
İzmir’in Çiğli ilçesinde, Aysel Aydemir’i silahla yaralayan Ferhat Bingöl hakkında verilen 15 yıl hapis cezası, Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Yargıtay, sanığın eyleminin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturmadığına karar vererek dosyayı yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderdi.
Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosya, Karşıyaka 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen Kadın Cinayetlerini Duruduracağız Platformu ve Mor Dayanışma üyeleri açıklama yaptı.
Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Mor Dayanışma üyeleri, Yargıtay’ın bozma kararına tepki göstererek Aysel Aydemir için adalet istedi.
Osmanoğulları: “Aysel’e de adaleti sağlatacağız”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, Yargıtay’ın bozma kararının kadınların güvenliğine yönelik endişeleri artırdığını belirterek kadın dayanışmasından vazgeçmeyeceklerini söyledi. Osmanoğulları, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kutsal aile, ailem güvende, güçlü aile diye diye biz kadınları o evlerin, kutsal dedikleri evlerin içine hapsetmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bizlere reva gördükleri tek şey şiddet, bu şiddete boyun eğmek ve kendi geleceğimizle ilgili karar almamak. Eğer kendi geleceğimizle ilgili karar alırsak da işte bize diyorlar ki ya öldürülürsünüz ya da sizi öldürmek isteyenler bu işi yarım bıraktıysa biz onları tahliye ederiz.

Yok öyle bir şey. Biz buradayız. Örgütlü mücadeleden, kadın dayanışmasından, omuz omuza mücadele vermekten vazgeçmeyeceğiz.
Aysel’e de adaleti sağlatacağız.”
“Bizim size verecek bir canımız daha yok artık”
Mor Dayanışma adına konuşan Deniz Uslu ise kadın cinayetlerine ve kadınları korumaya yönelik kararların uygulanmamasına tepki gösterdi. Uslu, Aysel Aydemir’in daha önce koruma kararı aldırmasına rağmen saldırıya uğradığını hatırlatarak yargı kararlarının kadınların yaşamı üzerindeki etkisine dikkat çekti. Uslu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Özge Penbegül, Bahar Aksu, Fatma, Ayşe, Zeliha… Bu isimler Türkiye’de her gün öldürülen, katledilen yüzlerce kadından birkaçı sadece.
Ama Özge’yi özel olarak hatırlatmak istiyorum. Özge Penbegül, avukat arkadaşımız, gelmek için burada olacaktı, yanı başımızda olacaktı. Özge’yi katlettiler, Bahar’ı katlettiler, Bahar’ları katlettiler.
İşte bu şey oluyor. Ferhat Bingöl, uzaklaştırma kararına rağmen Aysel’in kapısına dayandı. Elektronik kelepçeyi ısrar ettiği için taktırmadı ayağına.
Bir yılda 300’den fazla kadının öldürüldüğü bir ülkede bir kadın daha öldürülmesin diye daha neyi bekliyorsunuz? İçerideki failler, yok infaz yasasında değişiklik ile, yok af ile, yok Yargıtay kararı ile dışarı salınsın. Kadınlara, gerçekleştiremedikleri yarım kalan işleri tamamlasınlar, öyle mi? Bizim size verecek bir canımız daha yok artık.
Ne diyecek Yargıtay mensupları? O fail Ferhat Bingöl cezaevinden çıktıktan sonra Aysel’i tekrar bulmaya çalıştığında, ya Aysel’e bir zarar verdiğinde ne diyecekler? Pardon mu diyeceksiniz? Soruyoruz size, pardon mu diyeceksiniz bir kadının hayatı sizin o lanet imzalarınız yüzünden karardığında? Açlığının, uykusuz geçen gecelerinin hesabını kim verecek?”
Koruma kararı aldırmıştı
Olay, 19 Haziran 2023 günü saat 06.30 sıralarında Çiğli’de meydana geldi. Beş yıl önce boşandığı Ferhat Bingöl hakkında koruma kararı aldıran Aysel Aydemir, işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada saldırıya uğradı.
Bingöl’ün pompalı tüfekle Aydemir’in yanına geldiği ve “Demek beni şikayet edersin” dedikten sonra ateş açtığı belirtildi. Tüfeğin tutukluk yapmasının ardından belinden çıkardığı tabancayla Aydemir’i bacaklarından yaralayan Bingöl, olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan Aydemir, tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Bingöl ise tutuklandı.
15 yıl hapis cezası verilmişti
Mahkeme, 2024 yılında görülen karar duruşmasında Ferhat Bingöl’ü “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Bingöl’e ayrıca 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan 2 yıl hapis ve 1.200 TL para cezası verildi. Mahkeme, sanığın cezasında indirim uygulamadı.
İstinaf başvurularının reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, sanığın eyleminin hukuki niteliğine ilişkin değerlendirmesinde, Aydemir’in sağ bacak ve sol diz bölgesinden yaralandığını belirtti. Kararda, sanığın öldürmeye elverişli tabancayla, ciddi bir engel bulunmaksızın ve yakın mesafeden, yerde bulunan Aydemir’in hayati bölgelerini hedef alarak ateş etme imkânı olduğu hâlde bacaklarına ateş ettiği ifade edildi. Daire, sanığın eylemine kendiliğinden son vererek olay yerinden kaçmasını da değerlendirerek suç niteliğinin yanlış belirlendiği sonucuna vardı.
Bu gerekçelerle “nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan verilen ceza hukuka aykırı bulundu. Yargıtay, sanığın “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek kararı bozdu.




