SEMİ TEKTAŞ/İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmazlardan Meslek Fabrikası’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinin ardından 6 Nisan’da başlatılan nöbet 17 Nisan Cuma günü sona ermesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Okullarda şiddet tepkisi durmuyor: İzmir ayağa kalktı
Okullarda şiddet tepkisi durmuyor: İzmir ayağa kalktı
İçeriği Görüntüle

“Vatandaş haklı olduğumuzu düşünüyor”

Direnişin sona ermesi hakkında konuşan Başkan Tugay, “Kapı önünde bir süre eylemlilik hali oldu. Daha sonra trafik açısından sorun olmasın diye yeşil alana taşıdık. Ben de daha önce yaptığım açıklamada, belediyedeki çalışmaları sürdürmek gerektiği için nöbet sistemini kademe kademe azaltacağımızı söyledim. Bu takibimizin sonlanacağı anlamına gelmiyor. İl Başkanımızın söylediği gibi, her şeyden önce amacımız insanların bu konuda neden itiraz ettiğimizi doğru anlaması ve kamuoyunda bilinç oluşması. Burada önemli bir mesafe alındığını biliyoruz. Hem sokakta karşılaştığımız hem de farklı nedenlerle bir araya geldiğimiz vatandaşlarımız bize haklı olduğumuzu söylüyorlar. Kamuoyu bilmeli ki burada Cemil Tugay’ın ya da belediyeden herhangi birinin şahsi mülkiyeti değil. Belediyenin ve dolayısıyla İzmir halkının mülkü gasp ediliyor. Gasp ediliyor diyorum çünkü yapımında ve sonraki yıllarda hiçbir şekilde Vakıflar’ın katısı olmayan, bir kuruş dahi harcamadıkları, hakları olmayan bir binayı zorla aldılar. Polis zoruyla aldılar. Gerekçe gösterilen bir kanun, yürüyen bir hukuki süreç ve polis müdahalesi var. Biz bir kamu kurumuyuz. Tepkilerimizi demokratik sınırlarda göstermek durumundayız. Bugüne kadar de bunu yaptık. Amacımız toplumumuzun burada olaya bilinçli bakmasıydı. Bu bilinç önemli ölçüde sağlandı. Bundan sonrası ile ilgili devam eden bir hukuki süreç var. Bu süreci takip edeceğiz” diye konuştu.

“300 milyondan fazla ederli malzeme var”

Tugay, “Binanın içerisinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait 300 milyon liradan fazla ederi olan malzeme var. O malzemelerle ilgili bir zarar olduğunda yapan kişiler bir kamu suçu işlemiş olacak. Kamuya ait malları yediemine veremezler. Kamu kurumunun izni olmadan alamazlar. Hepimizin ihtiyacı olan uzlaşmadır. Mahkeme süreci sonuçlanana kadar orada o hizmeti vermemize izin vermeliler. Mahkemeden çıkacak sonuca göre biz gerekirse ve mahkemeden bu mülkün Büyükşehir Belediyesi’ne olmadığı sonucu çıkarsa kullandığımız süre için ecrimisil öderiz. Bunu beklemiyoruz. Bu yapı yüzde 100 Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Bugüne kadar yaşattıkları bu tatsızlıklara gerek yok. Büyükşehir Belediyesi’ne karşı neden bu kadar hırslı bir tutum içindeler? Vakıflar’ın çok mu ihtiyacı var. 3 bin 500’den fazla gayrimenkulü var. Kullanacakları tonla bina var. Böyle bir binaya ihtiyacı varsa bunu başka şekilde çözebilirdik. Bunun için sabahın 5’inde yüzlerce polisle gelip baskın şeklinde ele geçirme operasyonu yapmaya ne gerek vardı” diye konuştu.

“İzmir’e güç gösterisi yapmasınlar”

Tugay, “Bir grup AK Partili siyasetçi bunu kendine güç gösterisi konusu var. İzmir halkına karşı güç gösterisine değil, İzmir halkına hizmet etmenize ihtiyaç var. Sizin gücünüz halktan aldığınız oyladır. Sizin gücünüz geçicidir. Bugün iktidar olanların yarın o iktidarda kalmayacağını dünya tarihi gösteriyor. Hiçbir iktidar sonsuza kadar sürmemiştir. Sizin de sürmeyecektir. Bu hatalı işler toplumu travmatize ediyor, insanları yaralıyor. İzmir’e böyle bir muameleyi reva görmeniz hepimizi rahatsız ediyor. Başından beri İzmir’e bunu yapıyorsunuz. ‘Yapmayın, etmeyin’ diye başlayan açıklamalarımı hatırlatmak isterim. Yapmayın, etmeyin. Bu iş böyle olmaz. Beklediğimiz şey hukuk yoluyla ya da idari yolla aklı selimin galip gelmesi ve o binanın Büyükşehir kullanımına tekrar verilmesidir. Bu olduğu zaman inanın bütün şehir rahatlayacak, herkes bunu yapanları alkışlayacak” diye konuştu.

“Aklı selim olup binaları geri versinler”

Tugay, “Halen beklediğimiz şey hukuk yoluyla ya da idari yolla aklı selimin galip gelmesi ve binanın Büyükşehir kullanımına tekrar verilmesi. Bu olduğu zaman inanın bütün şehir rahatlayacak. Herkes bunu yapanları alkışlayacak ve teşekkür edecek. Kimse kötü görünmeyecek. Bizi küçültür bu iş diyen varsa ben garanti ederim. Buna ön ayak olan kişiyi en başta ben alkışlayıp teşekkür edeceğim. O kişi herkesin gözünde aklığıyla, mantığıyla hareket etmiş saygın birisi olur. Tersini yapmaya yani işgal ederek bu binayı almaya devam ederseniz polis zoruyla belki alabilirsiniz ama insanların üzerinde bıraktığınız o iz size fatura olarak geri dönecek. Hiçbir şüpheleri olmasın İzBB’nin binalarına el koymak değil ikinci çevre yolunu yapmak, körfezin temizlenmesine yardımcı olmak, altyapılar için beklediğimiz kredilerin önünü açmak gibi yapacağınız tonla iş var. Kentsel dönüşüme destek olmak gibi bir sürü iş var. Bunları yapın bunlarla inanın İzmirliye kendinizi sevdirebilirsiniz. Muhataplarına söylüyorum. Bugüne kadar belki elli defa söyledim ve söylemeye devam edeceğim. İzmirlinin gönlünü kazanmanın yolu İzmir’e hizmet etmektir. Hiçbir hizmet etmeden hizmet edilen noktalarda belediyeye engel olarak hiç kimsenin hiçbir şeyini kazanamazsınız. Kendi taraftarlarını kaybediyorlar. Kaç kişi bana ‘Ben AK Parti’ye oy verdim ama bundan sonra da vermeyeceğim ve bu konuda sizi yüzde 100 haklı görüyorum’ dedi. Bunu söylediler bizzat. Umarım o görmeyen gözleri görmeye, duymayan kulakları duymaya başlar ve bir an önce kendilerine gelirler. Burası kimsenin tapulu malı değil. Benim de değil onların da değil. Herkes buranın yerel yönetimine saygı göstermek zorunda çünkü yerel yönetim buraya atamayla gelmedi. Yerel yönetim halkın oyuyla geldi. Buna saygı göstermek zorundalar. Kendi emeğiyle kendi çabasıyla burada çalışan on binlerce insan yüz yıldan fazla geçmişi olan bir kurum asla böyle bir muameleyi hak etmeyen bir belediye başkanı olarak konuşuyorum. Halka da onların tercihlerine de İzmir halkının malına mülküne saygı gösterilmesini bekliyorum. Takibimiz devam edecek eylem şekli değişebilir ama bu bıraktık gittik anlamına gelmiyor. Kesinlikle böyle bir şey olmayacak” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ