Türkiye'nin küresel finans vizyonunun kalbi olan İstanbul Finans Merkezi, ekonomi dünyasında uzun yıllar konuşulacak tarihi bir zirveye ve çok kritik yapısal reform açıklamalarına ev sahipliği yaptı. Uluslararası finans çevrelerinin, İslami iktisat otoritelerinin ve ekonomi yönetiminin geniş katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, makroekonomik dengeleri derinden etkileyecek yeni bir dönemin kapısı aralandı. Geleneksel bankacılık sistemine alternatif olarak her geçen yıl pazar payını artıran ve fon büyüklüğünü katlayan katılım finans sektörü, kamu eliyle gerçekleştirilecek iki büyük operasyonla kabuk değiştiriyor. Kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması, sermaye piyasalarının derinleştirilmesi ve vatandaşların birikimlerinin üretime yönlendirilmesi amacıyla hazırlanan bu stratejik yol haritası, Türkiye'nin finansal mimarisini çok daha dirençli bir seviyeye taşımayı hedefliyor.

Ege'nin ihracat kapısında bahar hareketliliği: Beş aylık dış ticaret hacmi yedi milyar doları aştı
Ege'nin ihracat kapısında bahar hareketliliği: Beş aylık dış ticaret hacmi yedi milyar doları aştı
İçeriği Görüntüle

Küresel borç sarmalı tırmanırken pansuman tedaviler yetersiz kalıyor

Dünya ekonomisinin içinden geçtiği sancılı süreci ve jeopolitik risklerin piyasalar üzerindeki baskısını sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, finans sisteminin yapısal bir kırılma yaşadığını vurguladı. Orta Doğu merkezli çatışmaların ve Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik krizlerin küresel ticaret hatlarını felç ettiğine dikkat çeken Erdoğan, ekonomik sarsıntıların her ülkede derinden hissedildiğini ifade etti. Uluslararası finans kuruluşlarının güncel verilerini paylaşan Erdoğan, küresel borçluluk oranının 2026 yılının ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaşarak sürdürülemez bir boyuta geldiğini aktardı. Mevcut finansal sistemin ürettiği krizlerin geçici önlemlerle çözülemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı, "Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz. Bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız" diyerek köklü bir zihniyet değişiminin sinyalini verdi.

Faiz lobilerine karşı adil ve bereket odaklı yeni bir finans mimarisi

Ekonomik büyümenin ve toplumsal refahın temelinde ahlaki ve adil bir bölüşümün yatması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleneksel finans modelinin sömürü çarklarına karşı katılım finans sistemini güçlü bir alternatif olarak sundu. İslam iktisadının adalet, erdem, risk paylaşımı ve sürdürülebilirlik ilkeleri üzerine inşa edildiğini hatırlatan Erdoğan, faiz odaklı sistemlerin bereketi yok ettiğini dile getirdi. Eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın "bereket" vizyonuna atıfta bulunan Erdoğan, helal yollardan elde edilen kazancın toplumsal huzurun anahtarı olduğunu söyledi. Bankacılık, sermaye piyasaları ve sigortacılık gibi geniş bir yelpazeyi kapsayan katılım finans modelinin, dünyayı içine düştüğü borç sarmalından çıkarabilecek küresel bir finans mimarisine öncülük edebileceğini vurguladı.

Kurumsal dönüşümünü tamamlayan emlak katılım borsaya merhaba diyor

Katılım finans sistemine büyük bir ivme kazandıracak ilk somut müjdeyi paylaşan Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en köklü kurumlarından birinin halka açılacağını duyurdu. Geçmişte tasfiye sürecine giren Emlak Bankası'nı 2018 yılında gerçekleştirdikleri yasal düzenlemeyle Emlak Katılım statüsüne kavuşturduklarını hatırlatan Erdoğan, bu hamleyle kurumu hem aslına hem de katılım finansın ruhuna uygun olarak yeniden ayağa kaldırdıklarını belirtti. Kısa sürede şube ağını genişleterek sektörün en dinamik ve üretken aktörlerinden biri haline gelen bankanın, önümüzdeki yakın dönemde sermaye piyasalarına entegre edileceğini açıklayan Erdoğan, "Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde güçlü büyümeye milletimiz de ortak olacak" diyerek yatırımcılara ve halka açık ortaklık modeline yeşil ışık yaktı.

Üç kamu devi büyük bir sinerji için tek çatı altında birleşiyor

Finans dünyasında asıl büyük yankıyı uyandıran ikinci hamle ise kamu katılım bankalarının tek bir dev çatı altında birleştirileceğinin açıklanması oldu. Dağınık yapıdaki kamu sermayesini tek bir merkezde toplayarak operasyonel maliyetleri azaltmayı ve küresel rekabet gücünü artırmayı hedefleyen hükümet, katılım bankacılığında konsolidasyon sürecini başlatıyor. Sektörde ayrı ayrı faaliyet gösteren Ziraat Katılım, Halk Katılım ve Vakıf Katılım kurumlarının güçlerini birleştireceğini ilan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu devasa birleşmenin pazarda çarpan etkisi yaratacağını vurguladı. Kamu katılım bankalarının tek bir tüzel kişilik altında toplanmasıyla birlikte ortaya muazzam bir finansal sinerji çıkacağını ve bu hamle sayesinde katılım bankacılığı sektörünün çok farklı bir büyüme ivmesi yakalayacağını ifade eden Erdoğan, yeni yapının hem yurt içinde hem de uluslararası arena genelinde çok daha büyük fonları fonlama kabiliyetine erişeceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ