldığı ölçek analizinde, ciro üretimi ile istihdam dengesi arasındaki zıtlık dikkat çekti. Türkiye genelinde 250 ve üzerinde personeli bulunan büyük ölçekli kurumsal yapılar, toplam ülke cirosunun %34,3'ünü tek başlarına oluşturarak finansal gücün en önemli temsilcisi oldu. Finansal katkıda büyük firmaları %25,8 pay ile 1-9 çalışanı bulunan mikro işletmeler takip etti. İstihdam cephesinde ise tablo tamamen tersine döndü; 1-9 kişi çalıştıran küçük esnaf ve mikro girişimler toplam istihdamın %36,4'ünü göğüsleyerek en çok çalışan barındıran grup oldu. 250 ve üzeri çalışanı olan dev işletmelerin istihdamdaki payı ise %27,0 düzeyinde gerçekleşti.
Ülkenin katma değerli üretim dönüşümünü gösteren teknoloji seviyesi dağılımı, imalat sanayisine dair önemli ipuçları barındırıyor. Verilere göre imalat alanında faaliyet gösteren girişimlerin %54,4 gibi yarısından fazlası halen düşük teknoloji faaliyetlerinde yer alıyor. Düşük teknoloji grubunda yer alan bu tesisler, imalat sanayisindeki toplam istihdamın %47,9'unu ve üretilen toplam cironun %35,8'ini temsil ediyor. Yüksek teknolojiye geçiş süreçlerinin ve sanayideki dijital dönüşüm ihtiyacının önemi, açıklanan bu oranlarla bir kez daha rakamlara yansımış oldu. Çalışmanın geriye dönük kesinleşmiş sonuçlarının ve detaylı serilerinin Aralık 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.





