Türkiye siyaseti, ana muhalefet partisinin kurumsal meşruiyetini ve liderlik yapısını doğrudan etkileyen tarihi bir hukuk sarmalının içerisine girmiş durumda. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin, partinin idari mekanizmalarını kilitleyen ve kurultay delegelerinin iradesini tartışmaya açan mutlak butlan kararı sonrasında gözler tamamen yüksek yargıya çevrildi. Yerel mahkemenin verdiği kararın ardından bürokratik işlemler nedeniyle 56 gün boyunca adliye koridorlarında bekleyen dava dosyası, nihayet geçtiğimiz cuma günü Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne ulaştırıldı. Bu gecikmeli sevkiyat, adli takvimin en sıkışık dönemine denk gelmesi sebebiyle Ankara kulislerinde tansiyonun yükselmesine neden oldu.

Siyasi partiler tüzüğü ve kentsel asayiş dökümleri uyarınca, partinin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, daha önce yaptığı kamuoyu açıklamalarında zamanlama konusundaki endişelerini açıkça dile getirmişti. Adli tatilin başlayacağı 20 Temmuz tarihine kadar yüksek mahkemeden kesin ve bağlayıcı bir karar çıkmasını beklediklerini ifade eden Özel, bu tarihe kadar hukuki bir netlik sağlanamaması durumunda partinin olası bir erken veya genel seçim tüzüğünde seçimlere katılımına ilişkin çok ciddi bir yasal belirsizlik ve kaos yaşanabileceğini vurgulamıştı. Yargıtay'ın adli tatil öncesindeki bu son virajda dosyayı öncelikli olarak karara bağlayıp bağlamayacağı ya da nöbetçi daire üzerinden ivedilik kararı alıp almayacağı, muhalefet blogunun geleceğini şekillendirecek en temel unsur olarak tescil edildi.

Meclis kürsüsünden yapılacak açıklamalar yeni bir yol haritası sunabilir

Hukuki süreçlerin gölgesinde siyasi asayişi sarsan asıl iddia ise yeni bir siyasi oluşumun ayak sesleri oldu. Kulislere sızan bilgilere göre, yargı kıskacına alınan mevcut yönetim mekanizması, hukuki engelleri aşmak adına radikal bir B planını devreye sokmaya hazırlanıyor. Seçilmiş lider Özgür Özel'in, 21-Temmuz Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilecek Meclis Grup Toplantısı kapsamında yapacağı konuşmada, partinin geleceğine ve uzun süredir üzerinde çalışılan yeni parti projesine ilişkin hayati mesajlar vermesi bekleniyor. Medya organlarında yankı bulan ve iktidar kulislerine yakınlığıyla bilinen yayın kuruluşlarının iddialarına göre Özel'in, bu grup toplantısında tarihi bir kararla partisinden resmen istifa edeceğini açıklayabileceği ileri sürüldü.

Bu iddialar sadece bir istifa söyleminden ibaret kalmayıp, hafta boyunca yürütülecek yoğun bir diplomasi trafiğiyle de destekleniyor. Siyasi kariyerinde yepyeni bir sayfa açmaya hazırlanan Özgür Özel'in, kurmay kadrosuyla birlikte yeni oluşumun tüzük ve lojistik altyapısını tamamlamak adına hafta başında adeta kamp kuracağı öğrenildi. Bu doğrultuda takvimini netleştiren Özel'in, 20 Temmuz Pazartesi günü atanmış idarecilerle değil, bizzat tabanın sesini temsil eden seçilmiş il başkanları ile bir araya geleceği belirtildi. Bu kritik buluşmanın hemen ardından, 22 Temmuz Çarşamba günü ise partinin en üst karar organı olan Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu üyeleriyle olağanüstü toplantılar yapılarak yeni kurulacak partinin siyasi stratejisi tescil edilecek.

Nazilli'de butlan nöbeti
Nazilli'de butlan nöbeti
İçeriği Görüntüle

Temmuz ve ağustos ayları yeni amblem ve logolarla tescillenecek

Siyaset dünyasını heyecanlandıran bu radikal dönüşümün ipuçları, aslında geçtiğimiz günlerde katınılan canlı yayın programlarında bizzat lider kadro tarafından verilmişti. Katıldığı bir televizyon programında açık yüreklilikle soruları yanıtlayan Özgür Özel, yeni oluşumun ilan takvimine ilişkin net ifadeler kullanmıştı. Hukuki sürecin kendilerini bir yol ayrımına zorladığını gizlemeyen Özel, yeni partinin ne zaman ilan edileceğine yönelik soruya, temmuz ayının bitimi ve ağustos ayının başlangıcıyla birlikte resmi adımların atılacağı müjdesini vermişti. Yargıtay'daki davanın durumuna göre hareket edeceklerini belirten Özel, Parti Meclisi'nin düşürülmesi ve yasal olarak 40 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi yönündeki başvuruların en fazla iki haftalık bir bürokratik süreç olduğunu, bu sürenin tamamlanmasıyla birlikte nihai kararın verileceğini aktarmıştı.

Kurulacak olan yeni hareketin ideolojik çizgisi ve kurumsal kimliği üzerindeki çalışmalar da büyük bir gizlilik içinde yürütülüyor. Siyasi yelpazede merkezde konumlanması beklenen partinin ismi ve görsel kimliği hakkında da detaylar netleşmeye başladı. Kamuoyunun henüz bilmediği ancak kurmaylar arasında genel kabul gören bir isim ve logo çalışmasının son aşamaya geldiğini itiraf eden Özgür Özel, amblem tasarımlarının grafik ekiplerince titizlikle incelendiğini söyledi. Hukuki tescil işlemleri tamamlanıp resmi başvuru dilekçesi İçişleri Bakanlığı'na sunulana kadar bu oluşumu şimdilik "yeni parti" olarak adlandırmayı tercih ettiklerini belirten Özel, atanan kayyum niteliğindeki yöneticilere karşı halkın seçtiği meşru delegelerle birlikte yürümeye kararlı olduklarını ifade etti. Ankara sokaklarında konuşulan bu senaryo, önümüzdeki günlerin Türk siyasi asayişinde kartların yeniden dağıtılacağı bir döneme işaret ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ