TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, gıda fiyatlarında tüketiciyi yanıltabilecek indirim uygulamalarına ilişkin açıklama yaptı. Ekonomik koşulların ağırlaştığı ve alım gücünün azaldığı bir dönemde güvenilir ve nitelikli gıdaya erişimin yanı sıra, gıdanın adil, şeffaf ve gerçekçi fiyatlarla tüketiciye sunulmasının önemine dikkat çekildi.
Perakende sektörünün önemli bölümünü oluşturan zincir marketlerde kampanya, promosyon ve indirim adı altında uygulanan bazı fiyatlandırma yöntemlerinin tüketicinin doğru bilgiye erişim hakkını zedelediği belirtilen açıklamada, bunun adil ticaret ve meslek etiği açısından da ciddi soru işaretleri yarattığı ifade edildi.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Gıda, yurttaşlarımızın en temel insani haklarından biri ve günlük yaşamın vazgeçilmez ihtiyacıdır. Ekonomik koşulların her geçen gün ağırlaştığı, yurttaşlarımızın alım gücünün giderek azaldığı günümüzde; güvenilir ve nitelikli gıdaya erişimin yanı sıra, gıdanın adil, şeffaf ve gerçekçi fiyatlarla tüketiciye sunulması da her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.
Saha gözlemlerimiz ve tüketicilerden tarafımıza ulaşan bildirimler; bazı perakende zincirlerinde ürünlerin fiyatlarının belirli dönemlerde yapay biçimde yükseltilerek, sonrasında yüksek oranlı indirimler uygulanıyormuş gibi bir algı oluşturulduğuna işaret etmektedir. Örneğin, gerçekte olağan piyasa koşullarındaki satış fiyatına yakın bir bedel, yüksek bir “eski fiyat” üzerinden %50’ye varan indirimle sunularak tüketicide önemli bir ekonomik avantaj sağlandığı izlenimi yaratılabilmektedir.
Tüketiciye gerçek bir fiyat avantajı sunmayan bu tür uygulamalar, yalnızca fiyat algısını bozmakla kalmamakta; tüketici güvenini, piyasa şeffaflığını ve ticaret ahlakını da zedelemektedir.
Bu tür uygulamalar neden sorunludur?
1. Tüketicinin doğru bilgiye erişim hakkını zedelemektedir.
Tüketicinin bir ürünün gerçek fiyatını, geçmiş fiyat hareketlerini ve kendisine sunulan indirimin gerçek niteliğini bilmesi, bilinçli bir satın alma kararının temel koşuludur. Yapay olarak oluşturulan yüksek indirim oranları ise tüketicide gerçekte var olmayan bir “fırsat” algısı yaratarak satın alma davranışını manipüle edebilmektedir.
2. Haksız rekabet ortamı yaratmaktadır.
Şeffaf ve dürüst fiyatlandırma yapan küçük esnafı, yerel işletmeleri ve diğer perakendecileri dezavantajlı konuma düşüren bu uygulamalar, piyasadaki rekabet koşullarını da olumsuz etkileyebilmektedir. Rekabet, yalnızca fiyatın düşürülmesi üzerinden değil, dürüst, şeffaf ve eşit koşullarda yürütülmelidir.
3. Ekonomik güçlük yaşayan tüketiciyi daha fazla mağdur etmektedir.
Alım gücünün ciddi biçimde azaldığı bir dönemde tüketiciler, kampanya ve indirimlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Bu güvenin kötüye kullanılması; yurttaşların gerçekte ihtiyaç duymadıkları ürünleri “indirim fırsatı” algısıyla satın almalarına veya gerçek bir ekonomik avantaj elde ettiklerini düşünmelerine neden olabilmektedir.
4. Gıda piyasasında güven duygusunu zayıflatmaktadır.
Gıda ürünlerinde fiyat şeffaflığının sağlanması, tüketicinin yalnızca ekonomik açıdan korunması değil, aynı zamanda gıda sistemine duyulan güvenin sürdürülmesi açısından da önemlidir. Tüketicinin etik, güvenilir ve şeffaf bir ticaret ortamında alışveriş yapabilmesi kamusal bir sorumluluktur.
5. Fiyat belirlemenin şeffaflığını zedelemektedir.
Bir ürünün fiyatının kısa süre içerisinde yüksek oranda artırılıp ardından indirimli olarak sunulması, tüketicinin ürünün gerçek piyasa değerini ve fiyat belirleme sürecini değerlendirmesini güçleştirmektedir. Fiyatların gerçek piyasa koşullarını yansıtması ve tüketicinin fiyat değişimlerini sağlıklı biçimde takip edebilmesi, adil ve şeffaf bir piyasanın temel koşullarındandır.
6. Gıda israfını artırma riski taşımaktadır.
Yüksek indirim oranları üzerinden oluşturulan “fırsat” algısı, tüketicileri ihtiyaçlarının üzerinde ürün satın almaya yönlendirebilmektedir. Özellikle kısa raf ömrüne sahip gıdalarda ihtiyaç fazlası satın alımların tüketilemeden bozulması, ekonomik kaybın yanı sıra gıda israfını da artırabilmektedir. Gıdanın israf edilmesinin önlenmesi, tüketici bilincinin yanı sıra kamu yararı ve sürdürülebilirlik açısından da önem taşımaktadır.”
Yetkililere ve marketlere çağrı
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, açıklamasının devamında yetkililere, perakende sektörü temsilcilerine, zincir marketlere ve tüketicilere yönelik çağrılarını sıraladı.
“Gıda ticareti yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Gıda; insan sağlığı, tüketici hakları, kamu yararı ve toplumsal refah ile doğrudan ilişkili bir alandır. Bu nedenle gıdanın üretiminden tüketiciye ulaştırılmasına kadar tüm süreçlerde olduğu gibi, fiyatlandırma ve kampanya uygulamalarında da şeffaflık, dürüstlük, denetlenebilirlik ve kamu yararı temel alınmalıdır.
STT ve TETT yaklaşan ürünlerin indirime alınması durumunda, müşterilerin ürünün son tüketim/tavsiye edilen tüketim tarihinin yaklaştığını kolayca fark edebilmesi amacıyla, mevcut fiyat etiketine ek olarak dikkat çekici ve anlaşılır bir uyarı etiketi kullanılması önemlidir. Bu uygulama, hem müşterinin bilinçli alışveriş yapmasını sağlayacak hem de indirimli ürünlerin daha kolay fark edilmesine katkıda bulunacaktır.
İndirime alınan ve soğuk zincir gerektiren ürünlerin kasa yanında bekletilmesi, ürünlerin uygun sıcaklık koşullarının korunması açısından risk oluşturabilir. Kasa çevresinde yoğunluk, ürünlerin uzun süre beklemesi veya soğutucu dışında kalması; ürün sıcaklığının yükselmesine, kalite ve gıda güvenliği açısından sorunlara ve ürünlerin bozulma riskinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle soğuk zincir gerektiren indirimli ürünlerin, müşterilerin dikkatini çekecek şekilde ancak uygun sıcaklık koşulları korunarak sergilenmesi ve kasa yanında uzun süre bekletilmemesi önemlidir.
Bu doğrultuda;
* Yetkilileri, tüketiciyi yanıltabilecek indirim ve kampanya uygulamalarına yönelik denetimleri artırmaya, fiyat geçmişinin ve indirim oranlarının gerçeğe uygunluğunu etkin biçimde denetlemeye ve mevzuata aykırı uygulamalara karşı caydırıcı yaptırımlar uygulamaya,
* Perakende sektörü temsilcilerini, tüketicinin güvenini ve haklarını gözeten; gerçek, şeffaf ve doğrulanabilir fiyatlandırma politikaları uygulamaya,
* Zincir marketleri, rekabeti ve tüketici davranışını yanıltıcı fiyat stratejileri üzerinden değil, gerçek ekonomik avantaj sağlayan kampanyalar ve dürüst ticaret anlayışı üzerinden yürütmeye,
* Tüm tüketicilerimizi ise özellikle yüksek indirim oranları içeren kampanyalarda ürünün önceki fiyatını, piyasa koşullarındaki olağan satış bedelini ve indirimin gerçek niteliğini sorgulamaya davet ediyoruz.
Tüketicinin doğru bilgiye ulaşma, güvenilir ürünü adil koşullarda satın alma ve bilinçli tercih yapma hakkı korunmalıdır.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak; tüketici haklarının, kamu yararının ve meslek etiğinin gözetildiği, dürüst, şeffaf, denetlenebilir ve adil bir gıda piyasasının oluşturulması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.





