SELİN YILDIRIM- İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Süper Lig'de 20 yıldır küme düşmeden sürdürdüğü istikrarlı mücadelesiyle adeta bir spor efsanesine dönüşmüş durumda. Bu büyük başarının ardındaki en önemli mimarlardan biri ise antrenör Ali Reyhani. İskenderun’da doğan ve üniversite eğitimi için geldiği İzmir'de, ev arkadaşının tavsiyesiyle 21 yaşında tekerlekli sandalye basketboluyla tanışan Reyhani, parke üzerinde geçen 19 yıllık sporculuk kariyerini bugün kulübede bir lider olarak taçlandırıyor.

Eski antrenör Erdinç Hoca'nın yanında yardımcı antrenörlük yaparak saha kenarına adım atan Ali Reyhani, İzmir ekibiyle bugüne dek tam 44 şampiyonluk ile sayısız ikincilik ve üçüncülük yaşadı. Sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da elde edilen ikincilik ve üçüncülüklerle İstiklal Marşı'nı dinletmenin gururunu yaşadıklarını ifade eden deneyimli çalıştırıcı, gazetemize samimi açıklamalarda bulundu.

Meslek Fabrikası nöbetinde dikkat çeken anlar: Mahmut Tanal barikattaki kelepçeleri kesti
Meslek Fabrikası nöbetinde dikkat çeken anlar: Mahmut Tanal barikattaki kelepçeleri kesti
İçeriği Görüntüle

"SPORCULUK EN BASİTİYMİŞ, ANTRENÖRLÜK KOCA BİR YÜK"

Uzun yıllar takımın formasını terlettikten sonra antrenörlük koltuğuna geçiş sürecini değerlendiren Ali Reyhani, saha içi ile saha kenarı arasındaki uçuruma dikkat çekti. "Sporcuyken en basitini yapıyormuşuz. Sporcu sadece kendinden sorumludur; maça konsantre olursunuz, idmana gelirsiniz, her şey hazırdır. Ancak antrenör olduğunuz zaman kendi dışınızdaki 12 sporcunun tamamından siz sorumlusunuz. Hepsinin sağlık durumunu takip etmek, rakibi detaylıca gözlemlemek ve koskoca bir takımı bir arada tutmak zorundasınız. Sorumluluk çok daha fazla artıyor" ifadelerini kullandı.

0A9A9564.Jpg (1)

20 YILLIK İSTİKRARIN SIRRI: FEDAKARLIK VE AİLE OLMAK

Takımın 20 yıldır aralıksız Süper Lig'de mücadele etmesinin altında yatan temel faktörün "çok çalışmak" olduğunu belirten başarılı çalıştırıcı, kulüp içerisindeki aile ortamının öneminin altını çizdi. Herkesin görevini ve sorumluluğunu çok iyi bildiğini söyleyen Reyhani, "Oyuncularımız sabahını, gecesini buraya veriyor. İşlerinden, ailelerinden, özel hayatlarından fedakarlık ederek büyük bir emek harcıyorlar. En büyük başarımız bu özveridir" dedi. Ayrıca, kulübün yıllardır bu branşta "lokomotif" görevi üstlendiğini ve İzmir'den sürekli yeni oyuncular çıkarmaya devam edeceklerini belirtti.

"MEDİNE BU TAKIMIN KARDEŞİ"

Takımın tek kadın sporcusu olan Medine Alper’in kadrodaki varlığının takıma çok iyi bir dinamizm getirdiğini söyleyen teknik hoca, oyuncusundan övgüyle bahsetti. Medine'nin takıma harika bir şekilde adapte olduğunu ifade eden Reyhani, "O bizim kardeşimiz. Kadın bir sporcunun varlığı bize motivasyon anlamında çok olumlu bir katkı sağladı. Kendisinden ve azminden dolayı büyük mutluluk duyuyorum, başarı dolu yılları olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.

YARIM KALAN HESAP: HEDEF FENERBAHÇE'YE KARŞI ŞAMPİYONLUK

Uluslararası turnuvalarda kürsüye çıkmanın ve Türkiye Cumhuriyeti ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni temsil etmenin paha biçilemez bir gurur olduğunu belirten deneyimli antrenör, gözünü yeni sezon hedeflerine dikti. Geçtiğimiz dönem Fenerbahçe'ye karşı oynadıkları finali hatırlatan Reyhani, "Her antrenörün en büyük arzusu şampiyonluktur. Fenerbahçe ile bir final oynadık ama bu sefer o noktayı şampiyonlukla koymak istiyorum" diyerek taraftarlara kupa mesajı verdi.

0A9A8054.Jpg (1)

AİLELERE TARİHİ ÇAĞRI: "ENGELLİ DEĞİL, BİREY OLARAK BAKIN"

Kadınların ve genç yaştaki çocukların engelli sporlarına daha fazla katılım göstermesi için aşılması gereken en büyük engelin "aileler" olduğunu vurgulayan Ali Reyhani, anne ve babalara tarihi bir çağrıda bulundu.
Çocukların spora başlaması için önce ailelerin ikna olması gerektiğini söyleyen Reyhani, sözlerini şöyle noktaladı: "En büyük sorunumuz önyargılar. Aileler, gönül rahatlığıyla çocuklarını buraya göndersinler ve spora teşvik etsinler. Sporun hiçbir zararı yok, aksine hem sağlık hem de motivasyon anlamında onlara büyük katkı sağlayacaktır. Sadece kadınlar değil, küçük yaştaki tüm çocuklarımız sporla tanışmalı. Ailelerden tek ricam; lütfen önyargılarınızı kırın. Çocuğunuza 'engelli' gözüyle değil, bir 'birey' olarak bakın. Siz onlara birey olarak yaklaştığınızda, başarı da hayat da kendiliğinden gelecektir."

Kaynak: SELİN YILDIRIM