Geleneksel tarım ürünleriyle bilinen Aydın sarp dağların ve verimli ovaların ortasında, dünya gıda trendlerini değiştirecek devasa bir teknolojik yatırıma ev sahipliği yapıyor. Tarımsal inovasyonun kentsel ve bölgesel kalkınmadaki rolünü kanıtlayan bu hamle, incir ve zeytiniyle ünlü bölgeye yepyeni bir ticari kimlik kazandırıyor. Nazilli ilçesinde faaliyete geçen modern tesis, siber altyapısı ve iklimlendirme tüzükleriyle Türkiye'nin dış ticaret hacmine doğrudan katkı sunmaya başladı. Yatırımcıların ve ziraat otoritelerinin yakından takip ettiği proje, Ege Bölgesi'nin mikroklima alanlarının doğru kullanıldığında nasıl birer üretim üssüne dönüşebileceğini gösteriyor.

Bölgedeki ürün çeşitliliğini artırmak ve katma değeri yüksek gıda ihracatını desteklemek amacıyla kurulan 100 dönümlük dev tesiste, toprak yapısından sulama otomasyonuna kadar her detay siber sistemlerle kontrol ediliyor. Akdeniz kıyı şeridindeki yoğun nemli seraların aksine, Aydın'ın iç kesimlerindeki kuru ve sert hava dalgalarını absorbe edecek mühendislik çözümleriyle donatılan bu alanda, geleceğin tarım tüzüğü yazılıyor. Yerli mühendislerin koordineli çalışmasıyla hayata geçirilen tesis, bölge çiftçisine de geleneksel tarımın dışına çıkarak küresel pazarlara açılma konusunda ilham veriyor.

Aşırı sıcaklara karşı özel geliştirilen koruma kalkanı

Aydın şeridinde yaz aylarında tescil edilen ekstrem hava sıcaklıkları ve yoğun güneş ışınları, hassas fidanların hücresel yapısına zarar vererek üretim verimliliğini düşüren en büyük engellerin başında geliyor. Bu lojistik ve doğal bariyeri aşmak adına serada, Türkiye'de sadece birkaç büyük tesiste uygulanan çok özel bir mimari tasarım tercih edildi. Telli terbiye sistemi adı verilen bu yerleşim tüzüğü, bitkilerin gövde anatomisini destekleyerek dalların dağınık büyümesini engelliyor ve homojen bir güneş dağılımı sağlıyor.

Üretim sahasındaki teknik detayları aktaran Ziraat Mühendisi Muhammed Kömür, bölgenin agro-ekonomik haritasını değiştiren bu sistemin avantajlarını anlattı. Ağaçlarda güneş yanıklığı oluşmasını engellemek adına geliştirdikleri koruma kalkanına dikkat çeken Kömür, "Burada 25 bin metrekarelik alanda ejder meyvesi, 68 bin metrekarelik alanda ise avokado yetiştiriyoruz. Anavatanı Orta ve Güney Amerika olan ejder meyvesi varyasyonlarını sera koşullarında Ege iklim kuşağuna adapte ettik. Seramızda kırmızı, pembe, mor ve beyaz olmak üzere dört çeşit ejder meyvesi var. C vitamini, lif ve antioksidan değeri oldukça yüksek olan bu meyveler, özellikle sindirim sistemi sorunu yaşayanlar için çok faydalı. Aydın Nazilli bölgesinde fidan yetiştirirken ağaçlar aşırı sıcaklığa maruz kalıyor. Bu yüzden doğru budama yönlendirmesi yapmak adına bu tüzüğü seçtik. Üzerindeki özel tül yapısı da bitkileri güneşe karşı koruyarak meyve yanıklığını engelliyor. Kışın kırağıya karşı koruma sağlarken, içeride tropikal bir nem ortamı oluşturuyor. Biz burada güneş şiddeti fazla, nem düşük olduğu için bu sistemi kurduk ve bölgede bu yöntemi uygulayan ilk üreticiyiz" dedi. Tomurcuktan meyveye dönüşümün 45-50 gün sürdüğünü belirten Kömür, ağustos ayının ilk haftasında başlayacak hasat için hazırlıkların sürdüğünü söyledi.

Uluslararası sertifikalı ürünler Avrupa marketlerine gidiyor

Serada üretilen egzotik meyvelerin kalitesi, küresel gıda tüzüklerine ve sağlık standartlarına tam uyum sağladığını gösteren uluslararası belgelerle mühürlenmiş durumda. Tüketici sağlığını koruyan ve sürdürülebilir tarımı garanti altına alan Global Gap sertifikası sayesinde, Nazilli tarlalarından toplanan ürünler hiçbir gümrük engeline takılmadan dünya metropollerindeki raflarda yerini alıyor.

Hedeflenen ciro ve lojistik sevkiyat ağlarına dair güncel verileri paylaşan mühendislik kadrosu, bu yıl seradan rekor bir rekolte beklediklerini açıkladı. Ejder meyvesinde bu seneki hasat hedeflerinin 25 bin metrekarelik parselde 60 ton civarında olduğunu bildiren yetkililer, henüz 3-4 yaşlarında olan avokado ağaçlarından da yaklaşık 100 bin adet ürün almayı planlıyor. Hasat edilen üst segment meyvelerin büyük bir kısmının profesyonel aracı lojistik firmaları vasıtasıyla Almanya ve İspanya gibi Avrupa'nın lider pazarlarına sevk edildiği, tam kapasiteye henüz ulaşmayan avokado grubunun ise iç pazardaki gurme mağazalarda tescilli marka adı altında tüketicilere sunulduğu aktarıldı.

Özel tasarlanan ışık dalgalarıyla hasat takvimi esnetiliyor

Tarım 4.0 felsefesinin en somut örneklerinden biri olan ve bitki fizyolojisini siber yöntemlerle manipüle eden teknolojiler de seranın verimlilik katsayısını yukarı çekiyor. Doğal güneş ışığının yetersiz kaldığı veya bitkinin gelişim evrelerine göre ihtiyaç duyduğu spektrumların yapay olarak simüle edildiği tesiste, elektrik-elektronik mühendisliği ile tarım bilimi ortak bir potada eriyor.

Seranın teknolojik altyapısını yöneten Elektrik Elektronik Mühendisi İlay Ülker, üretimde kullandıkları LED ışıklandırma teknolojisinin tarımsal çıktılar üzerindeki mucizevi etkilerini bilimsel dökümlerle açıkladı. Farklı ışık dalga boylarının bitkisel hormonlar üzerindeki etkisini tescil ettiklerini belirten Ülker, "LED sistemi sıfırdan bir çiçeklenme sağlamaz ancak mevcut meyve veren seralarda hasat süresini uzatır; meyvenin gelişimini, lezzetini, iriliğini ve şeker oranını doğrudan etkiler. Serada mavi, kırmızı ve gün ışığı LED'lerini karışık olarak veriyoruz. Mavi LED'ler gövde büyümesini desteklerken, kırmızı LED'ler çiçeklenmeyi sağlıyor. Işıklar 24 saat boyunca açık kalmıyor. Gece saat 22.00 ile 02.00 arasında, yani günde yaklaşık 4-4,5 saat çalışması verimlilik için yeterli oluyor. Normalde temmuz ortasında başlayacak hasat süresini bu yöntemle 15-20 gün erkene çekebildiğiniz gibi, sezon sonunda da 15-20 gün kadar uzatabiliyorsunuz. Bu da bilimsel verilere göre verimi yüzde 20 oranında artıran bir sistem" şeklinde konuştu.

Yapay zeka destekli tam otomasyonlu tarım hedefleniyor

Türkiye'de tropikal meyve yetiştiriciliği tüzüğünün henüz yeni yerleşmeye başladığını ancak yakalanan ivmenin umut verici olduğunu dile getiren teknik ekip, geleceğe yönelik makro hedeflerini de paylaştı. Bu yıl seranın belirli bir bölümünde gerçekleştirilen demo çalışmalarından tescilli olarak maksimum başarı elde edilmesi, yatırımcı grubun kentsel otomasyon bütçesini büyütmesini sağladı.

Tarla yangın yeri: Tarımda mayıs faturası
Tarla yangın yeri: Tarımda mayıs faturası
İçeriği Görüntüle

Önümüzdeki üretim dönemlerinde, seradaki tüm sulama, gübreleme, tül açma ve LED aktivasyon süreçlerinin siber algoritmalar ve dijital otomasyon sistemleriyle entegre edilmesi planlanıyor. İlerleyen yıllarda bu sistemi daha profesyonel, daha büyük alanlarda uygulayacaklarını ifade eden uzmanlar, yapay zekanın tarımsal lojistikteki gücünü arkalarına alarak Ege'yi tropikal meyve ihracatında lider konuma getirmeyi amaçlıyor. Telli terbiye sisteminin sağladığı homojen büyüme avantajı ve teknolojik altyapının gücüyle, Nazilli'deki bu tesis Türkiye'nin tarımsal dış ticaret geleceğine yön vermeye devam edecek.

Kaynak: DHA