Özge Uyanık - İzmir’de üniversite öğrencileri için barınma sorunu, KYK sonuçlarının açıklanmasıyla bitmedi. Yurt hakkı kazanan öğrenciler en azından yüksek kira, depozito ve komisyon yükünden kurtulurken, yurt çıkmayanlar için seçenekler birkaç kişinin aynı eve sıkışmasına ya da aile bütçesini zorlayan özel yurtlara uzandı. Eve çıkmayı deneyen öğrenciler ise yalnızca 20-25 bin liralık kiralarla değil, faturadan aidata, depozitodan emlakçı komisyonuna kadar uzanan ağır bir maliyetle karşı karşıya kaldı.

Öğrencinin ev kiralarken karşılaştığı maliyet yalnızca aylık kira bedelinden oluşmuyor. Depozito, emlakçı komisyonu, peşin kira, aidat, taşınma masrafları, elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri, internet ve temel ev ihtiyaçları da hesaba eklendiğinde öğrencinin daha eve yerleşmeden ciddi bir ödeme yapması gerekiyor. İzmir’de öğrencilerin yoğun olarak tercih ettiği ilçelerde ortalama kira bedellerinin Buca’da 22 bin 818 TL, Bornova’da 30 bin 597 TL, Çiğli’de ise 29 bin 458 TL seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu üç ilçedeki ortalama kira yaklaşık 27 bin 624 TL'ye denk geliyor.
İzmir’deki barınma tablosunun en çarpıcı göstergelerinden biri yurt kapasitesi. Kentte yaklaşık 200 bin üniversite öğrencisi bulunurken, kamu yurtlarının kapasitesi 42 bin 472, özel yurtların kapasitesi ise 13 bin 908 olarak veriliyor. Böylece toplam kapasite yaklaşık 56 bin 380 yatakta kalıyor. Bu rakam, yaklaşık 200 bin öğrenci üzerinden hesaplandığında öğrencilerin yaklaşık yüzde 28’i.
Ev tutmak isteyen öğrenciye ilk sınav
Özel yurt ücretlerini karşılayamayan öğrenciler ise arkadaşlarıyla eve çıkmaya yöneliyor. Ancak bu seçenekte de aylık kira kadar, eve girişte ödenmesi gereken para belirleyici oluyor.
İzmir’de Gayrimenkul Uzmanı Deniz Kezer, özellikle öğrenci yoğunluğunun bulunduğu ilçelerde kiraların ulaştığı seviyeye dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Bornova’da, Buca’da, Çiğli’de eşyalı kiralık oturulabilir bir evin başlangıç fiyatı 25 bin lira. Burada öğrencilerin sıkıntı çektiği noktalardan bir tanesi, evin boş olduğu dönemde de kira ödemek zorunda olmaları. Bir yurt gibi düşünmemek lazım burayı. Ev boş olduğu dönemde de bu parayı aileler ödemek zorunda. 25 bin lira bir aile için gerçekten fazla bir rakam. Hemen hemen en ucuz kira, bir öğrenci için asgari ücretle denk. Bu durum bütçeleri oldukça üzüyor ve yoruyor. Hâlâ öğrenci olmak bu koşullarda zor.
Bir defa yeterli sayıda yurt yok İzmir’de. Öğrenciler ilk başta mümkün olduğunca fazla insan birlikte oturalım diye düşünüyorlar. Sonra işi düzeltirlerse, paraları olursa veya hem çalışabilecek bir pozisyon yaratabilirlerse o zaman biraz daha kendi konforlarını düşünüp farklı evlere çıkabiliyorlar. Bizim söylediğimiz 1+1’lerde onlar da toplandığında bir tane oda var ama evin içerisinde minimum üç kişi kalıyor. O da bir oda arayışı gibi bir şey aslında.”
“15 bin liralık ev, öğrenci için ucuz değil”
Kiralarda daha düşük fiyatlı seçenekler de bulunuyor. Ancak bu evlerin önemli bölümünün üniversitelere uzaklığı, ulaşım sorunu, fiziki koşulları ve çevresel şartları öğrencinin karşısına başka bir maliyet çıkarıyor.
Kezer bu durumu şöyle anlattı:
“15 bin liraya da kiralık yer var ama üniversiteye ulaşım koşulları o kadar kötü ki öğrenci bu sefer ucuza ev tuttuğuna pişman oluyor. Rutubet, yağmur, su derken o kadar zorlu yollarla okuluna gidiyor ki o evi başta tuttuğunda pişman oluyor artık. Üniversiteye uzak, ulaşımı sıkıntılı veya yok; bu yüzden ucuz. 15 bin liralık evleri bugün İzmir’de öğrencilerin kiralayabileceği evler skalasının içerisine sokamazsın. Ne olursa olsun bu çocuğun sınavları var, çalışması gereken dersleri var. Bir öğrencinin ‘Ben geldim, konaklama ve barınma sorununu çözeceğim, üniversiteye olabildiğince yakın olacağım’ dediği noktada cebinde 100 bin liranın biraz üzerinde bir para olması lazım.”
Bornova’da 25 bin liralık ev, daha kapıdan girmeden masraf çıkarıyor
Çağlar Şengül ise kentte öğrencilerin ekonomik durumlarına göre iki farklı barınma grubuna ayrıldığını belirtti:
“İzmir’de iki tip öğrenci var. Bir şehir dışından gelip varlıklı ailenin okuttuğu öğrenciler var. Onlar rezidanslara yerleştiriliyor. Okula en yakın yerlerde, örneğin Yaşar Üniversitesi veya İzmir Ekonomi Üniversitesi çevresinde, yurtların dışında da pahalı evlerde oturabiliyorlar. Bir de devlet burslarıyla, kendi imkanlarıyla üniversiteyi kazanıp burada ev tutmak isteyen öğrenci kitlesi var. Bornova büyük bir öğrenci kenti. Bornova’ya gittiğiniz zaman 1+1, en azından düzgün bir ev 25 bin liradan başlıyor. Bir öğrencinin eve girmek için daha ‘bismillah’ demeden, hiçbir eşya olmadan en az 75 bin lira para vermesi gerekiyor.”
Şengül, öğrencilerin karşılaştığı kiralama şartlarının da giderek ağırlaştığını söyledi:
“Çok ciddi bir masraf öğrenciler için. Ev sahipleri bazen iki öğrencinin kalmasını istemiyor, tek öğrenci kalmasını istiyor. Bunlar öğrenciler bakımından bir ev tutmada çok zorlu imtihanlar. Örneğin babasının iş yerlerini sorguluyor. Bunların içinde biz de kalıyoruz maalesef.
Bir yandan mülk sahibinin haklarını koruyoruz, bir yandan da öğrencilerin büyük şehirlerde eğitim görmesinin çok büyük bir maliyet altına girdiğine şahit oluyoruz. Buca’nın arka sokaklarında 10-15 bin liraya ev bulunabiliyor. Torbalı’da üniversite varsa Torbalı’da da bulunabilir. Aksi takdirde İzmir’in herhangi bir ilçesinde 10-15 bin liraya yer bulmak zor.”
Kira kadar şartlar da ağır
İzmir’de öğrenci için ev bulmak, neredeyse şirket kuracak kadar evrak ve güvence toplamayı gerektiriyor. Kira, depozito ve komisyonun üzerine ev sahiplerinin şartları ekleniyor; öğrenciden devlet memuru kefil, sabıka kaydı, banka kredi risk raporu, velisinin maaş bordrosu isteniyor. Bazı ilanlarda tek kişi yaşama, sigara ve alkol kullanmama, evcil hayvan beslememe şartları sıralanıyor.
“25 bin liraya yaşanabilecek ev yok”
İzmir’e üniversite eğitimi için gelen öğrencilerden biri olan Sara Öz de ev ararken karşılaştığı tabloyu anlattı:
“Daha öncesinden evlere bakmıştım. KYK’dan önce ev düşünüyordum ama ev fiyatlarının çok yüksek olduğunu görünce KYK’ya mecbur kaldım. Konak, Bornova ve Karşıyaka taraflarına baktım ama genelde Bornova tarafında araştırdım. 15-25 bin lira bandındaki evlere baktım. 20 bin lira civarındaki evler de çok kötüydü, vasattı. 25 bin lira olanlar da pek yaşanabilir değildi. Çok nadir, bir iki tane düzgün ev vardı ama onların da fiyatları çok yüksekti.
Eşyalı evlere baktım ama çok fazla yoktu. Alsancak tarafında birkaç tane vardı, onlar da pek iyi durumda değildi. Tek başına bir öğrencinin eve çıkması için 20 bin lirayı gözden çıkarması gerekiyor. İki kişi çıkacaksa kişi başına 15 bin lira gibi bir gider oluyor. Bir de eve çıktığın zaman faturalar, aidat gibi görünmeyen giderler var. O yüzden bir öğrenci için eve çıkmak çok zor. Pek iyi bir seçenek gibi görünmüyor.
KYK’nın çıkmasına sevindim. Henüz kaç kişilik odada kalacağımı bilmiyorum, ona göre yaşam şartlarının zorluğu veya kolaylığı değişebilir. Ama genel olarak konfordan ziyade güvenlik problemleri beni bayağı endişelendiriyor. Yemek, ulaşım gibi konular da var. Onları da düşünüyorum.”
Şimdiden part time iş arayışına girdi
Üniversite hayatına başlamadan part-time çalışma hesabını yapmaya başlayan Gizem Belli, kendi ayakları üzerinde durabilmek için ek gelir aradığını söyledi.
“Ev kiraları artık öğrencinin tek başına karşılayabileceği seviyelerde değil. 20-30 bin liradan aşağı düzgün bir ev bulmak çok zor. 50-60 yıllık, eski binalarda bile kiralar 30-40 bin liralara kadar çıkıyor. Bir de bunun üzerine depozito, fatura, aidat ve diğer masraflar eklenince aile bütçesi açısından ciddi bir yük oluşuyor.
Üniversiteye yeni başlayacağım için önce ortama alışmayı, şehri tanımayı ve birkaç kişiyle anlaşarak eve çıkmayı düşünüyorum. Bir süre sonra ders programıma uygun bir part-time iş bulup kendi masraflarımı karşılamaya çalışacağım. Çünkü burslar artık temel ihtiyaçları bile karşılamakta yetersiz kalıyor. Ulaşım ücretleri de sürekli artıyor; her gün okula gidip gelmenin bile ayrı bir maliyeti var.
Şu an yaz dönemi için geçici bir yerde kalacağım. Ev bakarken önceliğim daha eski binalar oluyor çünkü yeni binaların fiyatları zaten çok yüksek. KYK yurduna da başvurmadım; açıkçası çıkacağını düşünmedim. Ayrıca yurtlarda kişisel alanın kısıtlı olması, kalabalık yaşam ve temizlikle ilgili sorunlar beni düşündürdü. Özel yurtlar ise benim için maddi olarak karşılanabilir durumda değil. Bu yüzden en gerçekçi seçenek birkaç kişiyle masrafları paylaşarak eve çıkmak gibi görünüyor.”





