Uzun süredir kuraklık tehdidiyle mücadele eden İzmir’de, Şubat ayında etkili olan yağışlar barajlara can suyu oldu. Kent genelinde baraj doluluk oranları yeniden yükselişe geçerken, son haftalarda yağışların azalmasıyla birlikte bazı kaynaklarda düşüş dikkat çekti. Bu dalgalı tabloya rağmen özellikle Tahtalı Barajı’nda yaşanan artış, kentin su geleceği açısından umut verici bir gelişme olarak öne çıktı.
İZSU tarafından açıklanan güncel veriler, İzmir’in su kaynaklarında dengelerin yeniden şekillendiğini ortaya koydu. Yağışlı dönemin ardından gelen yükseliş, kurak günlerin etkisiyle yer yer yavaşlasa da kritik seviyelerin üzerinde kalınması dikkat çekiyor.
Tahtalı’da kritik eşik aşıldı
İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı, son verilerle birlikte yeniden gündemin merkezine yerleşti. İZSU verilerine göre barajda doluluk oranı yüzde 53,74 seviyesine ulaştı. Bu oran, son aylarda yaşanan kuraklık endişeleri düşünüldüğünde önemli bir toparlanma sinyali olarak değerlendiriliyor.
Barajda bugün itibarıyla yaklaşık 154 milyon metreküp kullanılabilir su bulunduğu açıklandı. Geçen yıl aynı dönemde doluluk oranının yüzde 15 seviyelerinde olduğu hatırlandığında, bu artışın ne kadar kritik olduğu daha net ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu yükselişi “nefes aldıran ama temkinli olunması gereken bir tablo” olarak yorumluyor.
Bazı barajlar zirvede, bazıları geride
İzmir genelinde barajlar arasında dikkat çeken bir dengesizlik de söz konusu. Özellikle kıyı kesimlere su sağlayan bazı barajlar neredeyse tam kapasiteye ulaşmış durumda. Balçova Barajı yüzde 99,33 doluluk oranıyla zirveye yaklaşırken, Ürkmez Barajı yüzde 98,36 ile dikkat çekici seviyesini koruyor.
Turizm bölgeleri açısından kritik öneme sahip Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı da yüzde 80’in üzerinde doluluk oranıyla güven veren kaynaklar arasında yer alıyor. Buna karşılık, iç kesimlerdeki bazı barajlarda durum daha temkinli bir tablo çiziyor.
Gördes hâlâ alarm veriyor
İzmir’in su kaynakları arasında önemli bir yere sahip olan Gördes Barajı, yüzde 40,75 doluluk oranıyla diğer barajların gerisinde kaldı. Bu durum, özellikle uzun vadeli su planlaması açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, Gördes’teki düşük seviyeler yağış rejimine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Ancak mevcut tablo, su yönetiminde bölgesel farklılıkların giderek daha belirgin hale geldiğini ortaya koyuyor.





