Chatgpt Image 10 Tem 2026 15 21 34

"İkisi de ölmeyebilirdi"

Uzmanlar, bir insanla bir ayının yaşamını yitirdiği olay öncesinde yeterli hassasiyetin gösterilmemiş olabileceğine dikkat çekiyor. Yaklaşık bir aydır vatandaşların ayıyla ilgili ihbarlarda bulunduğunu hatırlatan uzmanlar, av yasağına rağmen bazı avcıların ayının peşine düştüğü yönündeki iddiaların da hayvan üzerindeki stresi artırmış olabileceğini belirtiyor. Bunun sonucunda bozayının daha saldırgan ve öngörülemez davranışlar sergilemiş olabileceği değerlendiriliyor.

Bir aydır uyarıyorlardı

Türkiye'de ayıların doğal yaşam alanlarının korunması, insan-yaban hayatı çatışmalarına bilimsel çözümler üretilmesi ve yasa dışı avcılıkla mücadele konusunda çalışmalar yürüten WWF-Türkiye ile Doğa Derneği de olaydan önce yaptıkları açıklamalarda yaşanan sürecin ciddiyetine dikkat çekmişti.

Derneğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Son aylarda İzmir'de ayılar için tipik yaşam alanı olarak değerlendirilmeyen bölgelerden peş peşe görüntüler gelmektedir. İzmir'de Bozdağlar ve Aydın Dağları üzerinde yerleşik boz ayı popülasyonlarının bulunduğu bilinmektedir. Gündeme gelen bu bireyin, kaçak olarak insanlar tarafından beslenen bir ayı olmadığı varsayıldığında, büyük olasılıkla yeni bir yaşam alanı arayışına çıktığı ya da mevcut yaşam alanındaki rekabet veya insan faaliyetleri nedeniyle bulunduğu bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı düşünülmektedir. Bu süreçte uygun habitatlardan uzaklaşarak tarım alanları ve yerleşim yerlerinin bulunduğu ovaya indiği, ardından yönünü kaybederek insan faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelere kadar ulaşmış olabileceği değerlendirilmektedir.

Bu durum ayı açısından ciddi bir stres kaynağı oluşturmaktadır. İnsan yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde ayının davranışları öngörülemez hale gelebilmekte, güvenli alanlara ulaşması ise giderek zorlaşmaktadır.

Göztepe Romulo’dan kasasını dolduruyor
Göztepe Romulo’dan kasasını dolduruyor
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık son bir-iki aylık süreçte gelen ihbarlar üzerine yetkililer ayıyı aramış, bulunması halinde uyuşturularak güvenli yaşam alanına nakledilmesini planlamıştır. Bu süreçte Seferihisar'da evinin bahçesinde uyuyan bir vatandaşın saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini üzülerek öğrendik. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Olayın ayı saldırısı olduğundan kesin olarak emin olunabilmesi için saldırı izlerinin konusunda uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi ve otopsi bulgularının esas alınması gerekmektedir."

C8D99E01 3Def 4C8C 9Be2 2Ec4E1226Ac7

Açıklamanın devamında ise şu değerlendirmelere yer verildi

"Tarım alanları, bahçeler ve yerleşim yerleri arasında sıkışmış, yüksek stres altında hareket eden bir ayı ile insanların karşılaşma olasılığı giderek artmaktadır. Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri haftalardır ayının yerini tespit ederek güvenli şekilde yakalamaya çalışmaktadır. Bu çalışmalara Jandarma da destek vermektedir. Bölgeye daha fazla termal dron ve uzman ekip desteği sağlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Çevre köylerde yaşayan vatandaşların endişe duyması ve yetkililerden çözüm beklemesi son derece doğaldır. Ancak öncelik hem insan güvenliğini hem de ayının yaşamını koruyacak şekilde hayvanın güvenli biçimde bulunduğu alandan çıkarılması olmalıdır.

Öte yandan bazı avcı gruplarının ayıyı silahlarla aradığı ve öldürmeye yönelik girişimlerde bulunduğu yönünde ihbarlar bulunmaktadır. Bir ayının vurulmasının ağır para cezası ve adli yaptırımı bulunmaktadır. Bu tür bireysel müdahaleler ayının üzerindeki stresi artıracak, daha fazla yer değiştirmesine ve insanlarla karşılaşma riskinin yükselmesine neden olacaktır. Ayrıca av sezonu dışında silahla arazide dolaşılması da yasadışıdır ve bölgede bulunan vatandaşlar açısından ciddi güvenlik riski oluşturmaktadır."

Dernek, vatandaşlara ayı görüldüğünde Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Jandarma'ya konum bilgisi verilmesi, gece saatlerinde açıkta yiyecek bırakılmaması, mümkün olduğunca tek başına hareket edilmemesi ve kırsal alanda çalışanların ses çıkararak ilerlemesi yönünde uyarılarda bulundu.

Açıklamada ayrıca, ayının öldürülmesinin çözüm olmadığı, uzman ekipler tarafından uyuşturularak yakalanması, veteriner kontrolünün ardından uygun görülmesi halinde doğal yaşam alanına nakledilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise rehabilitasyon merkezine alınması gerektiği vurgulandı.

"Ayılar bize değil, biz onlara zarar veriyoruz"

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Doğa Derneği Başkanı Dicle Tuba Kılıç, Türkiye'de bozayıların yaşam alanlarının yıllardır çeşitli projeler nedeniyle parçalandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de doğanın bütünü ve özellikle de bozayı gibi büyük canlılar zaten büyük tehdit altında. Yeşil Yol, HES'ler, barajlar, madenler ve sayısız başka proje ayıların ve diğer canlıların yaşam alanlarını böldü, parçaladı, daralttı. Doğa Derneği, bozayılar üzerine beş yılı aşkın süre yürüttüğü çalışmalarla yaşam alanı kaybının oluşturduğu tehdidi ortaya koydu. Kısacası ayılar bize değil, biz onlara zarar veriyoruz. Özellikle bal üretiminde ortaya çıkan ayı-insan çatışmasını ayıları öldürmeden çözmek mümkündür. Doğa Derneği bu konuda Karadeniz Bölgesi'nde başarılı uygulamalar gerçekleştirdi. Doğadaki yıkımı engellemek yerine bozayıların para karşılığında avlatılması hem kamu vicdanını hem de kanunları ihlal eden bir karardır."

Muhabir: İNCİ ONGUN