ÖZGE UYANIK/İzmir’de öğrenciler yeni eğitim öğretim yılına ders kitaplarından önce bitmeyen okul inşaatları, ortak kullanılan binalar, kalabalık sınıflar ve norm fazlası öğretmenlerle girdi. 2020 depreminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen yıkılan bazı okulların yeniden yapılmaması, bazı okullardaki inşaatların eğitim öğretim yılı başlamasına rağmen tamamlanmaması ve öğrencilerin aynı binalara sıkıştırılması, gündeme geldi.
Eğitim Sen İzmir şubeleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Ağustos 2026 tarihli genelgesinin de eğitim sisteminin temel sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmenlerin ve okulların merkezden daha fazla denetlenmesine odaklandığını savundu. Basın açıklamasını okuyan Savaş Candemir, genelgenin öğretmenin kıyafetinden dijital platform kullanımına kadar ayrıntılı düzenlemeler getirdiğini belirterek kamu okullarının asıl sorunlarının görmezden gelindiğini söyledi.
Önlük var, öğretmen yok
Eğitim Sen, Bakanlığın öğretmenlere yönelik yaklaşımını da eleştirdi.
Basın açıklamasını okuyan Savaş Candemir şunları söyledi:
“Öğretmenlerin ‘önlük giymeleri’ açıkça istenmekte ve bunun millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi talimatı verilmektedir. Oysa öğretmenlik mesleğinin saygınlığı kıyafetle değil; öğretmene verilen toplumsal değer, ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik ve demokratik çalışma koşullarıyla sağlanır. Bakanlığın önceliği öğretmenin ne giyeceğini takip etmek değil; öğretmenin insanca yaşayabileceği koşulları sağlamak, öğretmene yönelik şiddeti önlemek ve mesleki kararlarına saygı göstermek olmalıdır.”
“Norm fazlası sorununun sorumlusu öğretmenler değildir. Yanlış norm planlamasının, değiştirilen ders çizelgelerinin, okul dönüşümlerinin ve Bakanlığın istihdam politikalarının sonucu öğretmenlere yüklenemez.”
Depremden 6 yıl sonra hâlâ okul bekleniyor
İzmir’de eğitim öğretim yılının en ağır sorunlarından birinin ise okul binalarındaki belirsizlik olduğu belirtildi. Eğitim Sen’in açıklamasına göre 2020 depreminden sonra hasarlı ve dayanıksız olduğu belirlenen 300’den fazla eğitim kurumu yıkıldı ya da boşaltıldı. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bazı okulların yapımına hâlâ başlanmadı.
Balçova’da Yusuf Uz Ortaokulu ve Orhangazi Ortaokulu, Buca’da Sabri Kolçak İlkokulu ve Necip Fazıl İlkokulu, Bornova’da Kars Halil Atilla İlkokulu ve Naldöken Muharrem Candaş İlkokulu, Konak’ta Melih Özakat İlkokulu ve Salih İşgören İlkokulu, Karşıyaka’da Ali Yandım İlkokulu ile Karşıyaka İlkokulu/Ortaokulu gibi okullarda çalışmaların eğitim öğretim yılına rağmen tamamlanmadığı belirtildi.
Bunun yanında Balçova Anadolu Lisesi, Buca Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Buca Süleyman Şah Endüstri Meslek Lisesi, Bornova Tülay Aktaş İşitme Engelliler Okulu, Vadide Bahapars İlkokulu, Konak Salih İşgören İlkokulu, Beştepeler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Karabağlar Kazım Karabekir Ortaokulu ve Katip Çelebi Ortaokulu gibi okulların yeni binalarının yapımına hâlâ başlanmadığı aktarıldı.
Bu nedenle bazı okullar aynı binayı paylaşmak zorunda kaldı. Bayraklı’da Şehir Uğur Sarıkaya Ortaokulu ile Şehit Nazım İlkokulu, Çiğli’de Çiğli Fen Lisesi ile Sasalı İlkokulu, Balçova’da Balçova Anadolu Lisesi ile Yusuf Uz Ortaokulu, Buca’da Yavuz Selim Ortaokulu ile Sabri Kolçak İlkokulu aynı binayı kullanmak zorunda kaldı.
Bazı binalarda ise üç okul bir arada eğitim vermeye başladı. Buca’da Necip Fazıl İlkokulu, Ali Rıza Efendi İlkokulu ve Mehmet Akif İnan Anadolu Lisesi; Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ötügen Ortaokulu ve Buca BİLSEM aynı binayı kullanırken, Konak Alsancak’ta Melih Özakat İlkokulu, Salih İşgören İlkokulu ve Gazi Ortaokulu aynı binada eğitim vermek durumunda kaldı.
Candemir, yaşananların yalnızca fiziki altyapı problemi olmadığını vurguladı:
“Böylece aynı bölgede bulunan okulların öğrencileri ve eğitim emekçileri; yetersiz fiziki koşullar, ortak binaların kullanılması, derslik ve alan yetersizliği ve eğitim faaliyetlerinin aksaması gibi sorunlarla karşı karşıya bırakılmaktadır.
Bu tablo yalnızca bir bina veya inşaat sorunu değildir. Bu, doğrudan eğitim hakkı sorunudur.”
40 kişilik sınıflar, norm fazlası öğretmenler
Eğitim Sen’in gündeme getirdiği bir diğer başlık ise sınıfların birleştirilmesi ve bunun sonucunda öğretmenlerin norm fazlası durumuna düşürülmesi oldu.
Sendika, tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek 20-25 kişilik sınıfların birleştirildiğini, bunun sonucunda sınıf mevcutlarının 40 kişiye kadar çıkarıldığını belirtti. Konak Kahramanlar’daki Mustafa Öğütveren İlkokulu ve Ortaokulu’nda sınıfların birleştirilmesi sonucunda 12 öğretmenin norm kadro fazlası durumuna düşürüldüğü aktarıldı.
Eğitim Sen, benzer uygulamaların imam hatip okullarında yapılmadığını savunarak sınıf mevcutları üzerinden farklı bir uygulama yürütüldüğünü ileri sürdü.
Açıklamada ayrıca yıkılan okullardaki anasınıflarının kapatıldığı, İzmir merkezde anasınıfı ihtiyacının arttığı ve bazı velilerin kayıt sırasında kontenjan ya da ücret gerekçeleriyle mağdur edildiğine ilişkin şikâyetler alındığı belirtildi.
Foça Recep Kerman Spor Lisesi’nin kapatılması, Buca Süleyman Şah Endüstri Meslek Lisesi’nin yaşadığı belirsizlik, Mehmet Akif İnan Lisesi’nin önce eğitim öğretime uygun olmayan bir binada açılması, ardından taşınması ve son olarak kapatılmasının gündeme gelmesi de planlama sorunlarına örnek gösterildi.
Candemir, yetkililere çağrı yaparak, “Okullarımız bu eksiklikler ve sorunlarla açılmaktadır. Buradan yetkililere de sesleniyoruz: Açıklamada bahsettiğimiz sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması ve bu konularda adım atılması gerekiyor. Bu yaşananların takipçisi olmaya devam edeceğiz.” İfadelerini kullandı.




