Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Çeşme Altınkum’da 13,6 hektarlık alanın “rezerv yapı alanı” ilan edilmesinin ardından onaylanan imar planlarına tepki gösterdi. Dernek, alanın dört şahıs ve Hazine mülkiyetindeki parsellerden oluştuğuna dikkat çekerek, planın “afet riski” gerekçesiyle değil, yapılaşma ve rant amacıyla hazırlandığını savundu. ÇEŞÇEP, “Çeşme Altınkum'da ‘rezerv alan’ maskesiyle yeni bir rant operasyonu” başlığıyla yaptığı açıklamada, planın kamu yararına dayanıp dayanmadığını sordu.

Dernek açıklamasında, Çeşme’nin en bakir kıyı parçalarından biri olarak nitelendirdiği Altınkum’un yıllardır korunması ve halkın serbest erişimine açık kalması gerektiğini savunarak şu ifadelere yer verdi:

“Çeşme Altınkum: derneğimizin yıllardır koruduğu, halkın serbest erişimine açık kalması gerektiğini savunduğu bakir koylardan biri.

Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) olarak, Çeşme'nin en bakir ve en değerli kıyı parçalarından biri olan Altınkum'da yürütülen imar sürecini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Whatsapp Image 2026 08 29 At 07.27.37

Altınkum, Çiftlik ve Musalla mahallelerini kapsayan 13,6 hektarlık (136.467 m²) alan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ‘rezerv yapı alanı’ ilan edilmiş; bu alana ilişkin 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü'nün 27.08.2026 tarih ve 16579416 sayılı yazısıyla onaylandı ve 28 Ağustos–11 Eylül 2026 tarihleri arasında askıya çıkarıldı.

Planlama alanının mülkiyet dağılımına bakıldığında tablo açıktır:

Sadece 4 şahsa ait, toplam 43.114 m²'lik özel mülkiyet parseli — plan raporunda bu parsellerin sahiplerinin bilgisi dahi kamuoyundan gizlenmiştir.

28.000 m²'lik 3 parsel Maliye Hazinesi mülkiyetinde.

Geri kalan 65.000 m² tescil harici alan statüsünde.

Yani bu 13,6 hektarlık ‘afet riski’ alanında, riskli yapı dönüşümüne konu olacak ne bir mahalle, ne yoğun bir yerleşim, ne de deprem riski taşıyan bir bina stoku bulunmaktadır. Alanın ‘mevcut durumda büyük ölçüde boş’ olduğu planın kendi raporunda dahi teslim edilmektedir. Bu, 6306 sayılı Kanun'un amacı olan riskli yapıların dönüşümü ve güvenli yapılaşmayla hiçbir ilgisi olmayan; dört özel şahıs ve Hazine arazisini yüksek değerli konut ve ticaret alanına çeviren, tarifi zor bir hukuki kurgudur.”

ÇEŞÇEP, planlama sürecinde ilgili kurumların verdiği görüşlere ve daha önce aynı bölgeye ilişkin alınan yargı kararlarına da dikkat çekti. Derneğin açıklamasına göre Kültür ve Turizm Bakanlığı 16 Mart 2025 tarihli yazısıyla plana olumsuz görüş verirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de sürece olumsuz görüş bildirdi.

Dereden taşkın uyarısı geldi

Dernek ayrıca aynı bölge için 26 Haziran 2015’te onaylanan ve benzer içerik taşıyan imar planının, TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından açılan dava sonucunda İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 10 Ekim 2017 tarihli kararıyla iptal edildiğini belirtti. İzmir Batı Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı’na ilişkin doğal sit ve korunan alan kararlarının da İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin 26 Nisan 2019 tarihli kararıyla iptal edildiğini aktardı.

ÇEŞÇEP, iki kurumun olumsuz görüşüne ve daha önce verilen iptal kararlarına rağmen planın yeniden onaylanmasına tepki göstererek şu değerlendirmeyi yaptı:

İzmir’de 29 Ağustos’ta elektrik kesintisi: 20 ilçede saatlerce sürecek
İzmir’de 29 Ağustos’ta elektrik kesintisi: 20 ilçede saatlerce sürecek
İçeriği Görüntüle

“İki ayrı kurumun olumsuz görüşüne ve yargının açık iptal kararlarına rağmen, aynı bölgeye ilişkin plan yeniden ve bu kez daha geniş bir konut alanı öngörerek onaylanmıştır. Soruyoruz: Bu plan hangi makam kararıyla, hangi gerekçeyle, hangi kamu yararına dayanarak onaylandı?

Onaylanan 1/5000 ölçekli plan şeması: Sarı alanlar (E=0,20, Z+1) gelişme konut alanlarını, kırmızı/turuncu alan Ticaret+Turizm+Konut kullanımını göstermektedir.

Plan raporuna göre alanın %55,5'i (75.814 m²) ‘gelişme konut alanı’ (E=0,20, Yençok Z+1); %10,1'i (13.788 m²) ‘Ticaret+Turizm+Konut Alanı’ (E=0,30, Yençok Z+4) olarak ayrılmıştır — ve bu son kullanımda dahi konut oranı raporun kendi ifadesiyle %94'tür. Planın adı ‘Koruma Amaçlı’ olsa da, fiilen inşa edilecek olan turizm değil, konuttur.

İZSU Genel Müdürlüğü'nün 21.10.2025 tarihli görüşünde, alanın batısından bir dere yatağı ve iki yan kolunun, doğusundan ise başka bir dere yatağının geçtiği; taşkın ve rüsubat kontrolüne ilişkin mevzuatın dikkate alınması ve DSİ'den güncel görüş alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Buna rağmen süreç hızla onaya taşınmıştır.

Çeşme'nin en güzel plajlarından biri olan Altınkum, yıllardır beach kulüpler ve fiili işgaller yoluyla halkın serbest kıyı erişiminin engellenmeye çalışıldığı bir bölgedir. Şimdi de resmi bir imar mekanizması eliyle, bu kez kalıcı ve geri dönüşü olmayan şekilde, kıyının arkasındaki son boş ve doğal alan da yapılaşmaya açılmaktadır. Çeşme'nin gerçek turizm potansiyeli — kamusal kıyı, doğal sit, bakir arazi olarak — yok edilmektedir.

ÇEŞÇEP olarak soruyoruz:

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin olumsuz görüşlerine rağmen bu plan hangi makam kararıyla onaylandı?

Aynı alan için daha önce iki ayrı mahkeme kararıyla iptal edilen planlardan hangi ders çıkarıldı?

Sadece 4 şahsa ait parsel ve Hazine arazisinden oluşan bir alanı ‘afet riski/rezerv alan’ ilan etmenin kamu yararı nedir?

Bu planlardan kim kazanacak, Çeşme halkı ne kaybedecek?

Çeşme'nin doğal sit alanları, kıyıları ve kamusal arazileri birkaç kişinin kısa vadeli rant hesabına terk edilemez.

ÇEŞÇEP olarak bu süreci yakından takip edeceğimizi, 11 Eylül 2026 askı süresi içinde yasal itirazımızı yapacağımızı ve gerekirse yargı yoluna gideceğimizi kamuoyuna duyururuz.”

Kaynak: BÜLTEN