İzmir’de yaşayan 27 yaşındaki Emine Zeynep Karaduman’ın hayatı, 2012 yılında bir dubleks evin ikinci katından düşmesiyle tamamen değişti. Bu talihsiz kaza sonucu belinde oluşan kırıklar, omuriliğinde ciddi bir zedelenmeye yol açtı. Aradan geçen 14 yıl boyunca fiziksel kısıtlılıkların yanı sıra, tıbbın "nöropatik ağrı" olarak tanımladığı ve hastanın yaşam kalitesini yerle bir eden şiddetli sancılarla mücadele etti. En yüksek doz ağrı kesicilerin bile çare olmadığı bu süreç, İzmir Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi ekibinin müdahalesiyle yerini huzura bıraktı.

Yüksek doz ilaçlar bile fayda etmiyordu
Yıllarca süren tedavi arayışında denenen sayısız ilaç ve yöntem, Karaduman’ın ağrılarını dindirmeye yetmedi. Günlük hayatta yemek yaparken, uyurken, hatta dinlenirken bile peşini bırakmayan bu sancılar, genç kadını sosyal hayattan kopma noktasına getirdi. Yaşadığı süreci anlatan Karaduman, "Ağrılar psikolojik olarak beni bitirmişti, dışarı çıkmama engel oluyordu. Günde iki tablet en ağır kesicileri kullanmama rağmen sonuç alamıyordum" sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi. Doktorlarının tavsiyesi üzerine stimülasyon cihazı (omurilik pili) operasyonuna ikna olan Karaduman için yaklaşık 2,5 ay önce yeni bir sayfa açıldı.
Elektrik uyarısıyla ağrı arka plana itiliyor
Operasyonu gerçekleştiren Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ali Karadağ, uygulanan yöntemin teknik detaylarını ve hastadaki etkilerini paylaştı. Bu cihazların çalışma prensibinin, sinir sistemine verilen hafif elektrik uyarılarıyla ağrı sinyallerini modüle etmek olduğunu belirten Karadağ, "Hastamız yüksek doz ilaç kullanımına rağmen sonuç alamayan özel bir gruptaydı. Cerrahi işlemle yerleştirdiğimiz bu piller sayesinde ağrıyı beyne ulaşmadan arka plana itiyoruz" dedi. Cihazın bir batarya ve elektrot kısmından oluştuğunu ifade eden uzman isim, elektrotların omurilik zarının üzerine, bataryanın ise cilt altına yerleştirildiğini açıkladı.

Felç tedavisi değil yaşam konforu operasyonu
Kamuoyunda bu yöntemin yanlış anlaşılabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Karadağ, operasyonun sınırlarını net bir şekilde çizdi. Omurilik pili uygulamasının temel hedefinin felçli bir hastayı yürütmek olmadığını vurgulayan Karadağ, "Bu cihazlar felci düzeltmez; ön planda hastanın yaşamını çekilmez kılan o şiddetli, uykusuz bırakan nöropatik ağrı tablosunu engellemek için takılır" uyarısında bulundu. Uzun yıllar kullanılabilen ve şarj edilebilir özelliklere sahip olan bu piller, modern tıbbın kronik ağrı yönetimindeki en güçlü silahlarından biri olarak kabul ediliyor.
On dört yıl sonra gelen ilk kesintisiz uyku
Ameliyat sonrası ilaç dozlarının hızla düşürüldüğünü ve hareket kabiliyetinin arttığını belirten Emine Zeynep Karaduman, 14 yıl sonra ilk kez huzurla uyandığını söylüyor. Artık mutfakta kendi başına yemek yapabildiğini ve dışarı çıkarken korkmadığını ifade eden Karaduman’ın bu başarısı, kronik ağrı nedeniyle hayatı kısıtlanan binlerce hasta için tıbbi bir referans niteliği taşıyor. İzmir Şehir Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen bu başarılı operasyon, ileri teknoloji cihazların uzman cerrahi ellerle buluştuğunda nasıl hayat kurtarıcı sonuçlar verebileceğini bir kez daha kanıtladı.





