İzmir’in Urla ilçesine bağlı İskele Mahallesi’nde yaşayan Cahan ailesi, daha önce tavuk kümesi olarak kullanılan yaklaşık 10 metrekarelik tek odalı bir barınakta yaşam mücadelesi veriyor.
Yüzde 85 engelli raporu bulunan Olcay Cahan, kanser hastası eşi Seda Cahan ve çocukları Gülbahar ile Ali; havasız, yağmurda su alan ve soğuğa açık bu sağlıksız yapıda hayatta kalmaya çalışıyor. İkametgâh adresleri olmadığı için engelli maaşları kesilen ve sağlık hizmetlerinden yararlanamayan ailenin tedavileri de yarım kaldı. Geçim sıkıntısının her geçen gün ağırlaştığını belirten baba Olcay Cahan, çocukları Ali ve Gülbahar’ın da aile bütçesine katkı sağlayabilmek için okulu bırakıp günlük işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 14.11.385F81A5Cd 0488 4543 8894 3F452D51B2Ca

7 ay çadırda yaşadık

Yüzde 85 engelli raporu bulunan baba Olcay Cahan (45), yaşadıkları süreci şöyle anlattı:
“Eşim kanser hastası. 4. evre beyin tümörü nedeniyle ameliyat oldu ve tedavisinin düzenli şekilde devam etmesi gerekiyor. Ama maddi imkânsızlıklar ve adresimizin olmaması nedeniyle hem eşimin tedavisi hem de benim sağlık kontrollerim yarım kaldı.
Maddi durumumuz çok kötü olduğu için insanca bir yaşam sürdüremiyoruz. Daha önce burada bir arkadaşın yardımıyla konteynerde kalıyorduk. Sonra oradan çıkmak zorunda kaldık. Ev kiraları çok yüksek olduğu için yeni bir ev tutma şansımız olmadı. Mecburen deniz kenarında çadır kurduk ve yaklaşık 7 ay çadırda yaşadık. Kışın orada titreyerek kaldık. Ama çadırda yaşamak gerçekten çok zor. Yaklaşık iki ay önce bir arkadaşımız halimize acıdı ve daha önce çobanların kullandığı, sonradan tavuk kümesi yapılmış küçük bir yeri bize verdi. Şimdi orada kalıyoruz. Yaklaşık 10 metrekarelik tek odalı bir yer. Yağmur yağdığında çatı akıyor. İçeriye su doluyor, kaplarla su topluyoruz. Çocuklar bir köşede, eşim bir köşede yatıyor, ben de yerde yatıyorum.”

Whatsapp Image 2026 03 25 At 14.11.57

Ağrı'dan bir şehit haberi daha
Ağrı'dan bir şehit haberi daha
İçeriği Görüntüle

Ne maaş ne sağlık desteği

Olcay Cahan, ikametgâh adresleri olmadığı için engelli maaşlarının kesildiğini belirterek şunları söyledi: “Yaklaşık 3-4 aydır hiçbir gelirimiz yok. Şu anda geçimimizi çocuklarımızın bulabildiği günübirlik işlerle sağlamaya çalışıyoruz. Ama her gün iş bulamıyorlar. Çoğu zaman ekmek alacak parayı bile zor buluyoruz. Suyu dışarıdan taşıyoruz. Elektriği de bir arkadaşın yardımıyla uzatma kablosuyla çekiyoruz. En büyük sorunumuz bir adresimizin olmaması. Eğer bir ev tutabilsek en azından bir adresimiz olurdu. O zaman engelli maaşımız tekrar bağlanır, hastane işlemlerimiz de kolaylaşırdı. Ama şu anda kiralar 20.000 liradan aşağı değil. Benim en son aldığım engelli maaşı 6.450 liraydı ve o da kesildi. Eşim kanser hastası olduğu için düzenli tedavi görmesi gerekiyor ama adres olmadığı için sağlık hizmetlerinden yararlanamıyoruz. Hastaneye gittiğimizde sistemde adres görünmediği için ücretli muayeneye yönlendiriliyoruz. MR, muayene, ilaç… Hepsi para. Bunları karşılayacak gücümüz yok.”

Öleceksem bile insanca ölmek istiyorum

5 yıldır kanser tedavisi gören anne Seda Cahan (45) ise tedavisinin aksadığını belirterek yaşadıkları çaresizliği gözyaşları içinde anlattı: “Bir ikametgâhımız olmadığı için tedavim aksadı. Nöbetlerim çoğalmaya başladı. Günde 3000 mg nöbet ilacı kullanıyorum. İlaçlarımı durumumu bilen aile hekimim ve bir hayırsever aldı. Normalde adresiniz olsa bu ilaçlar raporla yazılacaktı. Yoksa benim alma şansım yoktu. Krizim geldiğinde ambulans çağırmamız gerekiyor ama adresimiz olmadığı için ambulans da gelemiyor. Hastaneye gittiğimde sistemde adres görünmediği için ücretli muayeneye yönlendiriliyorum. Doktorum düzenli beslenmem gerektiğini söylüyor ama biz düzenli gıda alamıyoruz. Çok zayıfladım. Burada düzenli banyomuz yok. Çamaşırlarımı komşular yıkıyor. Yağmur yağdığında her taraf akıyor. Gece çok soğuk oluyor. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Sağlık hizmetleri ve barınma yaşam hakkı değil mi? Biz sadece insanca yaşayabileceğimiz bir ev ve bir adres istiyoruz. Öleceksem bile insanca koşullarda ölmek istiyorum.”

Whatsapp Image 2026 03 25 At 14.11.50

Çocuklar okulu bırakıp çalışıyor

Ailenin çocukları Ali ve Gülbahar Cahan ise ailelerine destek olabilmek için eğitim hayatlarını bırakmak zorunda kaldı. Günlük işlerde çalışarak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışan iki kardeş, çoğu zaman buldukları işlerle evlerine ekmek götürmeye çalışıyor. Barınma, sağlık ve geçim sıkıntısıyla mücadele eden Cahan ailesi, insanca yaşayabilecekleri küçük bir ev ve resmi bir adres sahibi olabilmek için yetkililerden yardım bekliyor. Yüzde 85 engelli Olcay Cahan, kanser tedavisi gören eşi Seda, lise çağında iki çocuk ve beraberinde koca bir dram. Kira ödeyemedikleri için evden çıkarılan Cahan ailesi, daha önce kümes olarak kullanılan 10 metrekare evde yaşam mücadelesi veriyor. İkametleri olmayınca engelli maaşından olan, tedavilerini sürdüremeyen aile, okulu bırakmak zorunda kalan çocukların günlük kazançları ve hayırseverlerin desteğiyle yaşamda tutunuyor.

Muhabir: İNCİ ONGUN