İzmir Körfezi'nin ekolojik dengesini korumak amacıyla havadan ve denizden yürütülen rutin tarama faaliyetleri, deniz ekosistemini tehdit eden yapısal bir krizi bir kez daha gözler önüne serdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerince yaklaşık altı aydır aralıksız olarak sürdürülen insansız hava aracı (dron) destekli denetim ve izleme çalışmalarında, Karşıyaka açıklarında dış kaynaklı yeni bir kirlilik sızıntısına rastlandığı bildirildi.
Özellikle gemi kaynaklı olduğu üzerinde durulan bu son vakanın, yalnızca kasım ayından bu yana tespit edilen 12'nci ihlal olması, İzmir Körfezi'nin doğrudan varlığını hedef alan kirliliğin geçici bir sorun olmaktan çıkıp sürekli tekrarlanan ağır bir tehdit haline geldiğini kanıtladı.
'Cezasızlık yeni saldırılara zemin hazırlıyor'
Yaşanan son ihlalin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından konuya ilişkin kapsamlı bir durum değerlendirmesi paylaşıldı. Yapılan açıklamada, denetim ve yaptırım yetkisini yasal olarak elinde bulunduran merkezi idare kurumlarının, sunulan net kanıtlara rağmen sorumlular hakkında somut bir cezai işlem uygulamamasının, körfezi kirleten unsurlar üzerinde hiçbir caydırıcılık yaratmadığına dikkat çekildi. Yasal müeyyidelerin işletilmediği ve taviz verildiği her günün, denizel ekosistem üzerindeki tahribata ve yeni çevre cinayetlerine zemin hazırladığının altı çizildi. Çevre ve halk sağlığını doğrudan tehlikeye atan bu tür fütursuz eylemlerin yetkililerce olağan karşılanmasının veya tolere edilmesinin hiçbir koşulda kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Yetkili kurumlara 'en ağır yaptırım'
Körfez ekosisteminde oluşan zararın geri döndürülemez boyutlara ulaşmasını engellemek adına gerekli tüm yasal ve idari tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu belirtildi. Denetimle yükümlü üst otoritelerin bu vahim tablo karşısında sessiz kalmasının veya süreci yalnızca izlemekle yetinmesinin kabul edilemez olduğu ifade edilerek; ilgili tüm devlet kurumları, kanunla kendilerine tevdi edilen yetkileri eksiksiz kullanmaya davet edildi. İzmir Körfezi'ni adeta bir atık sahası gibi kullanan gemi ve işletmeler hakkında en ağır yasal yaptırımların derhal uygulanması gerektiği yinelenirken; yerel yönetimin İzmir Körfezi'ni, sahip olunan denizel zenginlikleri ve kamusal yaşam alanlarını korumayı en temel önceliği olarak gördüğü, başlatılan hukuki ve çevresel mücadeleyi aynı kararlılıkla sonuna kadar takip edeceği kamuoyuna duyuruldu.




