Türk futbolunun en köklü ve tarihi çınarlarından biri olan İzmir temsilcisi Altay, tarihinin en karanlık idari ve finansal krizlerinden birini yaşıyor. Gelinen son noktada kulüp yönetiminin yetkilerini hukuki süreçler doğrultusunda kayyıma devretme kararı alması, asırlık camiada büyük bir infiale ve üzüntüye yol açtı. Sürecin belirsizleşmesi ve kulübün sahipsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalması üzerine Altaylı taraftarlar düğmeye basarak seslerini tüm kente duyurmak adına eylemlilik sürecini başlattı.
Siyah-beyaz sevdalıları, kentin sembol noktalarında açtıkları sitem dolu pankartlarla İzmir'in mülki amirlerini, iş dünyasını ve yerel dinamiklerini göreve çağırdı. Kulübün içinde bulunduğu ağır bilançodan kurtulması için adeta bir seferberlik ilan eden taraftar grupları, ses getirecek büyük bir kent yürüyüşü için de hazırlıklara başladı.
İzmir meydanlarında yükselen sitem dolu mesajlar dikkat çekti
Siyah-beyazlı renklere gönül veren binlerce taraftarın organize ettiği protesto eylemleri, İzmir'in en işlek ve tarihi meydanlarına taşındı. Taraftarların hazırlattığı ve üzerinde "Yazıklar olsun sana İzmir. Büyük Altay'ı yalnız bıraktın" ifadelerinin yer aldığı dev pankart; Konak Meydanı, Cumhuriyet Meydanı ve Gündoğdu Meydanı gibi kentin kalbinin attığı lokasyonlarda sergilendi.
Eylemlerin son durağı ise kulübün mabedi sayılan Alsancak Mustafa Denizli Stadı önü oldu. Stadyum çevresinde toplanan kalabalık, asırlık kulübün yalnız bırakılmasına tepki göstererek şehrin mülki ve idari yetkililerini somut adım atmaya davet etti. Kent genelinde büyük yankı uyandıran bu hamlenin ardından taraftar temsilcilerinin daha geniş katılımlı bir kitlesel yürüyüş organizasyonu için valilik ve emniyet birimleriyle temas kurduğu öğrenildi.
İş insanı Vahdettin Heyal 50 milyon TL bütçeyle taşın altına elini koydu
Siyah-beyazlı camiada kayyım gölgesi ve belirsizlik hakimken, kulüp yönetiminde daha önce de görev alma girişiminde bulunan iş insanı Vahdettin Heyal sessizliğini bozarak yeniden adaylığını açıkladı. Yaşanan karamsar tabloya ve yüksek borç yüküne rağmen çıkış yolunun mevcut olduğunu vurgulayan Heyal, kulübün geleceğini kurtarmak adına hazırladıkları finansal paketi kamuoyuna duyurdu.
Geçmiş dönemlerde edindikleri tecrübelerden ders çıkardıklarını ve tamamen şeffaf bir yönetim anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Vahdettin Heyal, "Geçmişte acemiliğimizden hatalarımız oldu. Bunlardan ders aldık. Kulübün tek kuruşuna zarar vermedik. Kavga etmeden, tüm camiayı kucaklayıp Altay'ı düzlüğe çıkarmak istiyoruz. Bu Altay'ın küllerinden doğma hareketidir. İki planımız var. Kısa vadede ligde kalacak takımı kurup, kulübü işler hale getirmek. Bu sene yaklaşık 50 milyon TL bütçemiz var. Elimizde ne bir sponsor ne de yatırımcı var. Bu bütçe ekibim adına şahsım tarafından oluşturulacak. Uzun vadede şirketleşme ile borçların tasviyesini sağlayacağız. Enkaz edebiyatı yapmadan bu bayrağı yere düşürmeyeceğiz" sözleriyle kararlılığını sergiledi.
Rakipler sahaya inerken seçimli genel kurul çağrısı yapıldı
Ligdeki rakip takımların yeni sezon transferlerini tamamlayarak sahaya inip kamp çalışmalarına başladığını hatırlatan Heyal, zaman kaybının Altay’ın sporsal geleceğini tamamen karartacağını söyledi. Kayyım kararı doğrultusunda kulübün zaman kaybetmesinin telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını ifade eden tecrübeli iş insanı, mevcut yönetimin ve hukuki organların derhal seçimli genel kurul kararı alması gerektiğini vurguladı.
Yasal süreçlerin uzaması durumunda transfer tahtasının açılması ve kadro kurulumunun imkansız hale geleceğine dikkat çekilirken, camianın önde gelen isimlerinin de devredilme kararına karşı birleşerek sandık kurulması yönünde baskı yaptığı ifade ediliyor. Önümüzdeki günlerde kulüpte yaşanacak hukuki gelişmeler Ege futbolunun merkezinde yer almaya devam edecek.





