Rojda DOLGUN/ İnsan hakları savunucusu ve önceki dönem İHD İzmir Şube Eş Başkanı olan Avukat Ali Aydın, Çiğli’deki yürüyüşü sırasında uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Bu cinayetin ardından İzmir Barosu, meslektaşlarına ve kamuoyuna yönelik bir mesaj vermek için Karşıyaka Adliyesi önünde bir araya geldi.
Avukat Ali Aydın’ın hak savunucusu olduğunun altını çizen İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz “Aslında söze nasıl başlayacağımı inanın bilmiyorum. Evet dün sabah saatlerinde İzmir Barosu mensubu değerli meslektaşımız, yol arkadaşımız, dostumuz Ali Aydın katledildi. Vahşice bir cinayete kurban gitti. Hepimizin yakından tanıdığı, çok değer verdiği, çok sevdiği bir dostumuzdu. Sadece avukat değildi. Bir öğretmendi. Çok iyi bir babaydı. İyi bir eşti, iyi bir insan. Hak savunucusuydu. Özgürlük savunucusuydu. Her zaman ve her koşulda barış isterdi” dedi.
“Süreci çok yakından takip ediyoruz”
Avukat Ali Aydın’ın ölümüyle ilgili çözümlenmeyen çok fazla soru işareti olduğunu vurgulayan Yılmaz şu ifadeleri kullandı:
“İlk bakışta adli bir vaka olarak görünen bu olayı öğrendiğimiz andan itibaren çok yakından takip ediyoruz. Gerek kolluktan gerekse savcılıktan yapılan tüm çalışmalarda edindiğimiz tüm bilgileri de ilgili makamlarla paylaşıyoruz. Bazen yönlendirme durumumuz oluyor, bazen bilgileri olanların bilgilerini bizim bilgilerimizle örtüştürmeye çalışıyoruz. Az önce şüpheli Türk Ceza Mahkemesi'nde sorgusu tamamlandıktan sonra tutuklandı.
Ancak gerek kollukta gerekse savcılıkta susma hakkını kullandığını belirterek o alanlarda konuşmamıştı. Bize verilen bilgi çok sayıda uyuşturucu soruşturmasının olduğu yönünde. Zaten bundan önce işlenen cinayetlere de baktığınız zaman özellikle örgütlerin, tarikatların, cemaatlerin bu tür insanları nasıl kullandığını ve nasıl yönlendirdiğini çok iyi biliyoruz.
Bu yönde olan şüphelerimizi ve taleplerimizi de ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na ilettik. Bununla birlikte soruşturmanın başka yönlerde de devam etmesi yönündeki talebimizi açıkça ifade ettik. Savcılık bu anlamda üzerine düşen çalışmayı yapacağını, titizlikle olayın arkasında olduğunu bizlerle paylaştı. Ancak hala çözümlenmeyen birçok soru işareti var”
“Mücadeleyi devam ettireceğiz”
Soruşturmanın kapsamlı bir şekilde yapılması gerektiğini aktaran Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı:
“Sanığın gerek emniyette gerekse az önce savcılıkta ve suç ceza mahkemesinde atmış olduğu sloganlar, sözler, geçmişte işlenen cinayetlerde kullanılan faillerle örtüşmektedir. O yüzden yapılacak soruşturmanın son derece kapsamlı olması bizim için önemli, hepimiz için önemli. Burada Ali için çok güzel şeyler söylemek mümkün. Arkadaşları da geldi. Bizim dostumuzu arkadaşımızı, yoldaşımızı dün sabaha karşı elimizden aldılar. Ben her şeyden önce hepimize başsağlığı diliyorum. Ama şunu her zaman söyledim, söyleyeceğim. Bu cinayetler, bu işkenceler, bu kötü muamele bu korkutmaya çalışmalar, bizi hiçbir zaman Ali'nin de inandığı bizlerin de inandığı yoldan çevirmeyecek. Asla bir adım geri atmadan bu mücadeleyi devam ettirmeye ve sürdürmeye devam edeceğiz. Ben geçmiş dönem İnsan Hakları İzmir Şubesi Eş Başkanı olan Ali'ye buradan bütün saygılarımı sevgilerimi iletiyorum. Hepinizin adına iletiyorum”

Defalarca yapılan adalet çağrısı
Defalarca adliye binası önünde adalet çağrısı yaptıklarını aktaran İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın “Adliye binaları önünde bu ve benzeri cinayetler için defalarca dile getirmek için defalarca buluştuk. Tahir elçi için tam beş yıl boyunca Diyarbakır Adliyesi önünde adalet çağrısı yaptık. Ama adalet tecelli etmedi. Bugün de sevgili dostumuz, insan hakları savunucusu İHD'de çeşitli görevler almış, ÖHD üyesi, aynı zamanda ÇHD üyesi çok kıymetli bir insan hakları savunucusunu yitirmek, yitirdiğimiz için bir aradayız. Üzgünüz”
“Bir ön kabulümüz yok”
İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın şu değerlendirmelerde bulundu:
“Cinayet işlendiği ilk anlam bu yana bütün meslektaşlarım bahsettiğim kurumların üyesi meslektaşlarım İzmir Barosu bütün imkanlarını seferber ettiler. Bu cinayetteki gerçek motivasyonun ortaya çıkarılması için çabalayanlara çok teşekkür ediyorum.
Bu cinayet bir siyasi cinayet olduğuna dair bir ön kabulümüz yok. Ama şunu da kabul etmiyoruz: Bu cinayet uyuşturucu bağımlısı bir müptezelin, bir meczubun işlediği bir cinayet midir? Onu da kabul etmiyoruz. Bu iki teze de eşit mesafedeyiz. Bundan sonra bu soruşturmanın izleyeceği seyre göre bu eğer gerçekler ortaya çıkarsa (ki çıkması için) çabalıyoruz.”

“Soruşturma adil olmalı”
Adil, etkili, şeffaf bir soruşturmayla kamuoyunun tatmin edilmesi gerektiğini vurgulayan Aydın şu ifadeleri kullandı:
“Dolayısıyla bu failin katil zanlısının arkasında bir siyasi motivasyon var mı yok mu? Bir siyasi bağlantıları var mı, yok mu? Bunun tüm çıplaklığıyla, tüm açıklığıyla kamuoyunu ikna eder. Biz bizi başta Ali Ağabey'in ailesi ve onun dostları olan meslektaşlarımı, avukatları ve kamuoyunu tatmin edecek bir soruşturma sonucunda ortaya çıkacak. Dolayısıyla biz bu iki tez de bizim için masadadır. Şunu çok gördük, çok tanık olduk. Bu cinayetler ilk işlendiğinde ilk yapan açıklamalar maalesef sonrası soruşturmanın seyrini de önemli ölçüde belirliyor.
Birçok cinayette buna tanıklık ettik. Savcılık tarafından da ilk olay daha çok sıcakken böyle bir açıklama yapıldı. Bu bizim için kabul edilemez bir seçenek. Bütün mevzuların, bütün şüphelerin açıkça konuşulması, tartışılması, bütün delillerin açıkça toplanması soruşturmanın adil, etkili ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi için çabalıyoruz. Ancak bu şekilde bir soruşturma izlenir ve bunun sonucunda bir kanaat ortaya çıkarsa o zaman, o soruşturmanın kanaati bizim de kanaatimiz olacak.”





