SEMİ TEKTAŞ/Urla’da engelli ve lösemi tedavisi gören oğluyla yaşayan bir annenin, oğlunun yaşamına son vermesinin ardından kendi hayatına da son vermesi, engelli bireylerin bakımını üstlenen ailelerin yaşadığı güçlükleri yeniden gündeme getirdi.

Yaşanan olayın ardından açıklama yapan Urla Otizmle Yaşam Derneği, bu büyük acının yalnızca bir ailenin trajedisi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, engelli bireylerin ve ağır hastalıklarla mücadele eden çocukların ailelerinin yıllardır taşıdığı ağır bakım yüküne ve sosyal destek sistemlerindeki yetersizliklere dikkat çekildi.

Göztepe Potasında Kombineler Satışta: Hedef Şampiyonluk!
Göztepe Potasında Kombineler Satışta: Hedef Şampiyonluk!
İçeriği Görüntüle

“Bu sistem sürdürülebilir değil”

Bir çocuğun sağlık, bakım ve yaşam sorumluluğunun büyük ölçüde ailesine, çoğu zaman da tek bir kişiye bırakıldığı belirtilen açıklamada, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığı ifade edildi.

Bakım sürecinin aileler açısından ekonomik, psikolojik ve sosyal yönden ağır bir yük oluşturduğu kaydedilerek, “Bakım yükü ağır. Ekonomik yük ağır. Psikolojik yük ağır. Yalnızlık ağır. Peki aileler tükenmeden önce onları kim destekliyor?” sorusu yöneltildi.

“Asıl sorgulanması gereken sistemdir”

Dernek, yaşanan olayın ardından annenin değil, aileleri yalnız bırakan sistemin sorgulanması gerektiğini belirtti. Engelli bireylerin ve ailelerinin ekonomik, sosyal, psikolojik ve sağlık alanlarında düzenli ve erişilebilir desteğe ulaşmasının artık bir ihtiyaçtan öte zorunluluk olduğu vurgulandı.

Açıklamada, bakım sorumluluğunu üstlenen kişilerin yalnız bırakılmaması ve destek mekanizmalarının aileler tükenme noktasına ulaşmadan devreye girmesi gerektiğinin altı çizildi.

“Bakım yükü ailelerin kaderi olmamalı”

Urla Otizmle Yaşam Derneği, ailelerin tükenme noktasına gelmeden desteklenmesi gerektiğini belirterek bakım yükünün ailelerin kaderi olmaktan çıkarılması çağrısında bulundu.

Hiç kimsenin bu ağır yükü tek başına taşımak zorunda bırakılmaması gerektiği ifade edilen açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Çünkü bir aileyi yalnız bırakmak, yalnızca bir aileyi değil; toplumsal sorumluluğumuzu da yalnız bırakmaktır.”

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ