Aydın kent merkezi, geçtiğimiz haftalarda sabaha karşı yaşanan trajik bir ev yangınıyla sarsılmıştı. İlk etapta sıradan bir kaza veya elektrik kontağı kaynaklı bir yangın afeti gibi değerlendirilen vaka, adli mercilerin ve emniyet birimlerinin yürüttüğü titiz saha çalışmaları neticesinde kan donduran bir cinayet soruşturmasına evrildi. İstiklal Mahallesi 1067 Sokak üzerinde bulunan çok katlı bir apartmanın ikinci katındaki dairede 16 Ağustos saat 04.00 sıralarında patlak veren alevler, bölge sakinlerine büyük korku yaşatmıştı. Komşuların yükselen dumanları ve patlama seslerini fark ederek yaptığı ihbarın ardından adrese itfaiye, sağlık ve polis ekipleri yönlendirilmişti. İtfaiye erlerinin alevlerle yürüttüğü bir saatlik mücadelenin ardından acı gerçekle yüzleşilmiş, ev içerisinde mahsur kalan 32 yaşındaki Mazlum Çiçek’in cansız bedenine ulaşılmıştı.
Mutfağın kapısı dışarıdan kilitli bulundu
Olay yerinde incelemelerini derinleştiren teknik ve kriminal ekipler, yangının çıkış noktası ve seyri konusunda çelişkili durumlar tespit etti. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma dâhilinde evin bölmelerini inceleyen uzmanlar, Mazlum Çiçek’in cesedinin bulunduğu mutfak kapısının dışarıdan kilitlenmiş olduğunu belirledi. Talihsiz adamın alevlerin ortasında kalmasına rağmen odadan çıkamadığı ve mutfakta mahsur kalarak yaşamını yitirdiği saptandı. Ayrıca yangın sonrasında evden ayrılmaya çalışan yaralı eş Derya Çiçek’in (31), hayati bir panik anında olunmasına rağmen önceden özenle toplandığı anlaşılan ve içerisinde kıymetli ziynet eşyaları ile nakit paraların bulunduğu kişisel çantasını yanına aldığı belirlendi. Bu şüphe uyandıran ayrıntı, olay yeri inceleme ekiplerinin araştırmalarını doğrudan kasıt ihtimali üzerine yoğunlaştırmasına neden oldu.
Yangından bir gün önce akaryakıt istasyonundan bidonla benzin almış
Emniyet güçlerinin çevredeki güvenlik kameraları ve akaryakıt istasyonları üzerinde yaptığı geriye dönük taramalar, korkunç şüpheyi destekleyen somut delilleri ortaya çıkardı. Yaralanan Derya Çiçek’in yangından tam bir gün önce bölgedeki bir akaryakıt istasyonuna gittiği kayıtlara yansıdı. Genç kadının istasyon görevlilerine "Eşim aracın başında kaldı, yolda benzinimiz bitti, o yüzden almaya geldim" şeklinde yalan beyanda bulunarak plastik bir bidona benzin doldurttuğu tespit edildi. Elde edilen bu kritik bilgi ve evde tespit edilen yanıcı madde kalıntıları, facianın arkasında önceden tasarlanmış bir planın bulunabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Şüpheli kadın hakkında gözaltı kararı çıkarıldı
Soruşturmayı daha da derinleştiren adli makamlar, şüphelerin merkezindeki eş hakkında vakit kaybetmeksizin adli adım attı. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı, toplanan deliller ve yangının çıkışına ilişkin hazırlanan ilk ön raporlar ışığında Derya Çiçek hakkında gözaltı kararı verdi. İddialara göre genç kadının, akaryakıt istasyonundan temin ettiği bidonla benzin ile evin mutfak bölümünü ve koridorunu ateşe verdiği, ardından eşini mutfak odasına kilitlediği değerlendiriliyor. Alevlerin arasında kalarak dumandan etkilenen ve vücudunda ciddi yanıklar oluşan Derya Çiçek’in, İzmir Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesindeki tedavisi devam ediyor. Sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirilen şüphelinin, hastanedeki tedavi sürecinin tamamlanması ve doktorların onay vermesinin ardından emniyet mensuplarınca ifadesinin alınarak gözaltı işlemlerinin icra edileceği bildirildi.




