Ege’nin kültür başkenti İzmir, kadim Anadolu geleneklerinin yaşatıldığı son derece özel bir atölyeye ev sahipliği yapıyor. Evinin çatı katındaki mütevazı çalışma alanında zamana meydan okuyan 74 yaşındaki Emine Polat, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımızdan kitre bebek yapımını tek başına omuzluyor. Türk kültürünün zenginliğini, yöresel kıyafetlerini ve günlük yaşam ritüellerini minyatür boyutlarda yeniden var eden usta sanatçı, gösterdiği olağanüstü sabır ve emek sayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına layık görüldü.

Geven bitkisinden elde edilen doğal malzemeyi ince bir işçilikle harmanlayan Polat, tel iskelet üzerine pamuk şekillendirerek başladığı yolculuğunu adeta bir etnografya müzesine dönüştürüyor. Türkiye'nin dört bir yanından derlediği tarihi detayları bebeklerin yüz ifadelerinden giysilerindeki ilmeklere kadar yansıtan deneyimli zanaatkar, Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutan hafızasını diri tutuyor.

A A 20260807 42160055 42160034 A N A D O L U N U N K U L T U R E L M I R A S I N I K I T R E B E B E K L E R L E Y A S A T I Y O R

Geven otunun sütünden doğan meşakkatli sabır sanatı

Sanat yolculuğuna 2004 yılında hiçbir profesyonel destek almadan, kendi imkan ve araştırmalarıyla başlayan Emine Polat, kullanılan temel hammaddenin doğallığına ve yapım aşamasının zorluğuna dikkat çekiyor. Doğu ve İç Anadolu dağlarında yetişen geven bitkisinin öz suyundan elde edilen kitrenin bebek yapımındaki ana bağlayıcı olduğunu vurgulayan emektar sanatçı, bir eserin ortaya çıkış sürecinin haftalar aldığını ifade ediyor.

Sert yapıdaki kitrenin iki gün boyunca suda bekletilerek süzüldüğünü ve ardından pamukla hamur kıvamına getirilerek şekillendirildiğini belirten usta zanaatkar, üretim etabının inceliklerini şu ifadelerle anlatıyor:

"Kitre, dağlarda yetişen geven bitkisinin sütünden elde edilen çok özel bir doğal malzemedir. Bu malzemeyi iki gün suda bekletip kıvama getirdikten sonra pamukla yoğuruyoruz. Oluşturduğumuz tel iskeletin üzerine bu karışımı uygulayarak bebeklerin yüz hatlarını, kıvrımlı ellerini ve parmaklarını tek tek el emeğiyle biçimlendiriyoruz. Her bebeğin yüz ifadesini oluştururken o yörenin insanının mizaç özelliklerini zihnimde canlandırıyorum. Bu nedenle el yapımı bu eserlerin hiçbiri bir diğerinin aynısı olmuyor."

Tarihi kaynaklar taranarak 81 ilin kültürel haritası çıkarıldı

Sanat hayatının ilk dönemlerinde aslına uygun yöresel kıyafet örnekleri bulmakta büyük zorluklar yaşadığını belirten kitre bebek ustası Polat, akademik arşivlerden faydalanarak bu engeli aştı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü öğretim üyelerinin geniş arşivlerini titizlikle inceleyen Polat, kıyafetlerin kumaş dokusundan üzerindeki motiflere kadar her detayı tarihsel gerçekliğe sadık kalarak hazırladı.

Aylarca süren bu akademik ve sanatsal çalışmanın neticesinde Türkiye'nin 81 vilayetini temsil eden kadın ve erkek figürlerinden oluşan 160 parçalık devasa bir koleksiyon ortaya çıktı. Hazırladığı bu dev eseri kişisel mülkiyetinde tutmak yerine halkın kullanımına sunmayı tercih eden Polat, koleksiyonunu koruma altına alınması amacıyla Malatya Kent Müzesi’ne bağışladı. Bugün müzede sergilenen bebekler, ziyaretçilere Türkiye'nin tekstil ve etnografya tarihini görsel bir şölenle sunuyor.

A A 20260807 42160055 42160036 A N A D O L U N U N K U L T U R E L M I R A S I N I K I T R E B E B E K L E R L E Y A S A T I Y O R

Unutulmaya yüz tutan elbiseler ve gelenekler bebeklerde yaşıyor

Sanatının temel amacının nostaljik bir obje üretmekten ziyade kültürel aktarımı sağlamak olduğunun altını çizen Emine Polat, günümüz modern çağında kaybolan yaşam tarzlarını bebekler aracılığıyla ölümsüzleştiriyor. Erzincan, Erzurum ve Bayburt yöresine özgü olan ancak günümüzde kullanımı neredeyse son bulan 'ehram' dokumasını bebekler üzerinde yeniden canlandıran sanatçı, genç kuşakların bu değerlerle bağ kurmasını sağlıyor.

Sergilerde gençlerin bu kıyafetleri şaşkınlıkla incelediğini dile getiren usta sanatçı, kültürel köprünün önemini şu sözlerle aktarıyor:

"Erzincan yöresinde eskiden hanımların büründüğü ehram artık günlük hayatta kullanılmıyor. Ben ehramlı bir bebek yapıp sergilediğimde gençler gelip 'Bu nedir?' diye merakla soruyor. Yine aynı şekilde köylerde tandır başında kete pişiren, ekmek açan kadınlarımızı figüre ettim. Artık o geleneksel tandırlar da kalmadı. Bizim amacımız, ekmeğin ve böreğin piştiği o sıcak geleneksel mutfak kültürümüzü yeni nesillere eksiksiz aktarabilmektir."

Avrupa ve Uzak Doğu'da Anadolu kültürünün elçisi oldu

Ege’deki atölyesinden çıkan nadide eserlerle uluslararası alanda da adından söz ettiren emektar sanatçı; Almanya, Fransa ve Bulgaristan gibi ülkelerde düzenlenen kültürel organizasyonlarda Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Yurt dışı sergilerine kendi elleriyle diktiği geleneksel Ege ve Anadolu kıyafetlerini giyerek katılan Polat, Avrupalı sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Sinemalarda bu hafta: Örümcek-Adam ve Modi dahil 4 yeni film vizyonda
Sinemalarda bu hafta: Örümcek-Adam ve Modi dahil 4 yeni film vizyonda
İçeriği Görüntüle

Zeybek figürlerinden mehteran takımına, Semazenlerden gelin-damat mizansenlerine kadar geniş bir yelpazede Anadolu kültürü ürünleri veren Polat, el emeği göz nuru bebekleriyle kurduğu duygusal bağı şu içten sözlerle tamamlıyor:

"Yaptığım her eserle aramda görünmez bir gönül bağı kuruluyor. Onları adeta birer canlı gibi yaşıyor ve çok seviyorum. Bu yüzden satılan her bebeğimin ardından uzun süre üzüntü duyuyorum. Bir festivalde İzmir temalı bebeklerimi Japon bir aile satın almıştı. Onları teslim ettikten sonra arkalarından 'Keşke vermeseydim' diye gözyaşı döktüm. Onlarla bütünleşiyor, aynı duyguyu paylaşıyorsunuz. Nefesim yettiği, ömrüm müsaade ettiği sürece bu kadim kültürü yaşatmaya devam edeceğim."

Kaynak: AA