Hafta içinde yolum Karşıyaka’ya düştü, bazı dostları görecektim. Vapurdan indim, Çarşı’ya girdim, bir anda Salah Birsel Sokağı’nda buldum kendimi. İsmini taşıyan levhayı görünce -nedense- Nahit Ulvi Akgün’ün “Anılar Sokağı”nı anımsadım; “Geçtim anılar sokağından/ Penceresi balkonu kapısı/ Yapı eski zaman yapısı/ Merdivenlerde geçmişe dalan/ Birkaç yaşlı arda kalan/ Onları ne arayan var ne soran/ Onlar ki bu kentin simgesi/ …”

Sonra da Salah Birsel’in “İzmir” dizeleri elbette;
“…Şimdi kalkıp İzmir’e gitseniz/ Aklınız başınızdan uçar/ Parklar selam durur/ Vapurlar gülüşürler/ Şimdi kalkıp İzmir’e gitseniz/ Körfezde geçen günler/ Yalnızlığın ölmezliğindedirler…”
xxxx
Salah Birsel; kıymetli şair, deneme yazarımız. Yunus Bekir Yurdakul hocamın ifadesiyle “ilk şiirleri İzmir’den pırpırlandı.” İlk şiiri 1937’de “Gündüz”de yayımlanan Salâh Birsel’in ilk kitabıysa “Dünya İşleri” adıyla 1947’de okurla buluşmuştur.
Kitaptan bir örnek. “Bulut Geçti başlıklı şiir: “Sen şimdi kocanın evinde oturursun/ Ve saçların artık eskisi gibi değil/ Geceleri yemekten sonra/ Çorap söküğü dikersin/ Belki de ellerin soğan kokar/ Senin kocan bir suratı çirkin adam/ Ağzı açık uyur/ Ve senin vücudun bozulur çocuk doğurdukça.”Şairin; alıntıladığımız şiiri “aile karşıtı düşünceler içerdiği” gerekçesiyle yargılanmış olduğunu da ifade edelim.(Enver Topaloğlu, “Yerginin Sarı Kanatlı Şiir Atı” başlıklı artıgerçek’teki yazısından).

Bir anı yine Yurdakul’un “Unutulmayan İnsanlar” kitabından: “Salah Birsel, 9 Mayıs 1991 tarihli günlüğünde, ‘en büyük, en gerçek okuru’ dönemin ünlü sunucusu Orhan Boran’ı gösterir. Ve sözü, Boran’ın, aynı tarihli Cumhuriyet Kitap ekinde yöneltilen ‘Bugünlerde ne okuyorsunuz?’ sorusuna verdiği yanıta getirir. İşte Orhan Boran’ın yanıtı; ‘Salah Birsel’in tüm yapıtlarını, hem de üçüncü kez, yudum yudum içerek okuyorum’. Ve Boran’ın sözleri üzerine Salah Bey’in günlüğüne yazdıkları; Bunu bana sorsalar ben de ancak böyle karşılık verirdim.”

xxxx
Salâh Birsel’in yayımlanan şiir ve deneme kitaplarından da söz edelim;
ŞİİR: Dünya İşleri, Hacivat’ın karısı, Ases, Kikirikname), Haydar Haydar, Köçekçeler , Bütün Şiirleri , Varduman, Yalelli, İnce Donanma, Rumba da Rumba, Yaşama Sevinci, Çarleston, Baş ve Ayak, Sevdim Seni Ey İnsan. DENEME, ELEŞTİRİ, GÜNLÜK: Şiirin İlkeleri, Günlük, Sev Beni Sev, Kendimle Konuşmalar, Şiir ve Cinayet, Kahveler Kitabı, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Kuşları Örtünmek, Kurutulmuş Felsefe Bahçesi, Boğaziçi Şıngır Mıngır, Halley Kimi Kurtarır, Paf ve Puf, Hacivat Günlüğü, Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi, Amerikalı Tolstoy, İstanbul-Paris, Bir Zavallı Sarı At, Yapıştırma Bıyık, Şişedeki Zenci, Asansör, Kediler, Aynalar Günlüğü, Seyirci Sahneye Çıkıyor, Bay Sessizlik, Nezleli Karga, Yaşlılık Günlüğü, Gandhi ya da Hint Kirazının Gölgesinde, Gece Mavisi, Papağanname, Yanlış Parmak. ROMAN: Dört Köşeli İnsan. İNCELEME: Fransız Resminde İzlenimcilik, Goethe.
Eleştirmenlere göre, “okurun benimsediği alışılmış kalıpları sarsma isteğiyle olağandaki şaşırtıcı, çarpıcı yanları arayarak genellikle taşlama havasına kaymıştır. Dizelerinde şiirimize yeni bir estetik getirme çabası sezilmiştir. Şiirleri öncelikle zekaya, ince alaya dayanan yergi ağırlıklı şiirlerdi. “Garip” ve “İkinci Yeni” akımlarını kendine göre yorumlayandır. Şiirlerinde halk şiirine yaklaşan bir söyleyiş yöntemi hakimdir. Son derece yalın üslubu, hoşgörülü konu seçimleri ve ince alaylı yaklaşımıyla, kendine özgü farklı bir yerdedir.

xxxx
Turgut Uyar’ın Kasım 1979’da Elele dergisinde, yayımlanan yazısında Salâh Birsel ve şiiriyle ilgili değerlendirmesi şöyledir: “Salâh Birsel, yazınımızda asıl ününü ozan olarak yapmıştır. İncelikli, iğneli, özgün bir şiir kurmuştur. Bugün de Salâh Birsel adı nerede geçerse geçsin, hemen bir ozan gelir akla.”
Uyar sözü Birsel’in deneme türünde de ne kadar başarılı bir yazar olduğuna getiriyor ve diyor ki: “Salâh Birsel, ayrıca son derece yetkin, titiz ve çok geniş açılı bir deneme yazarıdır. Ele aldığı konuları, kökeninden başlayarak şaşılacak ayrıntı, örnek ve gözlemlerle geliştirir. Bu ayrıntıları, alıntıları, nereden, nasıl bulduğuna ve konusu etrafında nasıl bütünlediğine akıl erdiremezsiniz. Örneğin, Nâzım’ın, Ahmet Haşim’in, Necatigil’in şiirlerinden, Tevfik Fikret’in ‘Aşiyan’ından söz edeceği bir yazıya, Roma imparatoru Neron ve Asya Prokonsül’ü Vetus’la başlar. Birsel’in en önemli özelliği, şiirleri ve deneme yazıları arasındaki kişilik bütünlüğüdür. Şiirlerindeki o ince alaylı iğneleme havasını, denemelerinde de aynı incelik ve ustalıkla sürdürür.”
xxxx
27 yıl aramızdan ayrılan bir “anısı güzel” Güzel İzmir Simgelerinden Salah Birsel’i Refik Durbaş “tarifiyle” analım; “Yüzü Bir Şiirin Yüzü Şairdir O!”
“Edebiyatımız onunla salah buluyor…”