Karaburun Belediye Başkanı Av. İlkay Girgin Erdoğan, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamayla Yeni Parti’den istifa ettiğini açıkladı. Parti içi demokrasi, örgüt yönetimi ve İzmir il kongresi sürecinde yaşananlara tepki gösteren Erdoğan, kendisine verilen sözlerin tutulmadığını ve itirazlarının dikkate alınmadığını belirtti.
Erdoğan, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı’nın kongre sonrasında demokrasi ve kapsayıcı yönetim konusunda verdiği mesajlarla uygulamalar arasında çelişki bulunduğunu savundu. İlçe ve il yönetimlerinin belirlenme süreçlerini eleştiren Erdoğan, parti içinde yaşananların istifasında belirleyici olduğunu ifade etti.
“Sözde demokrasiye karşı onurlu bir duruş”
Parti içinde yaşananlara uzun süre sessiz kaldığını belirten Erdoğan, ayrıldığı partinin zarar görmemesi için bugüne kadar açıklama yapmadığını kaydetti. Ancak kendisine yönelik gerçek dışı iddialar ve İzmir il yönetiminin belirlenme sürecinde yaşananlar karşısında sessiz kalamayacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Her şeye rağmen bugüne kadar ayrıldığım partinin zarar görmemesi adına sustum. Ancak hakkımda yürütülen gerçek dışı iftiralara, asılsız söylemlere ve İzmir İl Yönetimi’nin seçiminde yaşananlara karşın bu haksızlığa sessiz kalınmasına daha fazla göz yummam mümkün olmadığından, bu açıklamayı yapmak şahsım adına bir zorunluluk hâline gelmiştir.”
Erdoğan, parti genel başkanının kongre sonrasında Meclis kürsüsünden yaptığı demokrasi vurgusunu hatırlatarak, söz konusu yaklaşımın örgüt içindeki uygulamalara yansımadığını savundu. Genel başkanın açıklamasından şu bölümü aktardı:
“Bir ilçede aday seçilmişse o aday önemli bir güç elde etmiştir. Ancak bu gücü eline alıp ‘Listemi kendim yaptım, bundan sonrasına karışmam’ diyerek ilçeyi dışlayan, kucaklamayan bir anlayışa girerse Genel Başkan onun arkasında değil, karşısında olacaktır. Ertesi gün bir araya gelinmesini, ilçeyi kucaklayacak ortak bir yönetim listesi oluşturulmasını istiyorum.”
“Verilen söz tutulmadı”
İlçe yönetiminde görev alan bazı isimlere yönelik itirazlarını aktardığını kaydeden Erdoğan, kendisine verilen sözlerin tutulmadığını ifade etti. Erdoğan, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
“Bunun üzerine; Genel Merkezden yanıma gelen iki milletvekili, yanlışlığın düzeltileceğini ve söz konusu iki yöneticinin yönetimden çıkarılacağını ifade etti. Ben de tek bir şart koydum: Bu düzeltme, il kongresi yapılmadan önce gerçekleştirilecekti.
Ancak verilen söz tutulmadı.”
“Partili ve seçilmiş bir belediye başkanına bu üslup kabul edilemez”
Erdoğan, istifa kararına giden süreçte İzmir İl Başkanlığı seçimi sırasında yaşadığını belirttiği bir olayı da kamuoyuyla paylaştı.
Erdoğan, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“İlçe başkanı telefonla aramaya başladı bende listenin en başında gördüğüm ve senin tanıdığın ismi meclis üyeme seslenerek yardımcı olması amacıyla aramasını söyledim. İl adına görevli bulunan İl Başkan Yardımcısı Gülden Aslı Değirmenci (milletvekili Taceddin Bayır’ın ablasının kızı) bana ilçe yöneticilerinin ve örgütünün önünde bağırarak ‘İlkay Başkan, derhal burayı terk edin! Siz burada duramazsınız!’ demesine istinaden bende kendisine önce odadaki diğer yöneticileri çıkarması gerektiğini ondan sonra kendimin çıkacağını ifade ederek parti binası boşaltıldıktan sonra ayrıldım.”
Yaşananları yalnızca kendisine yönelik bir saygısızlık olarak görmediğini belirten Erdoğan, bunun Karaburun halkına ve demokratik siyaset anlayışına da saygısızlık olduğunu savundu.
Erdoğan, istifa kararını şu sözlerle açıkladı:
“Ancak sadece o binayı terk etmedim, o gün partimden de istifa ettim. Çünkü makam, insan onurunun üzerinde değildir. Bir koltukta oturmak uğruna saygısızlığı kabullenmek, yanlış karşısında susmak benim siyasi anlayışıma sığmaz.”
“Demokrasi yalnızca seçim sandığından ibaret değildir”
Erdoğan, açıklamasının sonunda parti yönetimine beş soru yöneltti. Genel başkanın açıkladığı ilkelerin kimler için geçerli olduğunu soran Erdoğan, itiraz eden belediye başkanlarının neden dışlandığını ve verilen sözlerin neden tutulmadığını sorguladı.
Erdoğan'ın kamuoyuna yönelttiği sorular şöyle:
“1) Genel Başkanın kürsüden açıkladığı ilkeler kimin için geçerli idi?
2. İlçeyi kucaklamayan yönetimlere karşı durulacağı söylenirken, itiraz eden belediye başkanları neden dışlanmıştır?
3. Verilen sözler neden tutulmamıştır?
4. Demokratik temsil ve kucaklayıcılık söylemleri, uygulamada neden görmezden gelinmiştir?
5. Sözde Demokrasi şöleninde ön seçim vaad ediliyor ise ilçe ve il yönetim listesi neden çarşaf değil, blok liste olmuştur?”
“Demokrasi; yalnızca seçim sandığından ibaret değildir. Demokrasi; farklı görüşleri dinlemek, seçilmiş iradeye saygı duymak, kimseyi dışlamamak ve verilen sözü tutmaktır. Söylem başka, uygulama başka olduğunda tezatlık yaşanan bu süreçte yalnızca kişiler değil, partiye olan güven de kaybedilir.”




