İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülkiyetinde olan bazı taşınmazlar, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konularak tahliye edilmek isteniyor. Söz konusu yapıların başından beri kamusal hizmet sunduğunun altını çizen Tugay, kurumun bu tahliye girişimini, ilgili mahkeme süreci henüz devam ederken hukuksuz bir şekilde hayata geçirmeye çalıştığını ifade etti.

"Kendi Mülklerinizi Kiraya Verirken Amacınız Ne?"
Tepkisini sadece sözlü bir eleştiriyle sınırlı tutmayan Tugay, Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü'nün devam eden bazı kiralama ihale ilanlarını da kanıt olarak kamuoyuyla paylaştı.

Paylaşılan belgelere göre:
-
Vakıflar Genel Müdürlüğü; Konak (Akdeniz Mahallesi) ve Karşıyaka (Sancaklı) ilçelerinde büro, mesken, market ve zeytinlik gibi pek çok alanı kiralama ihalesine çıkarmış durumda.
-
Bunun yanı sıra Konak'taki Salepçioğlu İşhanı ve Çeşme'deki bazı parseller için de "Yapım/Onarım veya Restorasyon Karşılığı Kiralama" ilanları verilmiş.
Bu tabloya dikkat çeken Tugay, yetkililere şu çarpıcı soruları yöneltti:
Elinizde kiraya verdiğiniz, ihaleye çıkardığınız, hatta atıl bıraktığınız bu kadar taşınmaz varken; İzmir halkının parasıyla ayağa kaldırılmış, kamu yararına işletilen bu binalara el koymaya çalışmanızın amacı nedir?
Mahkeme süreci sürerken, hukukun vereceği kararı beklemek yerine oldu bitti ile fiili bir durum yaratma telaşı neden?
Kamu kurumları arasında güç gösterisi yapılamayacağını belirten Dr. Cemil Tugay, devlet ciddiyetinin sabırla hukuku beklemeyi gerektirdiğini hatırlattı. Oldu-bitti dayatmalarıyla kamu hizmeti veren binaları boşaltmaya çalışmanın ne hukukla ne de kamu vicdanıyla bağdaşacağını vurgulayan Başkan, söz konusu binaların sıradan birer mülk olmadığını belirtti.
Cemil Tugay, şunları aktardı:
"Kamu kurumları arasında güç gösterisi olmaz. Devlet ciddiyeti, sabırla hukuku beklemeyi gerektirir. Oldu-bitti dayatmalarıyla, kamu hizmeti veren yapıları boşaltmaya çalışmak ne hukukla ne de kamu vicdanıyla bağdaşır.
Bu binalar birer mülk değil; İzmirlinin emeği, vergisi ve ortak hafızasıdır. Ve herkes bilmelidir ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e emanet ettiği değerler, masa başı girişimler ile devredilecek sahipsiz yapılar değildir."




