Ege'nin turizm merkezlerinden İzmir Çeşme'de denizle iç içe bir yaşam süren 16 yaşındaki Doğa Ergün, henüz çocuk yaşta tanıştığı su altı dünyasını sıradan bir hobi olmanın ötesine taşıdı. Çeşme Hacı Murat-Hatice Özsoy Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi olan Ergün, derin suların sunduğu görsel şöleni kaydetmenin ötesine geçerek objektifini ekolojik tehditlere çevirdi. Denizin derinliklerindeki büyüleyici güzelliklerin yanı sıra insanoğluğunun bıraktığı plastik atıklar, terk edilmiş balıkçı ağları ve çevre kirliliğinin izlerini karesine sığdıran genç fotoğrafçı, toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Suyun altındaki yaşamı koruma arzusuyla hareket eden genç yetenek, ürettiği karelerle hem ulusal hem de uluslararası platformlarda adından sıkça söz ettirmeyi başarıyor.

Dalış merkezinde büyüyen bir çocukluktan uluslararası başarılara
Deniz tutkusunu aile mesleğinden alan Doğa Ergün, babası Erdinç Ergün'ün 1999 yılından bu yana Çeşme'de işlettiği Derin Doğa Dalış Merkezi'nde büyüdü. Küçük yaşlardan itibaren teknede ailesine ve dalgıçlara yardım ederek deniz kültürünü özümseyen Ergün, zamanla serbest ve tüplü dalış tekniklerinde uzmanlaştı. Suyun altında geçirdiği süre arttıkça buradaki ekosisteme duyduğu hayranlık pekişti ve babasının küçük kamerasıyla ilk denemelerini yapmaya başladı. İlerleyen süreçte ağabeyinin ekipmanlarını kullanarak tekniğini geliştiren genç isim, Çeşme'de dört kişisel sergi açarak yerel düzeyde dikkatleri üzerine çekti.
Sanatından elde ettiği telif ve sergi gelirlerini biriktirerek kendi profesyonel kamera ekipmanını satın alan Ergün, uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil etme hakkı kazandı. Dünyanın en prestijli fotoğraf organizasyonları arasında gösterilen Sony World Photography Awards'ın Gençlik kategorisinde yaklaşık 430 bin fotoğraf arasından ilk 9'a girmeyi başaran genç fotoğrafçı, büyük bir başarıya imza attı. Eseri, İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunan tarihi Somerset Sarayı'nda bir hafta boyunca sergilendi. Ayrıca Litvanya'da düzenlenen "21. Yüzyılın Gençleri" başlıklı yarışmada dunya üçüncülüğü elde eden Ergün'ün kareleri, Birleşik Krallık merkezli çeşitli saygın dergilerin sayfalarında da yer buldu.

İnsan etkisini ve doğanın kırılganlığını belgelemeyi hedefliyor
Kendi sanat anlayışını ve fotoğraflarındaki temel felsefeyi anlatan su altı fotoğrafçısı, odak noktasının sadece estetik kareler yakalamak olmadığını vurguluyor. Fotoğraflarında insan faaliyetlerinin deniz ekosistemi üzerindeki yıkıcı etkilerini göstermeyi amaçladığını belirten Ergün, doğanın kırılganlığını gözler önüne sermek istediğini ifade ediyor. Gelecekte çalışmalarını sadece durağan fotoğraflarla sınırlı tutmayıp belgesel yapımcılığına da adım atmayı planlayan genç yetenek, deniz kirliliği ve ekolojik denge konularında küresel boyutta bir çevre bilinci oluşturmayı amaçlıyor.
Oğlunun başarılarıyla gurur duyan baba Erdinç Ergün ise 1990 yılından bu yana sürdürdüğü dalış tutkusunun çocuklarına miras kalmasından memnuniyet duyduğunu dile getiriyor. Antalya'nın Kaş ilçesinde düzenlenecek Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası'na organizasyonun en genç yarışmacısı unvanıyla katılacak olan oğlunun akranlarına örnek oluşturduğunu belirten baba Ergün, gençlerin su altı sporlarına ve çevre koruma bilincine yönelmesinin en büyük kazanç olduğunu ifade ediyor.




