CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde verim ve rekolte artmasına rağmen çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, üreticinin giderek büyüyen borç yüküne dikkat çekti. Gürer, tarım sektörünün bankalara olan kredi borcunun 2026 Temmuz’unda 1 trilyon 492 milyar 28 milyon liraya ulaştığını belirterek “Üretici, mahsulü bol olunca daha önceki yıllarda oluşan borçlarını da kapatacağını düşünüyordu. Ama öyle olmadı” dedi.
Gürer, 2006 yılında 6 milyar 475 milyon lira olan tarım sektörünün bankalara kredi borcunun, 2026 Temmuz’unda 1 trilyon 492 milyar 28 milyon liraya yükseldiğini belirtti. Bu artışın yaklaşık 20 yılda 230 katlık bir yükselişe karşılık geldiğini ifade eden Gürer, borç yükünün özellikle son yıllarda hızla büyüdüğünü söyledi.
Gürer, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 2022 Temmuz’unda 233 milyar 33 milyon lira olduğunu, 2023’te 487 milyar 45 milyon liraya, 2024’te 714 milyar 981 milyon liraya ve 2025’te 1 trilyon 81 milyar 39 milyon liraya çıktığını aktardı. Temmuz 2026’da ise borcun 1 trilyon 492 milyar lirayı aştığını belirtti.
Son bir yıldaki artışa da dikkat çeken Gürer, “Sadece son bir yılda çiftçinin bankalara olan borcu 411 milyar 249 milyon lira arttı. Bu da yüzde 38'lik bir artış demek. Son dört yıl içinde borç yaklaşık 6,4 kat artmış oldu.Piyasa borçları ile borçsuz çiftçi,üretici kalmadı .Borç olmadan çiftçilik zorda” diye konuştu.
“Çiftçi tarlasını ekebilmek için yeniden borçlanıyor”
Üretim maliyetlerinin her yıl yükseldiğini belirten Gürer, çiftçinin üretime devam edebilmek için gübre, ilaç, mazot, su, elektrik ve tohum gibi temel girdilerin yanı sıra traktör ve tarım ekipmanlarının bakım masraflarını da karşılamak zorunda kaldığını söyledi. Gürer, üretim maliyetleri ile ürün geliri arasındaki makasın giderek açıldığını belirterek, “Çiftçi tarlasını ekebilmek için gübre, ilaç, mazot, su,elektrik,tohum ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. Traktör ve diğer ekipmanlarının giderleri ,bakımı da ek giderler. Sulama suyundan işçiliğine kadar giderleri her yıl artıyor. Üretim maliyetleri artarken üretimden elde ettiği ürünün geliri ise düşüyor. Borcunu kapatmaya yeni borçla devam ediyor” ifadelerini kullandı. Gürer, 2026 yılında verim ve rekoltede artış yaşanmasına rağmen üzüm, limon, fındık, buğday, mercimek, çay, nohut ve domates gibi ürünlerde üreticinin beklediği geliri elde edemediğini belirtti. Düşük alım fiyatlarının çiftçinin borçlarını kapatmasını zorlaştırdığını ifade etti.

Takipteki çiftçi borcu 125 kat arttı
Çiftçinin borçlarını ödeyememesi nedeniyle takipteki kredilerde de ciddi artış yaşandığını belirten Gürer, 2006 Temmuz’unda 211 milyon 792 bin lira olan takipteki borcun, 2021’de 4 milyar 738 milyon liraya, 2025’te 8 milyar 597 milyon liraya, 2026 Temmuz’unda ise 26 milyar 602 milyon liraya yükseldiğini söyledi.
Gürer, takipteki borçların 20 yılda yaklaşık 125 kat arttığını belirterek “Tarla haczediliyor, traktör haczediliyor. Elindeki avucundaki, ürettiği ürün haczediliyor. Hayvanı haczediliyor ve bu anlamda önemli ve ciddi sorunlar yaşanıyor” dedi.
“Borç artışı, tarımsal destek bütçesinin 2,5 katı”
Çiftçinin borçlarındaki artış ile tarımsal destek bütçesi arasındaki farkı da gündeme getiren Gürer, Temmuz 2025 ile Temmuz 2026 arasında çiftçinin banka borcunun 411 milyar lira arttığını belirtti.
Gürer, 2026 yılı için açıklanan toplam tarımsal destek bütçesinin 168 milyar lira seviyesinde kaldığını ifade ederek, “2025 Temmuz'undan 2026 Temmuz'una kadar çiftçinin banka borcu 411 milyar lira artarken, 2026 yılı için açıklanan toplam tarımsal destek bütçesi 168 milyar lira seviyesinde kaldı. Kanuna göre verilmesi gereken 722 milyar lira destek yine verilmedi. Verileceği açıklanan destek ise çiftçinin sadece bir yılda artan borcu, bir yıllık tarımsal destek bütçesinin yaklaşık 2,5 katına ulaştı” dedi.
Gürer’den borç yapılandırması çağrısı
Çiftçinin borç yükünün azaltılması için kamu ve özel bankalar ile Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçların kapsamlı biçimde yapılandırılması gerektiğini belirten Gürer, faizlerin silinmesini ve ana borçların uzun vadeye yayılmasını istedi.
Gürer, “Kamu ve özel bankalar ile Tarım Kredi Kooperatiflerine olan birikmiş borçların faizleri silinmeli, ana borçlar en az 3 ila 5 yıl faizsiz olarak ertelenmeli ve uzun vadeye yayılarak taksitlendirilmelidir. Çiftçinin traktörüne, tarlasına ve tarım ekipmanlarına yönelik icra ve haciz işlemleri, üretimin devamlılığı açısından durdurulmalıdır. Üretim araçlarını kaybeden çiftçinin üretime devam etmesi mümkün değildir” diye konuştu.
“Girdi maliyetleri düşürülmeli”
Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için mazot, gübre, tohum, elektrik ve sulama suyu gibi temel girdilerdeki vergi yükünün azaltılması gerektiğini belirtti.
Üreticinin ürününden gelir elde edebilmesi için maliyetleri gözeten bir alım politikasına ihtiyaç olduğunu söyleyen Gürer, “Mazot, gübre, tohum, elektrik, sulama suyu ve diğer temel tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükü de azaltılmalıdır. Üretim maliyeti düşürülmelidir. Çiftçinin ürettiği üründen para kazanabilmesi için maliyetlerin altında kalmayacak, üreticiyi koruyacak, çiftçi refahını önceleyecek bir alım politikası izlenmeli.Kamucu politikalar öne çıkarılmalıdır” dedi.




