İzmir'de Jandarma Teşkilatı’nın 187. kuruluş yıl dönümü gururla kutlandı
İzmir'de Jandarma Teşkilatı’nın 187. kuruluş yıl dönümü gururla kutlandı
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin en uzun kıyı şeritlerinden birine sahip olan İzmir, güneyindeki yoğun turizm merkezlerinin aksine, kuzeyinde çok daha sakin ve doğallığını korumuş gizli hazineler barındırıyor. Bu hazinelerin başında ise hiç şüphesiz son yıllarda adını sıkça duyuran Dikili ilçesi geliyor. Kent gürültüsünden kaçarak rotasını kuzeye çeviren yerli ve yabancı seyahat tutkunları, soluğu zeytin ağaçlarının denizle buluştuğu nefasette alıyor. Özellikle Dikili'nin doğa harikası adaları ve koyları tatilcilerin uğrak noktası haline gelirken, bölgedeki ekolojik zenginlik ve su kalitesi uluslararası standartlardaki deniz turizmini de doğrudan canlandırıyor. Hafta sonları çevre illerden gelen günübirlikçilerle birleşen yoğunluk, ilçedeki turizm işletmelerinin de yüzünü güldürüyor.

Bölgedeki deniz turizminin kalbi ise zeytinliklerin gölgesindeki tarihi balıkçı kasabası olan Bademli’de atıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren hareketliliğin başladığı Bademli Limanı'ndan hareket eden teknelerle ulaşılan Kalem Adası, Garip Adası, Pissa Koyu, Hanımın Koyu ve bölgede Akvaryum Koyu olarak bilinen yüzme noktası, berrak denizi ve doğal yapısıyla dikkati çekiyor. Deniz tutkunları, her bir durağı farklı bir görsel şölen sunan bu rota üzerinde Ege'nin serin sularının tadını çıkarırken, şehir hayatının tüm yorgunluğunu turkuaz derinliklerde bırakıyor.

Anakaranın yanı başındaki iki farklı dünya ziyaretçileri büyülüyor

Bölgeyi ziyaret eden turistlerin en çok ilgisini çeken noktaların başında, coğrafi konumlarıyla dikkat çeken ikiz adalar geliyor. Coğrafi olarak Bademli açıklarında yer alan Kalem Adası ile Garip Adası, anakaraya yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunuyor. Birbirine oldukça yakın olmalarına rağmen bu iki adanın sunduğu yaşam tarzı ve konsept tamamen birbirinden farklı şekilleniyor. Turkuaz renkli denizi ve doğal kıyı yapısıyla öne çıkan adalar, günübirlik tekne turlarının en çok ziyaret edilen durakları arasında gösteriliyor. Adaların etrafındaki sığ su koridoru, akıntısız yapısı sayesinde yüzme bilmeyenler ve çocuklu aileler için de son derece güvenli bir korunak sağlıyor.

Adalardaki işletme yapıları ise her iki bütçe ve tatil anlayışına göre şekillenmiş durumda. Mevcut duruma bakıldığında Kalem Adası'nda konaklama ve plaj hizmeti sunan bir tesis bulunurken, Garip Adası'nda herhangi bir tesis yer almıyor. Adanın bu el değmemiş yapısı, doğayla baş başa kalmak isteyen kampçılar ve huzur arayanlar için bulunmaz bir nimet sunuyor. Bu özelliğiyle Garip Adası, daha sakin ve bakir bir ortam arayan ziyaretçilerin tercih ettiği doğal alanlar arasında öne çıkıyor. Tesisleşmenin olmadığı adaya adım atan insanlar, antik dönem kalıntılarını andıran taş yapıların arasında yürüyüş yapma imkanı da buluyor.

Karayolu ulaşımının olmadığı gizli cennetler tekne turlarıyla canlanıyor

Dikili’nin deniz turizmindeki en büyük şansı, bazı özel koylarına karadan ulaşımın fiziken mümkün olmamasıdır. Bu durum, o bölgelerin insan eliyle tahrip edilmesinin önüne geçerken doğal bir koruma kalkanı oluşturuyor. Bahsi geçen özel destinasyonların başında yer alan ve bölgenin koylarından Hanımın Koyu, yörede "Kokarot Koyu" olarak da biliniyor. Sarp kayalıklar ve dik zeytin yamaçlarıyla çevrili olan bu bölgeye ayak basabilmenin tek bir yolu var. Kara yoluyla ulaşımın bulunmadığı koy, yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen duraklar arasında yer alıyor. Koya yanaşan teknelerden denize atlayan tatilciler, sadece kuş seslerinin yankılandığı bu saklı havzada yüzmenin ayrıcalığını yaşıyor.

Denizden ulaşılabilen bir diğer mucizevi durak ise adeta Maldivler kumsalını andıran yapısıyla göz kamaştırıyor. Beyaz kumu ve berrak deniziyle dikkati çeken Pissa Koyu ise ziyaretçilere doğal bir plaj deneyimi sunuyor. İncecik kum yapısı ve suyun altındaki görüş netliği nedeniyle fotoğraf tutkunlarının podyumu haline gelen koyda, endüstriyel kirliliğin izine rastlamak imkansız. Herhangi bir ticari işletmenin yer almadığı bu alanda tatilciler kendi özgürlük alanlarını yaratıyor. Herhangi bir tesisin bulunmadığı koyda vakit geçirmek isteyenler, ihtiyaçlarını yanlarında getiriyor ve gün batımına kadar doğanın tadını çıkarıyor.

Şeffaf suların altında şnorkelle dalış keyfi üst seviyede yaşanıyor

Bölgedeki deniz turizmi sadece suyun üstündeki adalardan ibaret değil; suyun altı da rengarenk bir dünyanın kapılarını aralıyor. Özellikle deniz biyolojisine meraklı olan ve sualtı dünyasını keşfetmek isteyen macera tutkunları için Bademli suları biçilmiş kaftan. Bu kapsamda Bademli açıklarındaki Akvaryum Koyu olarak bilinen yüzme noktası da tekne turlarının uğrak durakları arasında bulunuyor. İsmini suyun cam gibi parlak ve net olmasından alan bu bölgede, tekneden bakıldığında metrelerce derinlikteki kum taneleri ve balık sürüleri çıplak gözle rahatlıkla seçilebiliyor.

Sualtı faunasının zenginliği, bölgeye gelen turistlerin deniz gözlüklerini yanlarından ayırmamasına neden oluyor. Şeffaf deniziyle bilinen bölge, yüzme ve şnorkelle dalış yapmak isteyen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kaya oluşumlarının arasında yuva yapan deniz canlılarını gözlemleyen tatilciler, Ege’nin bu bakir köşesinde unutulmaz anılar biriktiriyor. Doğal güzellikleri ve sakin atmosferiyle öne çıkan Bademli açıklarındaki ada ve koylar, yaz aylarında doğayla iç içe deniz turu yapmak isteyenler için Dikili'nin önemli gezi rotaları arasında yer alıyor. Son yıllarda artan bu küresel ilginin ardından, bölgenin ekolojik dengesinin korunması amacıyla yerel yönetimler çevre denetimlerini ve mavi bayrak kriterlerini daha da sıkılaştırdı. Kuş bakışı bakıldığında turkuazın her tonunu barındıran ve berrak denizi ve doğal yapısıyla dikkati çeken bölge, dron ile görüntülendi. Havadan çekilen bu görüntüler, İzmir'in kuzeyindeki bu doğa mucizesinin neden korunması gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor.

Kaynak: AA