SEMİ TEKTAŞ/YENİ Parti Çeşme Belediye Meclis Üyesi Barış Dalgıç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda söz alarak İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine yönelik 4 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’nı gündeme taşıdı. Özelleştirme sürecinin 30 yıllık işletme hakkı devrini içerdiğine dikkat çeken Dalgıç, kararın kamu yararı açısından ciddi sonuçlar doğuracağını savundu.

“Bu yolun maliyeti yıllar önce ödendi”

İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirme kapsamına ilk kez 2010 yılında alındığını hatırlatan Dalgıç, son kararla birlikte işletme hakkı devrinin 30 yıla çıkarıldığını ve sürecin 2031 sonuna kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Dalgıç, otoyolun Yap-İşlet-Devret modeliyle inşa edilmiş borçlu bir proje olmadığına vurgu yaparak şöyle konuştu:
“Karşımızda Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılmış borçlu bir yol yok. Karşımızda parasını milletimizin ödediği, maliyetini yıllar önce kapatmış ve her yıl kâr sağlayan kamusal bir varlık var. Kasaya düzenli gelir getiren, kamuya ait bir yolu 30 yıllığına özel bir şirkete devretmenin kamu yararıyla hiçbir alakası olamaz.”

“Ulaşım süresi 5-6 saate çıkabilir”

Özelleştirmenin ardından geçiş ücretlerinde yaşanabilecek artışların sürücüleri ücretsiz olan eski İzmir yoluna yönelteceğini savunan Dalgıç, bunun Narlıdere, Güzelbahçe ve Urla hattında ciddi trafik baskısı yaratacağını söyledi. Yoğun dönemlerde İzmir-Çeşme arasındaki ulaşımın halihazırda 3 ila 3,5 saati bulabildiğini belirten Dalgıç, şu ifadeleri kullandı: “Otoyol ücretleri katlanıp vatandaş ücretsiz olan eski İzmir yolunu tercih ettiğinde; Narlıdere, Güzelbahçe ve Urla içinden geçen yolda ulaşım süresinin 5-6 saate çıkması kaçınılmazdır.”

Esnaf ve turizm için maliyet uyarısı

Kararın yalnızca sürücüleri değil, Yarımada ekonomisini de etkileyeceğini belirten Dalgıç; her gün İzmir merkez ile Çeşme, Urla ve Karaburun arasında gidip gelen yurttaşların yanı sıra personel ve okul servisleri, nakliyeciler, tedarikçiler ve turizm sektörünün de artan maliyetlerle karşılaşacağını söyledi. Yüksek geçiş ücretlerinin günübirlik ziyaretçi sayısını azaltabileceğini savunan Dalgıç, bunun yerel esnaf üzerinde ek baskı oluşturacağını ifade etti. “Yüksek geçiş ücretleri ve kilitlenen yollar sebebiyle Çeşme, Urla ve Karaburun’a gelen günübirlik ziyaretçiler bölgeden uzaklaşacak. Böylelikle yerel esnafımız zorlu ekonomik şartlarda bir darbe daha yiyecek.”

İzmir’de limonun fiyatı dalda başla, rafta bambaşka
İzmir’de limonun fiyatı dalda başla, rafta bambaşka
İçeriği Görüntüle

“Bakım yükü belediyelerin üzerine kalacak”

Özelleştirme sonrasında ağır tonajlı araçların eski yola yönelmesinin belediyeler açısından yeni maliyetler yaratacağını dile getiren Dalgıç, yol bakım ve asfalt giderlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin bütçelerine yansıyacağını savundu. Dalgıç, özellikle Alaçatı-Çeşme hattındaki ilçe içi otoyol geçişlerinin ücretsiz hale getirilmesini talep ettiklerini belirterek, bunun tersine hattın özel sektöre devredilerek daha pahalı hale getirilmesine karşı olduklarını kaydetti.

“İzmir-Çeşme Otoyolu kamusal bir mirastır”

Konuşmasının sonunda İzmir-Çeşme Otoyolu’nun yalnızca bir ulaşım hattı değil, kamu kaynaklarıyla oluşturulmuş bir değer olduğunu vurgulayan Dalgıç, meclis üyelerine ortak tavır çağrısında bulundu.
“İzmir-Çeşme Otoyolu bir şirketin kâr kapısı veya bütçenin ‘kötü gün akçesi’ değil; halkın ödediği vergilerle inşa edilmiş kamusal bir mirastır. 30 yıllık bu ipotek kararına karşı tek ses olmalı ve bu kararın karşısında durmalıyız.”

Kaynak: HABER MERKEZİ