Türkiye genelinde çevre bilincini artırmak ve geri dönüşüm altyapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Sıfır Atık Hareketi, ambalajlı gıda sektöründe beklenmedik bir fiyat spekülasyonuna zemin hazırladı. Türkiye Çevre Ajansı tarafından koordinasyonu sağlanan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi kapsamında, tüketicilerin boş içecek ambalajlarını siber iade makinelerine teslim etmesi karşılığında kendilerine 1 lira ödenmesi kararlaştırılmıştı. Ancak bu çevre dostu tüzük hamlesinin ardından, başta temel yaşam kaynağı olan içme suyu olmak üzere ambalajlı içecek üreten ve dağıtan bazı firmaların astronomik fiyat artışlarına gittiği tescillendi. Tüketici derneklerine ve bakanlık hatlarına gelen yoğun şikayetler, piyasada ciddi bir denetim lojistiği ihtiyacını doğurdu.
Saha denetimlerinden elde edilen dökümleri ve vatandaş ihbarlarını değerlendiren Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, ambalaj maliyetlerinin zaten ürünlerin ham satış fiyatının içinde yer aldığını hatırlattı. Geri dönüşüm sisteminin hem çevreye hem de hammadde ithalatını azaltarak makroekonomiye katkı sunan bir "kazan kazan" formülü olduğunu belirten Ağaoğlu, firmaların bu süreçte fedakarlık yapması gerekirken tüketiciye ödenen bedelin katbekat üzerinde zam yapmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Karşılarında apaçık bir fırsatçılık tablosunun bulunduğunu dile getiren genel başkan, haksız kazanç sağlayan markaların kentsel ölçekte büyük bir boykot dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Maktu para cezaları zincir marketlerin raftaki etiketlerine yansıyor
Piyasadaki fiyat dengelerini ve parselasyon süreçlerini elinde tutan en büyük aktörlerin on binlerce şubeye sahip zincir marketler olduğu biliniyor. Mevcut yasal tüzüğe göre fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmelere uygulanan sabit idari para cezaları, bu devasa sermaye grupları için caydırıcı bir nitelik taşımıyor. Aksine, denetimler sonucunda kesilen milyonlarca liralık cezalar, şirketlerin muhasebe sistemlerinde birer operasyonel gider olarak tescil ediliyor ve kısa süre içinde raftaki diğer ürünlerin etiketlerine zam olarak ekleniyor. Bu durum, kamu otoritesinin kestiği cezanın dönüp dolaşıp yine dar gelirli vatandaşın bütçesinden tahsil edilmesine yol açıyor.
Bu kısır döngünün kırılması ve ceza hukukunun caydırıcılık ilkesinin tam anlamıyla tesis edilmesi amacıyla yeni bir model öneren Aydın Ağaoğlu, fahiş fiyat artışlarında cezaların "şube sayısına göre belirlenmesi" önerisi ile radikal bir çıkış yaptı. Cezaların her bir satış noktası baz alınarak çarpan katsayısıyla hesaplanması gerektiğini savunan Ağaoğlu, ancak bu sayede devasa lojistik ağlara sahip marketlerin kurallara uymak zorunda kalacağını belirtti. Sabit cezaların finansal holdingler karşısında zayıf kaldığını vurgulayan konfederasyon lideri, adalet terazisinin her işletmenin ciro ve şube büyüklüğüne göre asimetrik olarak işlemesi gerektiğini savundu.
Israr eden işletmeler için kapatma ve ticaretten men yaptırımı uygulanmalı
Ekonomik istikrarı tehdit eden ve vatandaşın cüzdanını hedef alan vurgun girişimlerinin önüne geçilmesi için sadece mali yaptırımların yeterli olmayacağı, idari tüzükte daha sert yaptırımların yer alması gerektiği belirtiliyor. Kanunun açık boşluklarını kullanarak cezayı ödeyip fahiş fiyatlamaya devam eden yapılara karşı adliye ve valilik organlarının koordineli çalışması talep ediliyor.
Yasal mevzuatın sertleştirilmesi gerektiğine dikkat çeken TÜKONFED Başkanı Ağaoğlu, cezai yaptırımların anatomisini değiştirecek şu deklarasyonu paylaştı: "Fahiş fiyat artışında idari yaptırım ve cezalar daha etkili hale getirilmeli. Şube ve mağaza sayısına göre yaptırım uygulanmalı. Bunun yanı sıra tekerrür halinde cezalar katlanmalı, en önemlisi de ısrar edilmesi durumunda kapatmaya kadar gidilmeli." Bu sert tedbirlere ek olarak Ticaret Bakanlığı'nın kentsel denetimlerde elde ettiği kriminolojik verileri ve siber tescil raporlarını doğrudan cumhuriyet savcılıklarına iletmesi gerektiğini ifade eden Ağaoğlu, Türk Ceza Kanunu'nun 237. maddesinde düzenlenen "fiyatları etkileme suçundan" adli soruşturmaların açılmasının piyasadaki hevesleri kursakta bırakacağını sözlerine ekledi. Vatandaşların da bu süreçte siber kanıt toplamak adına Alo 175 hattını ve internet şikayet portallarını aktif kullanarak konum ve etiket fotoğrafı paylaşarak kamu otoritesine lojistik destek vermesi istendi.





