Gelişen algoritmik yenilikler, veri odaklı sistemler ve hesaplama kapasiteleriyle küresel dengeleri değiştiren kritik teknolojiler, ulusal güvenlik ve ekonomik bağımsızlığın temel taşı haline geliyor. Bu kapsamda Türkiye, teknolojik bağımsızlığını pekiştirecek ve ülkenin verimlilik düzeyini artıracak devasa bir adım attı. 2021-2025 yıllarını kapsayan ilk strateji dönemindeki önemli kazanımların üzerine inşa edilen yeni stratejik belge, Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı başlığı altında kamuoyuna duyuruldu. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren metin, kamu kurumlarından özel sektöre kadar geniş bir ekosistemi kapsıyor.

Hazırlanan yeni düzenleme, küresel ekonominin ve üretim modellerinin sil baştan şekillendiği bu kritik dönemde Türkiye'nin teknolojik sınırlarını korumayı ve güçlendirmeyi amaçlıyor. Genelgede, yapay zeka alanında kazanılan yetkinliklerin ülkelerin uluslararası alandaki rekabet gücünü doğrudan belirlediğine dikkat çekiliyor. Bu doğrultuda, veriden değer üreten ve sürdürülebilir kalkınmayı merkezine alan bütüncül bir anlayış yerel ekosisteme kazandırılıyor.

Dört temel ilke üzerinden vizyoner yol haritası çizildi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın öncülüğünde; üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün ortak akıl süzgecinden geçerek hazırlanan stratejik plan, beş yıllık dönem için kapsamlı eylem adımları barındırıyor. Insan odaklılık, güvenlik, etik sorumluluk ve dijital egemenlik esas alınarak oluşturulan bu yeni çerçeve, "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" şeklinde özetlenen temel ilkeler üzerine kuruldu. Yayımlanan metinde, bu ilkelere bağlı kalınarak kamu kurumlarının tam bir eş gütüm ve kararlılık içerisinde hareket etmesinin altı çizildi.

Eylem planı ile öncelikli olarak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, eğitim müfredatlarının güncellenmesi ve yerli altyapıların desteklenmesi planlanıyor. Bunun yanı sıra, yerli veri ve yüksek kapasiteli hesaplama altyapıları güçlendirilerek dışa bağımlılığın asgari seviyeye indirilmesi hedefleniyor. Kamuda ve sanayide süreç verimliliğini artıracak yapay zeka uygulamalarının yaygınlaştırılması, Türkiye'nin uluslararası pazarlarda rekabet edebilir, güvenilir ve yüksek katma değerli teknoloji üreten bir ülke konumuna yükselmesini sağlayacak.

Ege’nin iki yakasından ortak ses: Barış
Ege’nin iki yakasından ortak ses: Barış
İçeriği Görüntüle

Bakanlık kaynakları milli teknolojinin merkezini oluşturacak

Yeni strateji belgesinin detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin bu büyük teknolojik dönüşümün seyircisi değil, ana aktörlerinden biri olacağını ifade etti. Kendi değerleriyle uyumlu teknolojik altyapılar geliştiren bir yapının kurulduğunu aktaran Bakan Kacır, sağlık sektöründen eğitime, sanayi üretiminden kamu hizmetlerine kadar stratejik alanlarda yerli çözümlerin ölçeklendirileceğini kaydetti.

Güçlü AR-GE ekosistemi ve dinamik genç nüfusa vurgu yapan yetkililer, Türkiye'nin yapay zeka alanında yeteneklerin ve yatırımların cazibe merkezi haline geleceğini savunuyor. Teknolojik egemenliğin kurulmasında bu alandaki atılımların kritik rol oynayacağını belirten Bakanlık, milli teknoloji vizyonu doğrultusunda tüm kurumların üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getireceğini vurguladı.

Kaynak: AA