Buca’dan örnek istihdam modeli: +1 Kafe’de engelsiz çalışma hayatı
Buca’dan örnek istihdam modeli: +1 Kafe’de engelsiz çalışma hayatı
İçeriği Görüntüle

İzmir'in Güzelbahçe ilçesindeki özel bir yaşlı bakımevinde kalan 86 yaşındaki Fatma Uraz’ın, 2018 yılında banyo yaptırılmasının ardından vücudunda oluşan ağır yanıklar ve deri soyulmaları sonrasında sevk edildiği hastanede yaşamını yitirmesiyle ilgili yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Olayın ardından bakımevi çalışanları hakkında açılan ve kesinleşen hapis cezalarının yanı sıra, kurumun doktoru Naciye S. hakkında açılan ikinci davada verilen kararın gerekçesi İzmir 58'inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ilan edildi.

Mahkeme, "Taksirle ölüme neden olma" suçundan 6 eşit taksitle ödenmek üzere 21 bin 200 lira adli para cezasına çarptırılan kurum doktorunun, tıbbi uygulama hatası bulunduğunu ve ihmalkâr davrandığını kaydetti.

Görevli hemşire fotoğrafları atıp aramış

Gerekçeli kararda, olay tarihinde söz konusu huzurevinde 8 aydır görev yapmakta olan sanık Doktor Naciye S.’nin, olay günü yaşanan süreçten anbean haberdar edildiği detaylarıyla yer aldı. Fatma Uraz’ın banyo sonrasında vücudunda meydana gelen cilt lezyonlarının ve yanıkların, kurumda görevli hemşire tarafından fotoğraflanarak sanık doktora iletildiği, ardından da telefonla aranarak durumun bildirildiği aktarıldı.

Tüm bu bilgilendirmelere rağmen sanık Naciye S.’nin hem hastayı yerinde görmeye gelmediği hem de durumun ciddiyetine binaen bir sağlık kuruluşuna sevkini gerçekleştirmediği, bu yönüyle doğrudan tıbbi uygulama hatası içerisinde olduğu vurgulandı.

"Kronik hastalıklarını ve yanık durumunu biliyordu"

Gerekçeli kararın devamında, sanık doktoron mesleki bilgisi gereği hastanın durumunu ve ihmal neticesinde meydana gelebilecek sonuçları öngörmesi gerektiği ifade edildi. Hemşire tarafından net bir bilgi verilmesine rağmen sanığın, Uraz'a herhangi bir tetkik veya tıbbi müdahalede bulunmadığının altı çizildi. Özellikle hayatını kaybeden yaşlı kadının kronik hastalıklarını ve mevcut yanık durumuna ilişkin öyküsünü bilmesine rağmen, buna yönelik gerekli emniyet tedbirlerini almadığı, mesleki bilgi ve hasta durumunun gerektirdiği gerekli özen ve dikkat yükümlülüğünü göstermediği dile getirildi.

Ölüm ile ihmal arasında illiyet bağı bulundu

Mahkeme, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapora da atıfta bulunarak, Fatma Uraz'ın ölümü ile sanık doktorun ihmali arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunduğunu karara bağladı. Bu doğrultuda, sanığın olaydaki kusur yoğunluğu ve kurumda üstlendiği hayati görev dikkate alınarak ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtildi.

Hakim, Naciye S.'yi önce 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı, ardından yargılama sürecindeki iyi hali nedeniyle cezayı 2 yıl 11 ay hapse çevirdi. Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak bu hapis cezası, 1060 günün karşılığı olarak 21 bin 200 lira adli para cezasına dönüştürüldü. Sanığın ödeme güçlüğü çekebileceği değerlendirilerek bu cezanın 6 eşit taksitle ödenmesine hükmedildi.

Karar istinafa taşındı

Öte yandan, ilk davada yaşlı kadını banyo yaptıran çalışanlar Tuğçe A.’ya verilen 3 yıl 4 ay, Nesrin Ö.’ye verilen 2 yıl 6 ay hapis cezalarının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği hatırlatıldı. Doktor hakkında verilen adli para cezası kararını ise az bulan Uraz ailesinin avukatı Bülent Güvençalan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatının karara resmen itiraz ettiği ve dosyayı daha ağır bir ceza talebiyle istinaf mahkemesine taşıdığı öğrenildi.

Kaynak: haber merkezi