Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı, Ramazan Bayramı sebebiyle CHP İzmir il binasında bayramlaşma töreni düzenledi. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün basın açıklamasıyla başlayan törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İlçe Örgüt Başkanları, İlçe Belediye Başkanları, İl Yönetim Kurulu Üyeleri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Güç, basın açıklamasına İstanbul Saraçhane'de düzenlenen mitingi hatırlatarak başlarken, “Dün İstanbul’da Saraçhane’deydik. Tüm İzmir il ve ilçe örgütlerimizle birlikte, birinci yılını dolduran 19 Mart darbesinin yanlışlığını haykırmak için Saraçhane’ye gittik. Ülkemiz dün tarihi günlerden birini yaşadı. Dimdik duran bir milletin, güçlü bir partinin ve cumhurbaşkanı adayımızın sesini hep birlikte tüm dünyaya duyurduk” dedi.

Mevcut iktidarın; ülkenin imajı, itibarı ve saygınlığı gibi bir kaygısı kalmadığını, tek dertlerinin kendi iktidarlarını zorla sürdürmek olduğunu belirten Çağatay Güç, açıklamasını şöyle sürdürdü: “En yakın seçimle bu başarısız iktidarı halkımızla birlikte göndereceğiz. Geldikleri gibi gidecekler.” Üzülerek ifade etmek isterim ki; iktidar, hukuk dışı, akıl ve mantıktan uzak, keyfi uygulamalarla Türkiye’nin geleceğini inşa edecek kadroları hiçbir somut gerekçe olmadan, sadece kendilerine rakip olabilecekleri için hapse atıp ülkemizi dünyanın gündemine bu şekilde taşıması gerçekten üzücüdür. Bu durum, ülkemizin saygınlığı ve itibarı açısından da son derece olumsuzdur. Ama görüyoruz ki amaca ulaşmak için her yolu mubah gören; akıldan, bilimden, hukuktan ve adaletten uzaklaşmış, halkından kopmuş bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız.
Ülkemiz, hiç olmadığı kadar ağır bir baskı ve adaletsizlik içerisindedir. Halkımız gerçekten çok zor durumdadır. Genciyle, yaşlısıyla, emeklisiyle, memuruyla, işçisiyle herkes bu kötü yönetimin sonuçlarını derinden yaşamaktadır. Biz bu zulme hep birlikte karşı duracağız. Geldikleri gibi göndereceğiz. Göndermek zorundayız. Halkımızın bizden istediği budur. Seçimin bir an önce gelmesi için halkımızla birlikte mücadele edecek ve bu iktidarı sandıkta değiştireceğiz.
“Ramazan ayı boyunca belediyelerimiz 1,6 milyondan fazla vatandaşımızı iftarda buluşturdu. Ramazan’da da halkımızın yanında olmaya devam ettik”
CHP İzmir İl Başkanı Güç, bu Ramazan Bayramı'na da ülkenin ekonomik zorluklar altında girdiğini, bu durumun günümüz iktidarının eseri olduğunu belirterek CHP’li belediyelerin Ramazan boyunca halkının yanında olduğunu ifade etti. Güç, “Bugün aynı zamanda özel bir gün. Ramazan ayını geride bıraktık ve bayrama ulaştık. Tüm halkımızın Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Daha mutlu, daha huzurlu ve daha güzel bayramlarda buluşmayı diliyorum. Ancak bu bayramı da ne yazık ki ceberut bir iktidar anlayışının yarattığı ekonomik zorluklar altında karşılıyoruz. Biz, Ramazan ayı boyunca belediyelerimizle birlikte halkımızın yanında olmaya devam ettik!
İzmir Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyelerimiz, iftar sofralarında halkımızı yalnız bırakmadı. İzmir’in dört bir yanında kurulan iftar sofralarıyla vatandaşlarımızın yanında olduk. Rakamlar çok çarpıcı: İzmir Büyükşehir Belediyemiz 1 milyon 100 binin üzerinde, ilçe belediyelerimiz ise 500 binin üzerinde vatandaşımıza iftarlarda sıcak yemek ulaştırdı. Yani toplamda 1,6 milyondan fazla vatandaşımıza Ramazan ayında yemek ulaştırdık. Bu hizmetin özellikle ailelerimiz ve annelerimiz için ne kadar önemli olduğunu bizzat sahada gördük. Çocuklarının karnını doyurabilmek için iftar programlarımıza gelen ailelerimizin durumunu hepimiz biliyoruz. Ama bu tablo normal değildir. Bu durum kabul edilemez” dedi.
“Bu millet; saygısızlığı da, nezaketsizliği de, ahlaksız dili de kabul etmez.”
Açıklamasında halkın yaşadığı zorlukları görmezden gelerek sosyal medyada laf yetiştirme derdine düşen iktidar temsilcilerinin üslubuna da eleştirilerde bulunan Güç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halkımızın bu noktaya gelmesinin sorumlusu iktidardır. Ancak iktidar, halkın yaşadığı zorlukları görmek istemiyor. Pazardaki sıkıntıyı da görmüyor, mutfaktaki yangını da duymuyor. Bunun yerine sürekli dikkatleri CHP’li belediyelere çekmeye çalışıyorlar. Sosyal medyada laf yetiştirme derdine düşmüş durumdalar. Üstelik bunu yaparken toplumumuzun örf ve adetleriyle, ahlaki değerleriyle bağdaşmayan bir üslup kullanıyorlar. Oysa siyasetçi, kullandığı dile dikkat eder; sözlerinin herkes tarafından duyulacağını bilerek konuşur. İktidar temsilcilerinin bu konuyu da umursamadıkları ortadadır ve halkımızın gözünde de bu nedenle itibar kaybetmişlerdir. Çünkü bu millet; saygısızlığı da, nezaketsizliği de,
ahlaksız dili de kabul etmez. İzmir’in arsalarını, arazilerini, binalarını, yollarını satamazsınız. Halkımız “yaptım oldu” anlayışınıza asla izin vermez"
Tüm bunların yanında iktidar belediyelerimizin hizmet verdiği alanlara müdahale ederek halkımıza sunulan hizmetleri engellemeye çalışıyor. Amaçları sadece gelir elde etmek değil; belediyelerimizin halkla kurduğu bağı zayıflatmak. Gasilhanelerimizde verilen hizmetleri aksatmak istiyorlar. Meslek fabrikalarımızda verilen eğitimleri engellemek istiyorlar. Bununla da kalmıyorlar; Cumhuriyetin kazanımları olan köprüleri, otoyolları ve kamu varlıklarını özelleştirme adı altında satışa çıkarıyorlar. İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının satışına karar veriyorlar. Peki, kime sordunuz? Halk bunu istiyor mu? Hayır. Ama her zamanki gibi “ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket ediyorlar. Bunları yaparken de saldırgan bir dille başarısızlıklarını örtmeye çalışıyorlar. Gerçekler ortaya çıktıkça, halkın vicdanı konuşmaya başladıkça iktidar temsilcilerinin nasıl savrulduğunu biz de halkımız da çok net görüyoruz. Ramazan ayında dahi bu kadar hoyrat bir dil kullananların aslında neyi kaybettiği ortadadır."

Halkla bağını koparmış, vicdanını yitirmiş ve samimiyetini kaybetmiş bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Artık Anadolu’nun o vakur insanlarının arasına karışamayan, onların derdini dinleyemeyen ve ülkemizi sağduyuyla yönetemeyen bir anlayış söz konusudur. Bu milletin aklıyla ve vicdanıyla alay edenleri, gerçekleri çarpıtanları ve siyaseti kirletenleri çok net görüyoruz. Biz, bu ülkenin kurucu partisi ve Türkiye’nin birinci partisi olarak halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin ihtiyacı olan sağduyuyu, adalet huzurlu, mutlu ve refah bir yaşamı yeniden inşa edeceğiz. Bu ülkenin ihtiyacı olan siyaseti, gerçek sorunlara odaklanarak sürdüreceğiz. Buradan halkımızın yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor; İzmirlilerin ve tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramını en içten ve samimi duygularımla kutluyorum.




